Son Mühür / Gökmen Küçüktaşdemir Son Mühür TV’de yayınlanan Kemal Kamburoğlu ile Hayatın Nabzı programının bu haftaki konuğu Emekli Tümgeneral Hasan Peker Günal. Orta Doğu'daki ABD-İsrail-İran savaşı tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Savaşın nedeni, nasıl başladığı ABD ile İsrail ittifaklığının nerelere dayandığı konuşuldu.

Türkiye özelinde de bu savaşın en anlama geldiği, Amerikan ve İran ilişkileri İsrail'in Türkiye tutumu tüm yönleriyle ele alındı.

Bölgedeki gerilimin Türkiye'ye etkileri konuşuldu ve Türkiye'nin savaş aktif bir şekild egirmesi halinde neler yaşanabileceğini Emekli Tümgeneral Hasan Peker Günal yorumlarıyla değerlendirdi.

Günal'ın sözleri şu şekilde:

''Biz askerler bir planlama bir muhakeme yaparken varsayım ortaya koyarız. Bu varsayımlar gerçekleşebileceği öngörülebilen varsayımlardır. Birkaç varsayım söylemeyim öncelikle. Birincisi, reel politika hala geçerli. Bazı uluslararası ilişkilerde, bazı yeni sistemler söz edilse bile, mesela idealizm ya da weltpolitik gibi, liberalizm politikaları gibi. Welpolitik hala güçlü olan devletlerin birinci planda aldığı uluslararası ilişkiler sistemidir. Welpolitikta, jeopolitik değerlendirmelere dayanır. Gücünü kullanmaya bağlıdır.

İkincisi, ben Amerika’da yaşadım. Oradaki insanlar devlet başkanların ülkeyi idare eder zanneder ama aslında, Amerika’yı patronlar kulübü idare eder.Yani istedikleri adamı başkan yaparlar. Beğenmezlerse başkanlıktan alırlar yenisini getirirler. Özellikle savaş politikalarında patronlar kulübünün rolü çok büyüktür.

Üçüncü varsayım da, bu patronlar kulübünün esasını gücünü yahudi iş adamlarından alır. Onun için Amerika, kendi ulusal çıkarlarının yanı sıra, yahudilerin İsrail’in ulusal çıkarlarını birlikte düşünmek lazım. Onu bir kenara atamazlar. Evangelistlerin de yahudilerin de sıkı bir kan bağı da vardır. Amerika’da yaşayanlar bilirler.

Şimdi bu varsayımlardan bakarak, ABD’nin elbette ekonomik çıkarları var İran’la ilgili petrolle ilgili. Ama son strateji belgesinde de belirttiği gibi Çin’i mutlaka pasifize etmek zorunda. Eski Sovyetler Birliği yıkıldı, yeni Rusya’yı zaten Ukrayna’yla bir çatışma içine soktular. onu da Avrupa’ya havale etti… Şimdi onun bütün derdi, Çin’i durdurmak. Yani, Çin’nin gelişmesini engellemek ve süper güç olarak karşısına çımasını önlemek. Bu onlar için, ulusal hedef. Strateji belgesinde de aynen yazıyor. Gizli notları olabilir ama strateji belgeleri açıktır yani.

İkinici İsrail Amerika için Orta Doğu’da bir eşiktir. Oraya giriş için hayati önemdedir. Bunun biraz daha genişleyip Orta Doğu’da onu tehdit edecek ülkelerin sınanması, zayıflaması ya da kendinden gelen koalisyona girmiş olması gerekmektedir.

Burada Suriye’yi halletti zaten, Irak’ta aynı şekilde… Şimdi İran’ın oraya yönelik karasal bir tehdit olmamakla birlikte bir terörist üretme tehditi var Hizbullah gibi ya da Yemen’de olduğu gibi Huşiler gibi… Bir de nükleer tehditi var ayrıca Türkiye’de var. İsrail için Amerika’nın yanında saf tutması gereken, tutmuyorsa da zayıflaması gereken Türkiye var.

