Son Mühür/Merve Turan- Son Mühür Televizyonu'nda yayımlanan Sıcak Bakış programına katılan İz-Der Başkanı Makbule Beyenç dernek çalışmaları ile ilgili Tunç Erciyas'ın sorularını yanıtladı.
Farklı bir dernek...
36 yıllık bir dernek olan İzmirliler Derneği'nde Turgay Yokuş ve Ahmet Konya sonrasında bayrağı devralan Başkan Beyenç, İz-Der'in diğer hemşeri derneklerinden farklı olduğunu vurguladı.
“İzmirliler Derneği bir hemşeri derneği değil; İzmir’de yaşayan herkesin ortak faydası için çalışan, sürdürülebilir projelerle sosyal dayanışmayı büyüten bir sivil toplum platformudur. Biz insanları doğduğu yere göre ayırmıyoruz. İzmirli olmak bizim için nüfus kaydı değil; kent bilinci ve sorumluluktur. İzmir’e emek veren, bu şehrin değerlerine saygı duyan herkes bizim paydaşımızdır.”
İzmir'in turizm açısından önemi...
Başkan Beyenç aynı zamanda turizmci olduğunu başkan yardımcısının da turizm kökenli olduğunu belirterek bunun derneğin vizyonunu olumlu etkileyeceğini vurguladı.
“Turizm, sadece tatil değil; bir şehrin markası, kalitesi ve itibar yönetimidir. Ben turizmden şunu öğrendim: İyi niyet yetmez, hizmet standardı, sistem ve sürdürülebilir finansman gerekir. Derneği de aynı disiplinle yöneteceğiz: ölçülebilir hedef, güçlü operasyon, şeffaf raporlama... İzmir’in en büyük gücü; kültürü, gastronomisi, denizi, tarihi ve insanı. Ama bunu bir ‘potansiyel’ olarak bırakmayacağız. İzmir’i; nitelikli etkinliklerle, doğru hikaye anlatımıyla ve yerel değerleri öne çıkaran projelerle marka şehir yaklaşımıyla destekleyeceğiz.”
İzmir'in Robin Hood'u olacak!

İz- Der Başkanı kısa zamanda hayata geçirecekleri projeleri sıraladı. Proje üreten değil uygulayan bir dernek olacaklarını hatırlattı. İzmir'de yaşayan tüm canlılara dokunan işler yapacaklarını söyledi. “Hayvan Dostu Otel ve Bakım Merkezi. Turizmci kimliğim burada çok önemli: Hijyen, güvenlik, hizmet kalitesi, operasyon disiplini... Buradan kazanılan para da direk sokak hayvanlarına harcanacak. Otellerden ve hastanelerden her ziyaretçi için 1 TL bağış yapmaları istenecek. Atık yemekler toplanıp, mama yapılacak. Sokak hayvanları için bakım, rehabilitasyon ve geçici konaklama, sahipli hayvanlar için profesyonel ‘hayvan oteli’ hizmeti verilecek.
Ve en önemlisi: Buradan gelen gelir, sokak hayvanlarına ve sosyal projelere kalıcı kaynak olacak. Bir nevi Robin Hood olacağız. Sahipli hayvanlar, sokak hayvanlarını destekleyecek... Bu bir ‘ticaret’ değil; sosyal faydayı finanse eden sürdürülebilir gelir modeli. Biz gelir için proje yapmıyoruz. Proje yapmak için gelir modeli kuruyoruz. Üstelik turizmdeki standart ve denetim kültürüyle bunu örnek bir tesis anlayışına dönüştüreceğiz."
Herkese dokunacak...
Başkan Beyenç, sadece hayvanlara değil tüm canlılara dokunacaklarını vurgulayarak, insanlara yönelik ne yapacaklarını da sıraladı. “İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın tedavi süreçlerinde, özellikle acil durumlarda destek mekanizması kurmak istiyoruz. Şeffaf, raporlanabilir, denetlenebilir bir yapı ile... Çünkü yardım, reklam değil; sorumluluktur."
Gençlerle iş birliği...
İzmir'e okumak için gelip barınma, yemek gibi problem yaşayan ya da mezun olmuş ama iş bulamamış gençlere dokunacaklarını ifade eden Başkan Beyenç özellikle turizm sektöründe nitelikli eleman açığını gençlerle dolduracak.
Anons ile değil, operasyonla...
“İzmir’de yaşayan herkes ve her canlı için, nerede ihtiyaç varsa orada olacağız. Turizmdeki disiplinle, sosyal sorumluluğu birleştirip İzmir’e yakışır bir model kuracağız. İzmirliler Derneği hemşeri derneği değil; İzmir’in vicdanı ve aklı olma iddiasıdır. 9 Eylül'de derneğimizi federasyona çevirerek paydaş derneklerle iş birliği yapacağız. Dünya Kadınlar Günü'nde de 1 bilet 1 kadın çalışması yapacağız. Bir bilet alan bir de kadınlar için 1 bilet alacak. Böylece hayatı boyunca tiyatroya gidemeyen kadınları evden alıp tiyatroya götüreceğiz. Bir tiyatro oyunu getireceğiz.
İz-Der'in bir şubesini Köln'de açacağız. Sağlık Turizminde gelişmek isteyen hastaneler buraya reklam verilecek. Buradan gelen gelirde hayvan oteline yansıyacak. Derneğimiz herkese açık olacak. İzmirlilerin derdi derdimiz olacak. Cana dokunacağız. İzmir'i görünür kılacağız... İzmir'de yaşayanların İzmir'e en büyük katkısı temiz olmak, etrafa çöp atmamak, çiğdem kabuğunu çime değil torbaya toplamak. Hem sağlığımız hem de şehrimiz için bunun yapılması gerekiyor. Bir de yaşayanlara saygılı olacak... ”





