Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla basın ve kamuoyuna yönelik bir açıklama yayımladı. Açıklamada, eğitim emekçileri ve kamuoyuna yönelik bir açıklama yayımlandı. Açıklamada, eğitim emekçileri, öğrenciler ve velilerin yıllardır biriken sorunların daha da ağırlaştığı bir süreçte yeni eğitim yılına başladığı belirtildi.
Ekonomik krizin ve hayat pahalılığının derinleşmesine dikkat çekilen açıklamada, kamusal eğitime yeterli kaynak ayrılmaması ve eğitim hizmetlerinin giderek velilerin ekonomik gücüne bırakılmasının çocukların eğitim hakkını tehdit ettiği ifade edildi. Kırtasiye, okul kıyafeti, servis, ulaşım ve beslenme gibi temel giderlerin aile bütçeleri üzerindeki yükünün ciddi boyutlara ulaştığı kaydedildi.
“Çocuklar yeterli beslenemiyor”
Platform, ekonomik krizin çocuklar üzerindeki en ağır sonuçlarından birinin yetersiz beslenme olduğunu vurguladı. Açıklamada; okullara kahvaltı yapmadan gelen, beslenme çantasına yeterli yiyecek konulamayan ve ailesinin ekonomik durumu nedeniyle kantinden alışveriş yapamayan öğrencilerin bulunduğu belirtildi.
Çocukların açlığının yalnızca ailelerin sorunu olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilen açıklamada, bunun doğrudan kamunun sorumluluğunda olduğu savunuldu. Platform, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için okul öncesinden başlayarak tüm öğrencilere en az bir öğün sağlıklı, dengeli ve ücretsiz yemek verilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada öğrencilerin ücretsiz ve temiz içme suyuna erişiminin de kamusal eğitiminin temel gerekliliklerinden olduğu belirtilerek, her okulda öğrencilerin kolaylıkla ulaşabileceği, hijyen koşulları düzenli denetlenen ücretsiz ve içilebilir su kaynaklarının oluşturulması istendi.
MESEM için kapatma çağrısı
Açıklamada Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasına da tepki gösterdi. Öğrencilerin eğitimlerinin önemli bir bölümünü işyerlerinde geçirmesine dayalı modelin çocukların eğitimden kopması ve güvencesiz çalışma koşullarına yönlendirilmesi riskini artırdığı savunuldu.
Platform, çocukların ucuz işgücü olarak görülmesine, iş kazaları ve sömürüye açık hale getirilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıkladığı resmi verilere göre; 2025-2026 yıllarında MESEM kapsamında yaşanan iş kazalarında 37 öğrencinin hayatını kaybettiği, iki yıllık dönemde MESEM’lerde kayıtlı öğrencilerin 9 bin 950 iş kazası geçirdiğini rapor edildiği ifade edildi.