Şimdi İran’ı halletemeye çalışıyorlar. yani bu savaşı Yahudiler, Amerikalı iş adamları Amerika’nın ulusal çıkarları yanı sıra, Yahudilerin de İsraillilerin de Amerika zaman zaman eskimiş mühimmatı denizde patlatıp gömmek yerine denemek için başka ülkelerin kafalarında da patlatır hem de denemiş olur. Yenilerini de dener, eskilerini çöpe atmak yerine böyle şeyler de kullanılabilir. Ama iki büyük şey var. Çin’i durdurmak, gelişmesini engellemek, İsrail’in ulusal çıkarlarını koruyacak, ülkeleri zayıflatmak ya da tehdit eder durumdan kurtarmak bence savaşın gerçek nedeni bu. Amerikalı patronlar karar verdi, Trump kullanışlı bir vasıta olarak kullanılıyor yani.''

Savaş ne olursa biter?

Askeri bir yaklaşım olarak söyleyim, savaşı kazanmak istiyorsanız parça parça muharemeye sokmazsınız kuvvetlerinizi. Bu zaafiyet belirtisidir. Bu sizin istihbaratınızın yeterli olmadığını gösterir. Yani, ‘bir tümen daha göndereyim’ derseniz, demekki karşı tarafı iyi değerlendirememişsinizdir. Ben burada Amerika’dan bu zaafiyeti görüyorum. işte ‘NATO’yu da bu işe sokayım’ derseniz demekki İran’ın gücünü tam tahlil edememişsiniz demektir ve bu, savaşı kısa zamanda bitirecek gücü oluşturamadınız demektir.

Öte yandan bence, Amerikan istihbaratı ve İsrail istihbaratı Çin’i yeterince değerlendiremediler. Rusya’nın bu konuda vereceği desteği, direkt aktif destekten söz etmiyorum ama istihbarat olarak elektronik harp olarak, Çin’in füze desteği… Bunların ne ölçekte olduğu ve ne ölçüde yığılmış olduğu, tam bir analiz edemediklerini gösteriyor. Amerika her şeyi iyi yapar diye birşey yok. İşte Vietnam’da gördük, Afganistan’ı yaşadık, Irak’ı yaşadık… Çekilip gidiyorlar yani… Onun için, böyle parça parça sokmalar bir defa yanlış bir istihbarata dayandırdıklarını gösteriyor.

Ben Azerbaycan’da rahmetli Aliyev’e başdanışmanlık yaptım. Bölgede savaşlar sırasında aktif görev yaptım. İran Azerileriyle, Azerbaycan Azerileri arasında sıkı bir bağa yok. Yani, Güney Azerbaycan ile Kuzey Azerbaycanlılar arasında çok büyük fark var. Ben bir defasında Güney ‘den bir harekat planlamak için Güney Azerbaycan’dan bir ağız yoklama yaptım. Güney Azerbaycanlıların, Kuzey Azerbaycanlılarıyla ulusal bir bağ içinde değiller. Tam tersine, bunlarda İranlılık ve Pers İmparatorluğu’nun duyguları nedense hakim olmuş. Bir de, dini bağlılık var… Humeyni olsun ondan sonra gelen Hamaney olsun, yenileri olsun… Şunu düşünmemeli kimse, İran Azerileriyle Azerbaycan Azerileri birleşir mi? 25-30 milyondan bahsediyoruz İran’da… Sadece o değil Türk boylarından da yaşayan var. Ama Azeriler çoğunlukta.

İşte bu açıdan baktığımızda, İran halkında bir iranlılık duygusu var. Amerika’da yaşadığım dönemde bir profesör bir Türk’lük tartışmasında sosyolog, Azerilerin Türk olduğunu söylediğimde ‘kesinlikle böyle bir şey olamaz’ dedi. Dünyaca ünlü kitapları olan bir sosyolog bu. Azerilerin türk olduğunun farkında değil. Bir İran Azerisi de toplantıda vardı o gün. Aramızda Türkçe konuşunca şaştı kaldı. Onun için İran Azerisiyle Azerbaycan Azeri Türkleri arasında bir farklılık oluşmuş. Nasıl oluşmuş peki? yüzyıllar oluşturmuş. Yani İran M.Ö 3 bin yıllık devlet. Azerbaycan devleti ise, Sovyetlerin dağılımdan sonra ortaya çıkmış.

