Son Mühür - Güneşte sabah saatlerinde manyetik alanın güney'e döndüğü tespit edildi.
Enerji girişi sabah saatlerinde tırmandı
SpaceWeatherLive tarafından paylaşılan OVATION modeli verilerine göre aurora ovaline aktarılan enerji, Türkiye saatiyle sabah erken saatlerden itibaren kademeli ancak istikrarlı bir yükseliş sergiledi.
• 04:48 TSİ: 57 GW
• 05:12 TSİ: 75 GW
• 06:03 TSİ: 100 GW
• 07:03 TSİ: 125 GW (tahmin)
Uzmanlar, bu tablonun tek bir ani patlamadan ziyade ardışık manyetik dalgaların Dünya’nın manyetosferini zorladığı bir sürece işaret ettiğini belirtiyor. Bu tür yükselişler, manyetik fırtınaların daha kalıcı etkiler üretmeye başladığı evrelerde görülüyor.
Manyetik alanın yönü kritik eşiği aştı
Aynı zaman diliminde gezegenler arası manyetik alanın (IMF) toplam gücü 17.36 nT olarak ölçüldü. Kritik gösterge kabul edilen Bz bileşeni ise -14.65 nT ile güney yönlü seyretti.
Uzay hava uzmanlarına göre güney yönlü Bz değerleri, Güneş’ten gelen enerjinin Dünya’nın manyetik kalkanına daha kolay nüfuz etmesine neden oluyor. Bu durum, manyetik fırtınaların şiddetlenmesinde belirleyici bir eşik olarak kabul ediliyor.
Dst Endeksi Orta Şiddetli Fırtınayı Gösteriyor
Türkiye saatiyle 07:19 itibarıyla Bozukluk Fırtına Zaman Endeksi (Dst) -74 nT seviyesinde bulunuyor. Bu değer, uzay hava ölçeklerine göre orta dereceli manyetik fırtına koşulları anlamına geliyor.
Bilimsel sınıflandırmada:
• -50 nT altı fırtına başlangıcı
• -100 nT altı ise güçlü manyetik fırtına
olarak değerlendiriliyor. Mevcut tablo, fırtınanın dikkatle izlenmesi gereken bir eşikte seyrettiğini gösteriyor.
Türkiye’de Hangi Alanlar Hissedebilir?
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle yüksek enlemlerdeki ülkeler kadar sert etkilenmiyor. Ancak uzmanlar bazı teknik alanlarda geçici ve sınırlı etkilerin görülmesinin mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
• GPS ve navigasyon sistemlerinde anlık konum sapmaları
• Havacılık ve denizcilik haberleşmesinde parazit ve kısa süreli kesintiler
• Uydu tabanlı yayın ve veri aktarımında gecikmeler
Elektrik altyapısı açısından ise mevcut veriler ışığında geniş çaplı bir kesinti riski öngörülmüyor.
Gözler Önümüzdeki Saatlerde
Uzay hava merkezleri, özellikle önümüzdeki 12–24 saatlik sürecin kritik olduğuna dikkat çekiyor. Güneş’ten yeni bir parçacık akışının gelmesi halinde hem Hemisferik Güç İndeksi’nde hem de Dst değerlerinde yeni dalgalanmalar görülebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu hareketliliğin küresel teknolojik sistemlerin uzay havasına ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguluyor.





