İzmir’in tarihi çarşı bölgesinde yer alan Dönertaş Sebili, Anafartalar Caddesi ile Osmanzade Yokuşu’nun kesiştiği noktada bulunuyor. 19. yüzyıl başlarında inşa edilen yapı, bulunduğu çevreyle birlikte kentin önemli tarihi simgeleri arasında gösteriliyor.

Sebilin kitabesinde yer alan bilgilere göre yapı, Hicri 1229, Miladi 1813–1814 yıllarında Osmanzadeler’den Seyyid İsmail Rahmi Efendi tarafından yaptırıldı. Cephede yer alan çeşmenin de aynı dönemde inşa edildiği kabul ediliyor.

İsmini döner sütundan alıyor

Sebilin köşesinde bulunan ve elle döndürülebilen sütun, yapının “Dönertaş Sebili” olarak anılmasına neden oldu. Uzun yıllar boyunca halk arasında dilek taşı olarak da kullanılan sütunun, döndürülebilmesi halinde dileklerin gerçekleşeceğine inanıldığı aktarılmaktadr.

Mimari özellikleri dikkat çekiyor

Tek kubbeli ve kare planlı yapı tamamen mermer kullanılarak inşa edildi. Kübik gövdenin üzeri kiremit kaplı kubbeyle örtülürken, Anafartalar Caddesi’ne bakan cephede bir pencere ve çeşme, Osmanzade Yokuşu tarafında ise madeni şebekeli pencere ile bir kapı yer alıyor.

Kapı ve pencere üstlerindeki kitabeler ise hat sanatının dikkat çeken örnekleri arasında gösteriliyor.

Lale Devri motifleri cepheyi süslüyor

Dönertaş Sebili, Türk barok ve rokoko üslubunun İzmir’deki önemli örneklerinden biri kabul ediliyor. Mermer üzerine işlenen süslemelerde Lale Devri’ne özgü çiçek motifleri, buketli vazolar ve meyve kompozisyonları dikkat çekiyor.

Cephelerde ayrıca iki caminin tasvir edildiği, bayram ya da kandil gününü anlatan sahneler bulunuyor. Minareler, hilal biçimli ay ve asılı kandiller süsleme unsurları arasında yer alıyor.

Kitabelerde dini ifadeler yer alıyor

Sebilin süsleme panolarında çeşitli kartuşlar içinde dini ifadeler ve kaside beyitleri yer alıyor. Panoların alt bölümlerinde ise suyun önemine vurgu yapan ifadeler dikkat çekiyor.

Günümüzde kullanılmıyor

Osmanlı döneminde hayır amacıyla yaptırılan sebillerde yoldan geçenlere ücretsiz su, özel günlerde ise şerbet dağıtıldığı biliniyor. Dönertaş Sebili de bu geleneğin önemli örnekleri arasında yer aldı.

Yapı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2006 yılında restore edilerek koruma altına alındı. Günümüzde iyi durumda bulunmasına rağmen sebil aktif olarak kullanılmıyor ve tarihi kimliğiyle ayakta kalmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi