İzmir’in merkezinde Kemeraltı Çarşısı’nda yürürken karşısına çıkan Filibeli Han, 115 yılı aşkın geçmişiyle bugün yeniden ziyaretçilerini karşılıyor. Taş duvarlarında yılların izini taşıyan yapı, bir dönem Yeni Şükran Oteli olarak hizmet verirken şimdi yenilenen konseptiyle yeniden hayat buluyor.
Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet yıllarına uzanan süreçte birçok anıya ev sahipliği yapan han, bugün hem geçmişi yaşatıyor hem de modern kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Yapının restore edilmesiyle birlikte bölgeye yeni bir hareketlilik kazandırıldığı görülüyor.

Avluda filizlenen yeni yaşam
Filibeli Han’ın avlusuna girildiğinde ziyaretçiyi sıcak bir atmosfer karşılıyor. Alt katta hizmet veren kafe, tatlıcı ve çeşitli markalar mekana canlılık katarken, tek tip ve özenle hazırlanan tabelalar yapının bütüncül görünümünü güçlendiriyor.
Hanı gezenler, ortamın Avrupa’daki tarihi avluları andırdığını ifade ederken, Kemeraltı’nın alışılmış görüntüsünden farklı bir deneyim sunulduğu belirtiliyor. Henüz geniş kitleler tarafından bilinmese de mekanın kısa sürede İzmir’in yeni buluşma noktalarından biri olması bekleniyor.

Tarihe yalnızca birkaç adım
Konak’tan yürüyerek yaklaşık beş dakika uzaklıkta bulunan han, Saat Kulesi ve Hükümet Konağı’nı geçtikten sonra ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. TRT’de yayımlanan Yeni Şükran Oteli belgeselini izledikten sonra yapılan ziyaret ise deneyimi daha anlamlı hale getiriyor.
1900’lerin başında Hasan Paşa için konut-han mimarisiyle inşa edilen yapı, zamanla İzmir ticaret ve konaklama hayatının önemli merkezlerinden biri oldu. Alt katında önce kahvehane, ardından Şükran Lokantası hizmet verirken, üst katlar uzun süre otel olarak kullanıldı.
Bugün özgün dokusu korunarak yenilenen Filibeli Han, İzmir şehiri hafızasında önemli yer tutan yapılardan biri olmayı sürdürüyor. Geçmişin izlerini taşıyan avluda dolaşan ziyaretçi, taş duvarlar arasında saklı kalan hikayaler eşliğinde Kemeraltı’nın tarihine yeniden tanıklık ediyor.





