Etkinlik, Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut’un açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Karabulut, kanser tedavisinde sadece ilaç uygulamasının yeterli olmadığını vurgulayarak, “Beslenmenin doğru olduğu zaman tedavi başarısı yüzde 25 oranında artıyor, komplikasyon riski de aynı oranda azalıyor” dedi.

Karabulut, kanser tedavisinde doktor, hasta, yakınları ve destek birimlerinden oluşan bir ekibin uyum içinde çalışmasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Bu üçlüyü biri eksildiğinde ayakta duramayan bir üç ayaklı sandalyeye benzetebiliriz” ifadelerini kullandı. Evde beslenme konusunda hasta yakınlarının zaman zaman zorlandığını belirten Karabulut, “Bugün aslında yapmaya çalıştığımız, kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermektir. Onlara özel beslenme programları hazırlıyoruz. Ancak ailelerin bu süreci sürdürebilmeleri için alternatifler geliştirmeleri gerekiyor” dedi.

Küçük porsiyonlarda büyük değer

 Küçük porsiyonlarda büyük değer

Etkinlikte konuşan Onkoloji Diyetisyeni Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, yetersiz beslenmenin kanser hastalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu belirtti.
“Kemoterapi ve radyoterapi sürecinde iştahsızlık, bulantı, kusma, ağız yaraları gibi yan etkiler besin alımını azaltıyor” diyen Gültekin, bu durumla başa çıkmak için “besin zenginleştirme” tekniğinin önemine dikkat çekti.

“Bu yöntem, yemeklerin enerji ve protein değerini lezzetini ya da kıvamını değiştirmeden artırmaktır” diyen Gültekin, özellikle iştahsız hastalarda küçük hacimlerle yüksek enerji ve protein alımını sağlamanın kritik olduğunu belirtti.

Gültekin, “Etkinliğin amacı, hasta yakınlarının hem psikolojik destek alması hem de beslenme konusunda nasıl davranmaları gerektiğini görmeleriydi. Böylece hem bilgilendirici hem de keyifli bir ortam oluşturduk” dedi.

“Sadece hücrelere değil, duygulara da odaklanıyoruz”

“Sadece hücrelere değil, duygulara da odaklanıyoruz”

Atölyede konuşan Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan, tedavinin yalnızca fiziksel değil, duygusal yönüne de dikkat çekti.

“Hastalarımızın sadece kötü hücrelerine odaklanmıyoruz. Tedavi sürecinde ne hissettikleri ve ne yaşadıklarına da önem veriyoruz” diyen Ziyalan, beslenmenin hasta ve yakını arasında en çok çatışma yaratan konulardan biri olduğunu belirtti.

Atölyede uygulamalı güçlü tarifler

Etkinlik kapsamında medikal onkologlar Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, Doç. Dr. Ahmet Özveren ve Uzm. Dr. Osman Bütün de yer aldı. Katılımcılar, diyetisyen Gültekin’in rehberliğinde nohut unlu ekmek ve şeftali topları hazırlayarak sağlıklı tarifleri deneyimledi. Fırından çıkan ekmekler, tarhanalı, mercimekli ve nohutlu atıştırmalıklar ile avokadolu puding ve brownie eşliğinde tadıldı. Etkinlik sonunda katılımcılara, yan etkilerle başa çıkmaya yardımcı beslenme önerilerini içeren özel bir tarif kitapçığı hediye edildi.

"Hem bilgi hem moral kazandık”

Etkinliğe katılan hasta yakınlarından Neslihan Doygun, “Eşim rahatsız olduğu için buradayım. Bu organizasyonda hem psikolojik hem de beslenme konusunda çok güzel bilgiler edindik. Ayrıca yeni tarifler öğrendik. Bu etkinliği düzenleyen hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Bir diğer katılımcı Ayşen Kalpalı ise besin zenginleştirme teknikleri hakkında edindikleri bilgilerin hastalarının bakımında önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Kaynak: İHA