Son Mühür/Merve Turan- İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzmir Planlama Ajansı (İZPA), kentin barınma sorununa dikkat çeken kapsamlı bir rapor yayımladı. “Mercek İzmir – İyi Olma Hali: İzmir’de Barınma Hakkı Politika Notu” başlığıyla kamuoyuna sunulan araştırmada, ekonomik krizin en yakıcı etkisinin konut alanında hissedildiği ortaya konuldu. Raporda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için barınmanın merkezi bir rol oynadığı vurgulandı.
Barınma, iyi olma halinin temeli
Raporda “iyi olma hali” kavramı, temel ihtiyaçların karşılanabilmesi, güvenli ve tatmin edici bir yaşam sürülebilmesi ve bireylerin gerekli ekonomik, sosyal, ekolojik ve mekânsal koşullara sahip olması olarak tanımlandı. Uzmanlar, barınmanın yalnızca bir çatı altında yaşamak anlamına gelmediğini, konutun nitelikli, güvenli, erişilebilir ve çevresel koşullarla uyumlu olması gerektiğini belirtti. Sosyal donatılara ve kentsel hizmetlere erişim imkanları, konutun çevresiyle kurduğu sürdürülebilir ilişki de raporda öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
İzmir, konut harcamalarında ikinci sırada

Araştırma, konut harcamalarının hane gelirinin en fazla yüzde 30’unu aşmaması gerektiğini hatırlattı. TÜİK Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi verilerine göre, konut maliyetleri açısından İzmir, 143,9 endeksle İstanbul’un ardından Türkiye’nin en pahalı ikinci ili olarak belirlendi. Aydın, Denizli ve Muğla üçüncülüğü paylaşırken, Ankara dördüncü sırada yer aldı.
Merkez ilçelerde kiralar yüzde 100’ün üzerinde
2025 itibarıyla iki asgari ücretle geçinen dört kişilik bir ailenin aylık geliri 44 bin 208 TL olarak hesaplanırken, kira için ayrılması gereken maksimum tutar 13 bin 262 TL olarak belirlendi. Ancak İzmir’in 11 merkez ilçesinde 100 metrekarelik konutların ortalama kiraları 25 bin 820 TL’ye ulaştı. Bu durum, barınma giderlerinin uygun fiyatlılık kriterinin yaklaşık iki katına çıktığını gösteriyor. Güzelbahçe ve Narlıdere gibi ilçelerde metrekare bazında kiralar daha da yüksek seviyelerde seyrediyor.
Son 7 yılda kira artışı şaşırtıcı boyutta
2018–2025 döneminde kiralar özellikle bazı ilçelerde astronomik artışlar gösterdi. Narlıdere’de kira 23 kat, Güzelbahçe’de 21 kat, Karşıyaka ve Balçova’da 20 kat yükseldi. Raporda, bu artışların yalnızca bireysel yaşamı değil, kentte sosyal adalet ve yaşam kalitesini de doğrudan etkilediği belirtildi. Asgari ücretli ve sabit gelirli haneler için barınma hakkına erişimin giderek zorlaştığı vurgulandı.
Barınma, kentte yapısal bir sorun
İZPA uzmanları, İzmir’de barınma sorununu çözmek için doğayı gözeten, dayanışmacı ve toplumsal bağları güçlendiren bir kentsel planlamanın gerekliliğine dikkat çekti. Raporda, barınmanın ekonomik yükünün azaltılması, uygun fiyatlı konut politikalarının hayata geçirilmesi ve yaşam kalitesini artıracak sosyal altyapıların güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.





