Son Mühür - Tunç Erciyas’ın moderatörlüğünü yaptığı Son Mühür TV'de yayımlanan Gündem Masası programının 2026 yılındaki ilk yayını hem Türkiye hem de dünya gündemindeki sıcak başlıkların ele alındığı yoğun bir içerikle ekrana geldi. Programa gazeteciler Hasan Çölmekçi ve Yağmur Daştan konuk oldu. Yayında ABD’nin son dönemdeki dış politika adımları masaya yatırıldı.
ABD’nin hamleleri ve küresel gerilim
Programın ikinci bölümünde Tunç Erciyas, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu yaptığı açıklamaların ve operasyonların dünya kamuoyunda yankı uyandırdığını hatırlattı. Erciyas, ABD’nin Venezuela’ya yönelik adımları ile Kolombiya, Meksika ve İran’a yönelik tehditlerin küresel dengeleri yeniden tartışmaya açtığını ifade etti. Gazeteci Hasan Çölmekçi, ABD’nin dış politikasını değerlendirirken, yönetimler değişse de ülkenin temel yaklaşımının değişmediğini savundu. ABD’nin uzun yıllardır askeri ve ekonomik gücünü kullanarak farklı coğrafyalara müdahale ettiğini belirten Çölmekçi, Irak, Afganistan, Suriye ve Güney Amerika örneklerini hatırlattı. ABD’nin yüksek dış borcuna ve enerji kaynaklarına erişim politikasına dikkat çeken Çölmekçi, Venezuela’nın petrol kaynakları üzerinden yaşanan sürecin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Daha önce Irak’ta yaşananların benzerinin Venezuela’da yaşanabileceğini dile getiren Çölmekçi, ülke halkının zor bir süreçle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. ABD'nin uluslararası tavrını da sert dille eleştiren Çölmekçi, "Başkanlar değişse de zihniyet değişmiyor" ifadelerini kullandı.
“Sömürgeci zihniyete karşı ortak tutum” vurgusu
Yağmur Daştan da değerlendirmesinde, ABD’nin dış politikada uzun süredir benzer bir çizgi izlediğini ve bunun tarihsel bir arka plana dayandığını söyledi. Venezuela’daki iç siyasi sorunların ve Maduro yönetimine yönelik eleştirilerin bulunduğunu kabul eden Daştan, buna rağmen enerji kaynakları üzerinden yapılan müdahalelerin uluslararası alanda ciddi sorunlar yarattığını vurguladı. Daştan, enerji ve petrol ticaretinin ABD açısından stratejik öneme sahip olduğunu, ancak bunun ülkelerin iç işlerine müdahaleyi meşru kılmadığını ifade etti. Küresel ölçekte ortak bir tutum geliştirilmediği takdirde benzer müdahalelerin farklı ülkelere de yönelebileceğini dile getirdi.
Gazeteci Hasan Çölmekçi, küresel güç dengeleri ve diplomatik saygı başlıklarında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Saldırı, pakt ülkelerini de kapsar”

Hasan Çölmekçi, ABD’nin olası askeri ya da siyasi hamlelerinin sadece hedef alınan ülkeyle sınırlı kalmayacağını belirterek, Rusya, İran, Çin ve Kuzey Kore arasında fiili bir pakt bulunduğunu ifade etti. Çölmekçi, bu ülkelerden birine yönelik saldırının, diğerlerine yapılmış sayılacağını vurguladı.
ABD’nin “özgürlük getirme” söylemini eleştiren Çölmekçi, ülkelerin iç siyasetinin dış müdahalelerle şekillendirilemeyeceğini söyledi. Bir ülkenin yönetiminin ancak kendi halkının iradesiyle değişebileceğini dile getiren Çölmekçi, bu tür müdahalelerin modern sömürgecilik anlayışının bir devamı olduğunu savundu. Tarihsel örnekler üzerinden İngiltere’nin sömürge geçmişini hatırlatan Çölmekçi, benzer bir yaklaşımın bugün ABD tarafından uygulandığını ifade etti. Küresel silahlanma yarışına da dikkat çeken Çölmekçi, güç dengesinin silah kapasitesi üzerinden kurulmasının dünyayı daha zor bir sürece sürükleyebileceğini söyledi.
Yunanistan’daki tutuma tepki
Programda Yunanistan’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sergilenen tutum da gündeme geldi. Çölmekçi, yaşananları “saygısızlık” olarak değerlendirerek, bu yaklaşımın tarihsel bir arka planı olduğunu öne sürdü. 1918–1920 dönemine atıfta bulunan Çölmekçi, yaşananların Yunan siyasetinde hala bir “kuyruk acısı” olarak yer ettiğini savundu. Çölmekçi, “Cumhurbaşkanı’na kimse laf edemez” mesajı verdi.
Türkiye’de farklı görüşlerden isimlerin bu konuda ortak tepki vermesini önemli bulduğunu belirten Çölmekçi, Cumhurbaşkanlığı makamının Türkiye için taşıdığı sembolik ve tarihsel değere vurgu yaptı. Cumhurbaşkanlığı makamının, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerinden biri olduğunu ifade eden Çölmekçi, bu makama yönelik bir saldırının tüm ülkeye yapılmış sayılacağını dile getirdi. Türkiye’nin gerektiğinde nasıl bir duruş sergileyebileceğinin bilindiğini söyleyen Çölmekçi, diplomatik saygının uluslararası ilişkilerin temel unsuru olduğunu sözlerine ekledi.