''Tarihi bir hata olur''

''Savaşın sebeplerini söyledim. Bir yanılgı var ve bu savaş baktı ki, istediği gibi olmuyor. Bir taraftan kuvvet takviyesi yaparken, diğer taraftanda Avrupa’yı bu işin içine dahil etmeye çalışıyor. Bu iş sadece Türkiye’ye füze düşürmekle olmaz. Ben öyle tahmine diyorum. İran, Türkiye’yi hedef alamaz bu durumda. Bunlar yolunu şaşırmış füze olabilir Bilemem. Ama kesinlikle Türkiye’yi savaş sokacak bir hamle olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir niyeti olsa İran’ın çoktan saldırıdı. Biliyorsunuz bizim ilk açıklamamız ‘füze atıldı, vurduk’ oldu. Sonra NATO biz vurduk deyince, NATO’yla iş birliği yapıp vurduk havasına girdiler. Bir de bu balistik füzelerin nereden atıldığını tespit etmek o kadar kolay değil. Bence Türkiye’yi savaşa sokmak için değil. Ben burada İran’ı, düşman ülke olarak Türkiye’ye füze yağdıracak bir ülke olarak görmüyorum.

Türkiye’nin savaşa girmesi, eğer bir kara harekatına dönüşecekse iş, Türkiye’nin varlığı onlar için önemli. Eğer türk politikası buna evet derse tarihi bir hata yapar. Başlangıçta dediniz ya Kasrı Şirin2den beri o bölgede bir sorunumuz yok. Ki orda bir kürt Cumhuriyeti kuruldu, zaten orada 1 sene bile sürmedi dağılması. Orası çok dağılık bir bölge. üstelik savaşa girmemiz için bir amaç yok orada. NATO’nun peşine takarlar mı? Ki takabilirler… Bunu da isterler… Çünkü İncirliği daha rahat kullanmak bir de Küveciği daha rahat kullanmak için… Eğer kürtleri kullanacaklarsa, oradaki pejak’ı kullanacaklarsa… Ki o konuda da sallantıdalar. Karar da veremiyorlar şu an. Çünkü Türkiye’nin böyle birşeye ‘evet’ demeyeceğini biliyorlar. Türkiye’yi bir müdaheleye sokmak istiyorsa, İran ve Irak kürtlerini ki içlerine mutlaka PKK girecektir,… Türkiye’nin buna ‘evet’ diyeceğini düşünmüyorlar. Zaten buna hiçbir iktidar ‘evet’ diyemez, istediği kadar Amerikancı olsun.

NATO ülkeleri Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla, artık petrol ve ekonomik krize girecekler. 1074’te yaşadılar bunu. Yine aynı krize girebilirler. Amerika’da sorun yok, petrolü var mı? Var. Rezervi var. Şimdi ellerinde Venezuela var. Çin’i Venezuela’dan uzaklaştırdı. Buradan da uzaklaştırmaya çalışıyor. Bu arada biliyorsunuz Çin’in kuşak çember yolu var. Bunu heba etmek istemiyor. Çin şimdilik reel politika içinde değil. Çin şimdilik ekonomisini güçlendirmek için Amerika karşısında güçlü bir, askeri bir güç oluşturabilmek için şimdilik beklemede. Yatırım yapıyorlar Afrika ülkelerine. Birkaç ay önce bir yerde okudum inanılmaz yatırımları var. Yani bu çevre ve kuşak yolu üzerinde çok yatırım var.

Kısacası Avrupa’yı sokmaya çalışabilir. Tamamen girer mi NATO? NATO girerse Türkiye’nin pozisyonu ne olur? O da tartışmalı bir konu. Bence Türkiye bu savaş girmemeli. Bizim savaşımız değil bu.

Türkiye’nin burada hiçbir çıkarı yok. Yani, geçmişteki Kore Savaşı gibi, işte NATO’ya girmek için, insanlarımız yolladık oraya. Böyle bir ara hedef bile yok şu an.

Ben eskiden Güneydoğu’da kumanda tügay komutanlığı yaptım. Yani, bizim şu anda PKK gibi bir sorunu halletmeye çalışıyoruz. Hallettik mi hayır. Ama halletmeye çalışıyoruz. Belli bir noktaya kadar toparladık. Ama o ABD desteğiyle bir büyüdü. Tekrar büyümeye çalışıyor fakat Türkiye’nin dediğim gibi ne siyasi ne de askeri bir hedefi yok burada.''

Nükleer silah kullanılır mı?

