Son Mühür / Osman Günden- İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Özkan, İzmir’de deprem sonrası yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yetkililere yönelik eleştirilerini dile getirdi. Özkan, uzun süredir çözüme kavuşturulamayan başlıklara dikkat çekerek mevcut tabloyu sert ifadelerle eleştirdi.

Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen kentteki bazı temel sorunların halen devam ettiğini belirten Özkan, özellikle orta ve az hasarlı yapılarda yaşayan çok sayıda vatandaşın hâlâ konutlarına erişemediğini vurguladı. Sorumluluğun ilgili kurumlarda olmasına rağmen yükün vatandaşların omzuna bırakıldığını ifade eden Özkan, sürecin yönetimine ilişkin eleştirilerini ortaya koydu.

Hak sahipliği tartışması gündemde

Aynı ilçe sınırları içerisinde birden fazla taşınmazı bulunan depremzedelerin hak sahipliği konusunda sorun yaşadığına dikkat çeken Özkan, bu durumun yeni mağduriyetler doğurduğunun altını çizdi. Barınma ihtiyacının yanı sıra depremzedelerin psikolojik olarak da zorlandığını ifade eden Özkan, yalnız bırakılma hissinin toplumda etkili olduğunu dile getirdi.

“Artık bir gecikme değil, açıkça ihmal”

Emsal artışıyla ilgili tanınan sürenin sona yaklaşmasına rağmen somut bir adım atılmadığını belirten Özkan, bu durumu gecikmiş bir süreç olarak değerlendirdi. Riskli yapılarda yaşayan vatandaşların ise net bir yol haritası olmadan karar vermek zorunda kaldığını söyledi. Özkan, “Emsal artışı süresinin dolmasına yalnızca aylar kalmışken, hala net bir çözüm ortaya konmamış olması artık bir gecikme değil, açık bir ihmaldir. Daha da vahimi; riskli yapı olarak tespit edilen binalarda yaşayan vatandaşlarımız, emsal süresine yetişememe korkusuyla evlerini yıkıp yıkmama arasında bırakılmıştır. Aynı apartmanda yaşayan insanlar bugün birbirine düşmekte, komşuluk ilişkileri bozulmakta, toplumsal huzur zedelenmektedir” dedi.

“Deprem toplumu da parçaladı”

Sürecin yalnızca fiziki hasarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Özkan, sosyal ilişkilerin de etkilendiğini ifade etti. Konuya ilişkin değerlendirmesinde, “. Deprem sadece binaları yıkmadı. Bugün yanlış yönetilen süreçler, toplumu da parçalamaktadır. Depremde ağır hasarlı binalarda kiracı olarak yakalanan vatandaşlarımız ise tamamen yok sayılmıştır. Hak sahipliği verilmediği için hiçbir başvuru hakkı tanınmamış, hiçbir çözüm mekanizmasına dahil edilmemiştir. Bu insanlar, bu şehrin görünmeyen depremzedeleri haline getirilmiştir. En azından TOKİ kuralarında öncelik verilmesi yönündeki taleplerimiz dahi karşılık bulmamıştır. İzmir’de on binlerce bağımsız bölüm hâlâ sorunlu, yüz binlerce vatandaş depremden etkilenmiş durumdadır; bu tablo artık yönetilemeyen bir sürecin değil, sahiplenilmeyen bir sorunun sonucudur” diye konuştu.

Taleplerini tek tek sıraladı

Özkan, çözüm için beklentilerini şu şekilde dile getirdi: “Bu sorunun çözülmemesi bir tercih haline gelmiştir. Depremzedelerin yalnız bırakılması kabul edilemez. Bu sürecin sorumluluğu artık görmezden gelinemez. Acil olarak: Emsal artışı süresi uzatılmalıdır. Orta ve az hasarlı konutlar için somut çözüm açıklanmalıdır. Riskli yapı süreçlerinde vatandaşlar karşı karşıya bırakılmamalıdır. Depremde kiracı olarak mağdur olan vatandaşlara hak tanınmalıdır.”

Yetkililere çağrıda bulunan Özkan, mevcut durumun artık ertelenmemesi gerektiğini belirterek sürecin çözüm odaklı ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

“Evi olmayan için bayram yok”

Açıklamasının sonunda depremzedelerin yaşadığı tabloya dikkat çeken Özkan, “Evi olmayan, evine giremeyen, yarın ne olacağını bilmeyen insanlar için bayram yoktur” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Osman Günden