Son Mühür/ Seçil Ünlü- İzmir’de sağır bir vatandaşın dil bariyeri nedeniyle ölümün eşiğinden dönmesi, işaret dili tercümanlığının sağlık sistemindeki hayati rolünü bir kez daha kanıtladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sessiz Destek Çözüm Merkezi, doktor ve hasta arasında kurduğu "sessiz köprü" ile sadece iletişimi sağlamakla kalmadı, aynı zamanda yanlış teşhis kurbanı olmak üzere olan bir hastanın hayatını kurtardı.

Dil bariyeri az kalsın can alıyordu: Teşhis edilemeyen hayati risk

İzmirli Nuran Şerife Kültem, şiddetli öksürük ve nefes darlığı şikâyetleriyle iki farklı sağlık kuruluşuna başvurdu. Ancak gittiği hastanelerde işaret dili tercümanı bulunmadığı için doktorlarla sağlıklı bir iletişim kuramadı. Kendi durumunu tam olarak aktaramayan ve doktorların uyarılarını anlayamayan Kültem, hastalığının basit bir grip olduğunu zannederek evine döndü. Yazılan reçetelerle iyileşmeyi bekleyen talihsiz kadın, akciğerindeki sıvı birikmesi giderek artınca iş yerinde fenalaşarak nefes alamaz hale geldi. İletişim kopukluğu nedeniyle hastalığının ciddiyeti anlaşılamayan Kültem için kritik saatler başlamış oldu.

Sessiz destek merkezi devreye girdi: Eşrefpaşa’da doğru teşhis

Durumun vahametini fark eden Kültem ailesi, çareyi İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk İşaret Dili Birimi Sessiz Destek Çözüm Merkezi’ne ulaşmakta buldu. Merkezde görevli tercüman Gamze Albayrak aracılığıyla Eşrefpaşa Hastanesi’nden hızla randevu alan Kültem’e, hastanedeki muayene sürecinde işaret dili tercümanı Zeki Can Yunar eşlik etti. Profesyonel tercüman desteğiyle şikâyetlerini ilk kez eksiksiz bir şekilde doktora iletebilen Kültem’in yapılan tetkiklerinde, sağ akciğerinde tehlikeli boyutta sıvı toplandığı tespit edildi. Durumun ciddiyetinin anlaşılması üzerine hasta, ileri tetkik ve tedavi için acilen tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı.

"Sadece ilaç verip gönderdiler, durumu anlayamadık"

"Sadece ilaç verip gönderdiler, durumu anlayamadık"

Nuran Şerife Kültem’in kendisi gibi sağır olan eşi Bayram Yaşar Kültem, yaşadıkları süreci anlatırken profesyonel desteğin önemine vurgu yaptı. Eşinin öksürüğünü başta grip sandıklarını belirten Kültem, "Gittiğimiz hastanelerde tercüman olmadığı için iletişim kuramadık. Yazılan ilaçları kullandık ama eşim nefes alamayacak noktaya geldi. Sessiz Destek Çözüm Merkezi bize sadece tercümanlık yapmadı, adeta hayata tutunmamızı sağladı. Tercümanların refakati sayesinde doktorumuzla ilk kez doğrudan konuşabildik. Bize sunulan bu hizmet sayesinde eşim şu an hayatta," ifadelerini kullanarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne şükranlarını sundu.

Uzman doktorun görüşü: Tercüman hayat kurtaran bir köprüdür

Hastanın durumunu teşhis eden Eşrefpaşa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aylin Çelikhisar, işaret dili tercümanlarının sağlık sistemindeki kritik önemine dikkat çekti. Hastanın daha önce tetkikler yaptırmasına rağmen dil bariyeri nedeniyle sonuçların ciddiyetini kavrayamadığını belirten Dr. Çelikhisar, "Profesyonel tercüman sayesinde hastamın şikâyetlerini en ince detayına kadar dinleyebildim. Akciğerdeki su toplanması, müdahale edilmezse hayati risk oluşturan bir tablodur. Tercümanımız sayesinde bu tehlikeyi hastaya net bir şekilde anlattık ve vakit kaybetmeden ileri tedavi sürecini başlattık. Bu başarı, doğru iletişimin sonucudur," dedi.

Kesintisiz hizmet: Hastanede yatış süreci boyunca yanındalar

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl kurduğu Sessiz Destek Çözüm Merkezi, sunduğu bu hizmeti sadece ilk muayene ile sınırlı tutmuyor. Nuran Şerife Kültem’in ileri basamak hastanedeki yatış ve tedavi süreci boyunca da merkez personeli kesintisiz iletişim desteği sağlamaya devam etti. Sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen bu çalışma, işitme engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimindeki en büyük engel olan "anlaşılamama" sorununu kökten çözerek, işaret dilinin hayati bir kamu hizmeti olduğunu tüm Türkiye'ye göstermiş oldu.

Muhabir: Seçil Ünlü