''Bence Amerikan yahudileri ve evangerisleri yalnız bırakmazlar İsrail’i. Yani, biz ‘çekiliyoruz ne haliniz varsa görün’ demez. Şu anda reel politik bunu gerektiyor. Ora Doğu’nun Amerikan çıkarları açısında da oradaki işin devamı açısından da bence gerçekçi bir yaklaşım değil. İsrail’i yalnız bırakmak. Yani, İsrail ile uzlaşarak bir noktaya gelmek zorunda. Çünkü, Amerika’nın da ciddi insan zaafiatı başlamış durumda. Halkın tepkisini kolay kolay göğüsleyemez. Çünkü, Ekim ya da Kasım’da seçimler var. Bu, açıdan bir yerde durulacaksa, bu kararı Trump verir. Çünkü geçenlerde böyle bir açıklama yaptı.

Sonuçta, ben yalnız bırakacağını düşünmüyorum. NATO olarak bu savaşın içine çekebilir mi? Türkiye ve İspanya birlikte hareket edip böyle bir olaya girer mi? Irak’taki gibi NATO olmadan bazı Avrupa ülkeleri koalisyona katılabilir. Ben daha çok ona ihtimal veriyorum. Yani, aynen Irak’taki gibi İngiltere, Fransa, belki italya, Belçika… Onlar zaten ufak ülkeler… Petrole tam bağlı. Yani, NATO’dan ziyade böyle bir şey olabilir.''

''İran halkı birleşti''

''Bence İran halkı birleşti. Bu olay, olmasaydı belki İran’daki o iç karışıklılıktan bir şey çıkarabilirlerdi ama bu olaylar İran halkını şimdilik Amerika’ya karşı doldurdu. Çünkü şiilik var oratada. Milli kimlik İran’da Perslik, Türklük değil. Milli kimlik değil de dini bir kimlik var. Amerika’ya karşı bence birleştiler halklar. Eskisi gibi, Amerika gelsin bunlar gitsin değil yani. Onlarda biliyorlar çünkü Amerika’yla demokrasi gelmez, kakokrasi gelir.

Sonuçta işte Afganistan’da öyle oldu, Irak’ta öyle oldu. Suriye’yi terkettiler. Amerika’nın girdiği hiçbir yerde demokrasi gelmez. Eğer savaş durursa ama İran içinde bir hesaplaşma olabilir. Ama, Amerika’nın bu müdahalesi devam ettiği sürece, ben İran halkının ciddi ölçülerde isyana girişebileceği kanaatinde değilim. Tabi bizim istihbaratımız yok ama. Bu görüşteyim.''

Patriot yerleştirilmesi

''Bunu isteyen büyük ihtimal bizimkilerdir. Daha önceden de istemişlerdi, yine istemişlerdir. Elimizde füzeler var depoda çürüyor. Bir sürü para verdik, S-400’leri kullanamıyoruz. Yenisini alamıyoruz. Sonuçta, böyle bir şeyin bizim talebimiz doğrultusunda olduğunu düşünüyorum. Bu böyle olunca, NATO talebi gibi olmuş oluyor. NATO sanki Türkiye’yi kollamış gibi gözüküyor. İki ucu pis bir değnek. Biz NATO içerinde bir harekata mı katılacağız yoksa NATO biz bu işin içinde yokuz ne haliniz varsa görün mü diyeceğiz. Bi taraftan NATO’dan bir şey istiyorsun, bir taraftan bağımsız davranmaya çalışıyorsun. Bi taraftan da Amerika ile aranı bozmamaya çalışıyorsun. Bana Amerika en büyük desteği veriyor diyen bir iktidar var sonuçta.

Ben Türkiye diplomasisinin en zayıf olduğu zaman olarak görüyorum bu zamanı. Birçok yere diplomat olarak gönderilen aslında hiçbir şekilde diplomasiyle alakası olmayan ilişkiler. Benim tandığım gördüğüm bildiğim, geçmişte tanıdığım şimdi emekli olan diplomatlar da var.''

''Hürmüz kapatılırsa...''

''Hürmüz kapatılırsa birkaç ay içinde Avrupa çöker. Yani Avrupa’nın ekonomisi buna dayanmaz. Amerika petrol satar,. Ki, şimdi Rusya ne yaptı? Avrupa’ya olan boru hattını kesti. Yani, Avrupa’nın biraz önce söylediğim gibi 74’teki yapabileceğini sanmıyorum. Hürmüz Boğazı’nın kesilmesi Çin’i de olumsuz etkiler. Böyle bir şey olursa, Avrupa’yı da sokabilir savaşa ABD. Ama, dünya savaşı şeklinde bir şey olmaz. bölgesel bir savaş olarak kalır. Daha da yıpratıcı olur bu ABD için ama...''

