Birmingham ve Manchester üniversiteleri tarafından yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, evlerin vazgeçilmez dekoratif ürünlerinden biri olan mumların insan beyni üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, mum dumanına kısa süreli maruz kalınmasının bile bilişsel bozulmaya yol açtığı kanıtlandı.

Nature Communications dergisinde yayımlanan bulgulara göre, mumlardan yayılan ince partikül maddelerin insanın odaklanma kapasitesini ve duyguları yorumlama yeteneğini doğrudan etkilediği belirtildi. Bilim insanları, bu etkinin market alışverişi gibi günlük ve basit rutinlerde bile kararsızlığa neden olabileceğini ifade etti.

Günlük aktivitelerde dikkat kaybı yaşanıyor

Çalışma kapsamında yapılan testlerde, mum dumanına maruz kalan bireylerin dört saat sonra seçici dikkat ve duygu tanıma testlerinde başarısız olduğu gözlemlendi. Araştırmacılardan Dr. Thomas Faherty, partikül kirliliğine maruz kalan kişilerin sosyal açıdan uygun davranış sergileme ve dış uyaranlara direnme becerilerinin zayıfladığını vurguladı.

Minik parçacıklar iltihaplanmayı tetikliyiyor

Araştırmada, solunan kirli havada bulunan çok küçük parçacıkların vücutta iltihaplanmayı tetiklediği belirtildi. Bu sürecin, beyindeki karar verme mekanizmalarını ve hedefe yönelik davranışları sekteye uğrattığı ifade edildi. İlginç bir ayrıntı olarak, çalışma belleğinin bu kirlilikten etkilenmediği ancak dikkati belirli bir noktada toplama yeteneğinin ciddi zarar gördüğü saptandı.

Uzmanlardan birikimli etki uyarısı

Ünlü İngiliz hekim Dr. Amir Khan, ev içi hava kalitesinin önemine dikkat çekerek, sık mum yakmanın uzun vadeli riskler barındırdığını söyledi. Khan, tek bir mumun ciddi bir tehdit oluşturmadığını ancak haftanın birçok günü yakılan çok sayıda mumun vücutta sürekli bir stres ve iltihap kaynağı haline gelebileceğini dile getirdi.

Hava kirliliğiyle bağlantı dikkat çekiyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, PM2.5 olarak adlandırılan ince partiküllerin Alzheimer, Parkinson ve MS gibi dejeneratif beyin hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğu biliniyor. Bilim dünyası, özellikle çocuklar ve yaşlılar gibi savunmasız grupların korunması gerektiğini belirterek, iç mekanlarda hava kalitesinin artırılmasına yönelik önlemlerin önemini vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi