Ege Bölgesi’nin tarih kokan şehirlerinden biri olan Kütahya’ya bağlı Fındıkköy, ilk bakışta oldukça sakin bir köy gibi görünüyor. Ancak köyün çevresindeki kayalık alanlara dikkatle bakıldığında bambaşka bir tablo ortaya çıkıyor. Kayalara oyulmuş mezar odaları, eski sığınaklar ve kale kalıntıları, bölgenin aslında çok eski bir yerleşim olduğunu gösteriyor.
Kütahya şehir merkezine yaklaşık 39 kilometre uzaklıkta bulunan köy, 1029 metre rakıma sahip yüksek bir noktada yer alıyor. Doğanın içinde kalan bu yerleşimde bugün yaklaşık 125 kişi yaşıyor. Nüfusu küçük olsa da çevresindeki arkeolojik izler, köyün geçmişinin oldukça derin oldugunu ortaya koyuyor.
Frig Vadisi ile bağlantılı bir yerleşim
Fındıkköy’ün çevresi, tarih açısından oldukça dikkat çekici alanlara sahip. Bölgede bulunan Frig Vadisi ve Fındık Kayabaşı Düz Yerleşmesi, bu toprakların antik dönemlerden beri kullanıldığını gösteren önemli bulgular arasında yer alıyor.

Anadolu’nun eski uygarlıklarından Friglerin izleri hâlâ bu bölgede görülebiliyor. Kayalara oyularak oluşturulan mezar odaları, sığınaklar ve çeşitli yaşam alanları geçmişte burada yaşayan toplulukların doğayla kurduğu ilişkiyi gözler önüne seriyor. İnsanların taşları oyarak kendilerine alan açması bugün bile dikkat çekici bir görüntü oluşturuyor.
Kayalara oyulmuş yaşam alanları dikkat çekiyor
Köyün çevresinde en çok dikkat çeken unsurlardan biri de kayalara oyulmuş yapılar. Bu alanlarda mezar odalarının yanı sıra samanlık olarak kullanılan bölümler, barınaklar, sarnıçlar ve ambarlar bulunuyor.
Bu yapılar yalnızca günlük yaşam için değil, aynı zamanda korunma amacıyla da kullanılmış. Doğal kayalıkların içine açılan bu mekanlar, zorlu coğrafi koşullara karşı güvenli bir yaşam alanı oluşturmuş. Anadolu’nun farklı bölgelerinde görülen kaya yerleşim geleneğinin burada da güçlü bir örneği bulunuyor.
Tepenin üzerindeki eski kale geçmişi anlatıyor
Fındıkköy’ün hemen yakınında yükselen bir tepenin üzerinde ise kale kalıntıları yer alıyor. Bu kale, geçmişte bölgenin stratejik açıdan önemli bir noktada bulunduğunu gösteriyor.
Kalenin içinde oda yerleri, su ihtiyacını karşılamak için yapılmış sarnıçlar, sur duvarlarının izleri ve giriş merdivenleri bugün bile seçilebiliyor. Zamanla büyük ölçüde yıpranan yapı yine de bulunduğu noktadan çevreye hâkim bir konumda durmaya devam ediyor.
Tarihi alan koruma altında
Fındıkköy’deki kale ve çevresindeki arkeolojik alanlar Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil edilmiş durumda. Bu karar, bölgedeki tarihi kalıntıların korunmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.
İzmir'den ulaşım nasıl olur?
İzmir’den Fındıkköy’e ulaşmak isteyenler için en pratik yol karayolu oluyor. İzmir’den araçla yola çıkan biri önce Uşak yönüne doğru ilerliyor, ardından Kütahya şehir merkezine ulaşıyor. Kütahya’dan sonra yaklaşık 39 kilometrelik bir yolculukla Fındıkköy’e varılabiliyor. Toplam yolculuk süresi trafik durumuna göre ortalama 4–4,5 saat civarında sürüyor. Toplu taşımayla gitmek isteyenler ise önce İzmir’den Kütahya’ya otobüsle ulaşıp, ardından şehir merkezinden köye giden yerel ulaşım araçlarını kullanarak bölgeye ulaşabiliyor.
Sessiz ama derin bir geçmiş
Bugün Fındıkköy sakin ve küçük bir yerleşim gibi görünüyor. Ama kayalara oyulmuş yapılar, eski yerleşim izleri ve kale kalıntıları bu köyün aslında çok daha büyük bir hikâyeye sahip olduğunu gösteriyor.
Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi burada da tarih kitaplarda değil, taşların içinde yaşamaya devam ediyor. Fındıkköy de bu sessiz tanıklığın belki de en dikkat çekici örneklerinden biri olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.





