Son Mühür / Atakan Başpehlivan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, anlaşmanın sonuçlarının ciddi bir biçimde ele alınması gerektiğini söyleyerek, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
"Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın sonuçları artık ciddi biçimde ele alınmalıdır"
Son zamanlarda Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleşen Husi saldırılarının ardından Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yeniden gündeme geldiğini belirten emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, "Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırıları, bölgemizde daha büyük bir çatışmaya yol açabilecek; enerji ve deniz ticareti üzerinden dünyayı da etkileyebilecek bir noktaya geldi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın sonuçları artık ciddi biçimde ele alınmalıdır. TBMM tatilde olsa da olağanüstü toplantıya çağrılmalı, anlaşmanın hükümleri, olası riskleri ve Türkiye’den beklenebilecek katkılar bugüne kadar açıklanmalı idi. Üç ülkenin genelkurmay başkanlarının Suudi Arabistan’a verilebilecek desteği görüşmek üzere toplantıya çağrılması, bu soruları daha da önemli hâle getiriyor" dedi.
"Türkiye’nin milli hak ve menfaatleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir."
Son olarak, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, söz konusu sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi gerektiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı: "Tartışmayı yalnızca 'Türkiye asker gönderecek mi?' sorusuna sıkıştırmamalıyız. Hava savunması, erken uyarı, istihbarat, teknik destek ve savunma sanayii ürünleri de askerî desteğin farklı biçimleridir. Yunanistan’ın Suudi Arabistan’daki Patriot sistemi ve Fransa’nın Yanbu’nun korunmasına yönelik desteği, askerî katkının farklı biçimler alabileceğini gösteriyor.
Bu örnekler Türkiye’nin aynı adımları atması gerektiği anlamına gelmez. Her seçenek, taşıdığı riskler, güvenliğimiz, Türkiye’nin milli hak ve menfaatleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Anlaşma, NATO’nun 5. maddesi gibi anlatılarak 'Türkiye bir saldırıda otomatik olarak çatışmaya girer' algısı oluşturulursa, daha sonra atılacak temkinli ve tutarlı adımlar bile uluslararası alanda Türkiye’nin taahhütlerini yerine getiremediği şeklinde yorumlanabilir. Bu, ülkemizin güvenilirliği açısından sorun yaratır Dolayısıyla süreç TBMM’nin bilgilendirilmesi ve onayıyla yürütülmeli, kamuoyu mümkün olduğunca şeffaf biçimde bilgilendirilmeli, bilgi ve iletişim yönetimi titizlikle yürütülmelidir"