F-16'lar ve KKTC

Türkiye’nin Güney Kıbrıs’a saldıracağını düşünmüyorum fakat sonuçta Yunan tezlerini kabul ettirebilmek için şu anda iyi bir fırsat doğdu. gemiler geliyor, İngiltere geliyor, Fransa geliyor… İran dedi ki füzeyi ben atmadım. Türkiye’ye de ben atmadım dedi. Azerbaycan’a da ben atmadım dedi. Attıysa söylüyor zaten bu arada. Ama güney Kıbrıs’ta oluşan bu güçleri biliyoruz zaten İsrail ile anlaşmaları var. Oraya acil müdahale gücü kuruyorlar. Hava savunma sistemini kuruyor. Yani, Türkiye’yi, Yunan tezlerini kabul ettirecek bir şey oluştu orada.

Mavi Vatan konusunda zaten bir tek bizim elimizde Libya kaldı.Bütün hepsiyle kavgalı olduğumuz için biz bir tek Libya koridoruyla kaldık.. Orada d abir şey yapamıyoruz yani. 19 adayı desen bir şey yapamadan verdik. tek bir Kardak kayalıkları için savaşı göze alan Türkiye buna ses çıkarmadı. Şimdi oraya F-16 yolladık. Deniz gücü de yollayacağız. Bu tabiki size taaruzu önler ama yarın bütün Avrupa hep birlikte Yunan tezini kabul etmek için bizi zorlayabilir. Geçmişte biz evet demedik mi Annan planına? Allah’tan rumlar hayır dedi de vazgeçildi ondan. O yüzden bence Güney’deki bir savaştan değil. Böyle giderse İsrail’in Güney Kıbrıs’ta kalıcı bir güç haline gelebileceğini düşünüyorum. Zaten İsrail bir yere girdi mi arabanızın tekerleğine kadar sizi kontrol ederler.

Peki, Türkiye Yunanistan’la bir savaş girebilir mi? Yunanistan bunu göze alabilir mi? Yarın öbür gün ne olur bilemem. Eğer Yunanistan böyle bir şeye kalkışırsa hava sisteminiz var mı? Müdahale edebilir misiniz? Gidiyorsunuz kullanılmış uçaklar alıyorsunuz. F-35 programında çıkarıldınız. KAAN var deniliyor. KAAN’ı ne zaman aktif şekilde kullanacağız? Motor vermeyeceğiz dediklerinde ne yapacaksınız? bir uçak motoru bile yapamadık. Elbette, hemen büyük bir jet yapılmaz. Ben orada görevdeyken HÜRKUŞ’u yapmaya başladık. Ama işin özü şu, ana parça motor ve transformasyon… siz bunları üretemediğiniz sürece olmaz Bakın tankta mesela motor olayı olmayınca tank da durdu.

Sonuç olarak Türk milleti savaşı göze alır mı alır. Türk ulusu İran ulusundan daha da dirençli bir ulustur. Biz Kurtuluş Savaşı’nı 7 düvele karşı kazandık. Bu kolay bir iş değil. Yani , kolay kolay Yunanistan bu işe giremez. Türk-Amerikan ilişkilerini bunun sonucunu belirler. Tabi, yeni Avrupa mimarisi oluşursa ve bu mimariden Türkiye dışlanırsa ki Yunanistan onun peşinde yani bu mimaride Türkiye olmayacak ve Amerika’yla ilişkili bir devlet olacak kalacak. Avrupa mimarisinde olamazsak o zaman işimiz çok zor. Evet Avrupa’nın belirli bir askeri gücü yok fakat. NATO var. Amerika yeni strateji belgesinde terk ediyorum dediği andaya büyük bir destek verirsiniz ya da bırakırım sizi diye…

Fransa, Almanya, İngiltere bunlar hep başladı. Askeri güçlerini arttırıyorlar. Böylece refah düzeyi biraz düşecek. Yapacak bir şey yok bu böyle. Şimdiye kadar yediler içtiler güvenlik var NATO var, atom bombası var… Ama iş başa düşünce, Avrupa’da böyle bir sorunla karşılaşacak.''

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir