Konak Meslek Yüksekokulu’na 3 akademisyen alınacak
Konak Meslek Yüksekokulu’na 3 akademisyen alınacak
İçeriği Görüntüle

Öğrenciler için nefe aldıran o yaz tatili bitti, öğrenci ve veli 14 Eylül’deki ilk ders ziline odaklandı. Minikleri kapsayan uyum programı ise başladı.Yeni dönem, yeni heyecan derken çocuklarda kaygının da oluşabilmesi muhtemel. Okula başlama sürecinin çocuklar için yalnızca akademik bir dönemin değil, yeni beklentilerin, sosyal ilişkilerin ve günlük düzenin de başlangıcı olduğunu belirten Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oya Mortan Sevi, ailelere "Çocuğun kaygısını tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, baş edebilmesine yardımcı olun" uyarısında bulundu.

Doç. Dr. Sevi, "Burada ebeveynlerin temel görevi çocuğun kaygısını tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak değil, çocuğun bu kaygıyla baş edebilmesine yardımcı olacak şekilde eşlik etmektir. Stres dayanıklılığı açısından ailelerin çocuklarına verebileceği en önemli mesajlardan biri, 'Zorlanabilirsin ama bununla baş edebilirsin' mesajıdır. Dayanıklılık, hiç kaygılanmamak ya da hiç zorlanmamak değildir" dedi.

Doğru iletişimin önemi!

Ebeveynlerin çocuk ile iletişiminde kullanılması gereken iletişime değinen Doç. Dr. Sevi, şunları söyledi:

"Çocuk yeni ve belirsiz bir ortama giderken, gerektiğinde geri dönebileceği güvenli bir ilişkisinin olduğunu bilmek ister. Bu nedenle ebeveynin mesajı ne 'Hiç korkma' ne de 'Sen bensiz yapamazsın' olmalıdır. Daha işlevsel mesaj, 'Seni özleyebilirim, sen de beni özleyebilirsin; ama burada güvende olduğunu ve bununla baş edebileceğini biliyorum' şeklindedir.

Çocuğunu ilk kez okula bırakan bir ebeveynin duygulanması ve kaygılanması doğaldır. Ancak ebeveyn vedalaşmayı sürekli uzatıyor, tekrar tekrar sınıfa dönüyor ya da çocuğun yanında kendi endişesini yoğun biçimde dile getiriyorsa çocuk bu durumu okulun gerçekten tehlikeli ya da baş edilmesi güç olduğu şeklinde yorumlayabilir. Ebeveynin sakin, kararlı ve güven veren tutumu çocuğun da yeni ortama uyum sağlamasını kolaylaştırır."

Rutinler ve uyum sürecinin hedefleri

Rutinlerden ve güven mesajından da bahseden Doç. Dr. Oya Mortan Sevi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aile ve okul aynı hedef etrafında buluştuğunda çocuk için daha tutarlı bir çevre oluşur. Verilmek istenen ortak mesaj, 'Burada güvendesin, zorlanman anlaşılabilir ve zamanla bununla baş edebilirsin' olmalıdır.

Sonuç olarak okula uyum sürecinde amaç, çocuğun hiç kaygı yaşamaması değil; kaygısını fark edebilmesi ve adlandırabilmesi, bu duyguyla yalnız kalmadan yetişkinin sakin ve güven veren eşliğini hissedebilmesi, kaygılandığında ne düşündüğünü fark ederek bu düşünceleri daha işlevsel biçimde değerlendirebilmesi, kaçınmak yerine küçük adımlarla sürece katılabilmesi, kendi baş etme kaynaklarını kullanabilmesi ve ihtiyaç duyduğunda güvenli ilişkilerine dönebileceğini bilmesidir."

Kaynak: İHA