Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki bakımevlerinde misafir edilen binlerce sahipsiz canın sıcak birer yuvaya kavuşması için anlamlı bir kampanya başlattı. "
Satın alma, sahiplen" sloganıyla yürütülen çalışmalarda, barınaklarda yeni ailelerini bekleyen yaklaşık 2 bin 300 patili dostun sesi olunması hedefleniyor. Belediye yetkilileri ve uzmanlar, bir hayvanın sorumluluğunu almanın geçici bir heves değil, ömür boyu sürecek bir sadakat köprüsü olduğunun altını çiziyor. İzmir’in dört bir yanındaki tesislerde, her yaştan ve her cinsten köpek, kendilerine sevgiyle kucak açacak sahiplerini bekliyor.

Modern kampüslerde 2 Bin 300 can yeni yuvasını bekliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Seyrek Sahipsiz Hayvan Bakımevi, PAKO Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü ve Işıkkent Sahipsiz Hayvan Bakımevi, Kiraz Belediyesi ile yapılan iş birliği çerçevesinde tam kapasiteyle hizmet veriyor. Toplamda 3 bin 500 hayvan ağırlama kapasitesine sahip olan bu modern tesislerde şu an itibarıyla 2 bin 300 civarında köpek barınıyor. Bakımevlerine sadece sokak hayvanları değil, zaman zaman sahipleri tarafından terk edilen veya sokakta bulunan Pomeranian, Miniature Pinscher, Terrier ve French Bulldog gibi farklı ırklardan cins köpekler de getiriliyor.

Sahiplenmeden önce kararı iyi düşünün
Yeni yasal düzenlemelerle birlikte sokaktan alınan dostlarımızın, bir yuva bulana dek bakımevlerinde kalacağını hatırlatan Veteriner Hekim Dr. Ebru Tong, sahiplendirme faaliyetlerinin hayvan refahı için hiç olmadığı kadar kritik bir noktaya geldiğini ifade etti. Bakımevleri bünyesinde özel "Halkla İlişkiler ve Sahiplendirme" birimleri kurduklarını belirten Tong, vatandaşları tesisleri ziyaret ederek bu canlarla tanışmaya davet etti. Bilinçli bir başlangıç yapılabilmesi adına "Patili Yaşam Başlangıç Rehberi" hazırladıklarını duyuran uzmanlar, sahiplenme kararının "terk etmemek" üzere verilmesi gerektiğini önemle vurguluyor.
Bir hevesin bedeli ağır oluyor
Hayvan sahiplenmenin duygusal olduğu kadar ciddi bir sorumluluk gerektirdiğini belirten uzmanlar, bilinçsizce verilen kararların ileride daha fazla terk edilme vakasına yol açtığına dikkat çekiyor. Terk edilen bir hayvanın yaşadığı psikolojik yıkımın davranış bozukluklarına sebep olabileceğini hatırlatan Dr. Ebru Tong, vatandaşlardan bu kararı alırken tüm yaşam koşullarını değerlendirmelerini istedi. Sahiplenme imkanı olmayanların ise bakımevlerini ziyaret ederek oradaki dostlarla vakit geçirmesinin, onlarla yürüyüş yapıp ilgi göstermesinin hem hayvanlar hem de insanlar için eşsiz bir rehabilitasyon yöntemi olduğu belirtiliyor.

Küçük kalplerden büyük dersler
PAKO Sosyal Yaşam Kampüsü’nü ziyaret eden küçük doğa dostları, büyüklere örnek olacak mesajlar veriyor. Okul gezisiyle tesise gelen 10 yaşındaki Gizem Yalçın, tüm vatandaşları barınaklardaki bu güzel canlılara şans vermeye çağırırken; 11 yaşındaki Arel Çapkın ise ailesiyle birlikte sokaktaki canlar için kulübeler yaptıklarını anlatıyor. Evinde kedisi olan Duru Aygün ve yanından mamayı eksik etmeyen Bora Karamustafa gibi minik ziyaretçiler, hayvanların da birer canlı olduğunu ve onlara şefkatle yaklaşılması gerektiğini tüm samimiyetleriyle dile getiriyor. Kentteki tüm bakımevleri, kapılarını her gün 13.00 ile 16.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık tutuyor.





