Son Mühür- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin dört bir yanında başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" buluşmaları kapsamında Niğde’de tarihi bir kalabalığa hitap etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına yönelik gerçekleştirilen hukuki süreçleri "yargı görünümlü bir iktidar kumpası" olarak nitelendiren Özel, Niğde Meydanı’ndan Türkiye’nin siyasi geleceğine dair kritik mesajlar verdi. Şehrin ilçelerini tek tek selamlayarak konuşmasına başlayan Özel, Niğde’nin yiğit insanlarının adaletsizliğe karşı gösterdiği bu duruşun, milli iradenin en büyük teminatı olduğunu vurguladı.
Deprem bölgesinin acısı Niğde Meydanı’nda yankılandı
Konuşmasına deprem bölgesinden geldiğini belirterek başlayan Özgür Özel, felaketin üçüncü yılında bölgedeki durumun hala içler acısı olduğunu ifade etti. Altı ağır hasarlı ilde yaptığı incelemelerin ardından Niğde’ye geçtiğini belirten Özel, konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren vatandaşların selamını getirdiğini söyledi. İktidarın deprem konutları konusundaki karnesinin zayıflarla dolu olduğunu savunan CHP lideri, verilen sözlerin aksine konutların tamamlanma oranının hala çok düşük seviyelerde kaldığını rakamlarla dile getirdi. "İnsanlarımız hala tozun, toprağın ve yasın içinde yaşarken; biz burada siyaset değil, bir vicdan muhasebesi yapmaya geldik" diyen Özel, depremzedelerin yalnız bırakıldığını savundu.
"Boş Senet" eleştirisi
Özgür Özel, konuşmasının önemli bir bölümünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politika hamleleri ile deprem bölgesindeki tutumu arasındaki çelişkilere ayırdı. İktidarın bir dönem "katil" veya "darbeci" diyerek itham ettiği liderlerle bugün yan yana gelmesini eleştiren Özel, halkın bu tutarsızlığı gördüğünü belirtti. Deprem bölgesindeki inşaat süreci için toplanan 71 milyar dolarlık kaynağın akıbetini soran Özel, ek vergilerle halkın sırtına yüklenen maliyetlerin karşılığında depremzedelere "boş senet" imzalatılmasının bir utanç vesikası olduğunu söyledi. Vatandaşın 18 yıl boyunca borçlandırılmasını ve rezerv alan ilanlarıyla mülksüzleştirilmesini "kul hakkı yemek" olarak tanımlayan Özel, iktidarı bu faiz ayıbına son vermeye davet etti.
"Niğde kimsenin kalesi değildir, Niğde milletin kalesidir"
Demokrasi ve yerel yönetimler üzerinden iktidara "hazımsızlık" eleştirisinde bulunan Özgür Özel, Niğde’deki seçim sonuçlarına duydukları saygıyı hatırlattı. CHP’nin yıllardır Niğde Belediyesini kazanamamasına rağmen hiçbir zaman milli iradeye küsmediğini belirten Özel, kazanan belediye başkanını tebrik ederek demokratik olgunluk dersi verdi. Ancak devletin valilerinin ve kaymakamlarının bir partinin il veya ilçe başkanı gibi hareket etmesine sert tepki gösterdi. Devletin ayarlarıyla oynanmaması gerektiğini vurgulayan Özel, "Eğer milletle devleti karşı karşıya getirirseniz, bu kavgadan her zaman millet galip çıkar" diyerek, kamu görevlilerinin tarafsız olması gerektiğinin altını çizdi.

30 yıllık havaalanı bekçisi ve Niğde’nin bitmeyen çilesi
Niğde’nin yerel sorunlarını "kara mizah" örnekleriyle anlatan Özgür Özel, 1996 yılında temeli atılan ancak aradan geçen 30 yıla rağmen bir türlü tamamlanmayan Niğde Havaalanı projesine dikkat çekti. Proje için alınan bekçinin hiç uçak görmeden EYT’den emekli olduğunu hatırlatan Özel, bu durumu iktidarın Niğde’ye bakış açısının bir özeti olarak sundu. Sadece havaalanı değil; Bor Fizik Tedavi Merkezi’nin yarım kalan inşaatı, Niğde Müzesi’nin deprem sonrası belirsiz durumu ve tekstil fabrikalarının birer birer kapanmasıyla artan işsizlik gibi konuları gündeme taşıdı. Akkaya Barajı’nın kapalı sisteme geçirilmemesi nedeniyle yaşanan su israfının çiftçiyi vurduğunu belirten Özel, Niğde’nin potansiyelinin iktidar eliyle heba edildiğini savundu.
Büyük değişim ve erken seçim çağrısı
Partisindeki değişim sürecinin meyvelerini vermeye başladığını belirten Özgür Özel, yaş ortalaması 42 olan dinamik bir ekiple Türkiye’nin kaderini değiştirmeye kararlı olduklarını söyledi. Erhan Adem ve Ömer Fethi Gürer gibi isimlerin Niğde’nin ve Türk çiftçisinin sesi olduğunu vurgulayan Özel, CHP’nin artık Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldiğini ifade etti. Halkın artık boş vaatlere karnının tok olduğunu, emeklinin ve işçinin geçim derdiyle boğuştuğunu belirten Özel, konuşmasını en net talebiyle sonlandırdı: "Biz artık bu iktidardan çözüm beklemiyoruz. Ne müze, ne havaalanı, ne de zam... Bizim tek bir talebimiz var, o da milletin hakemliğine başvurmaktır. Sandığı getirin, erken seçimi yapalım!"
Patates ve soğan depoda çürüyor
Niğde’nin bir tarım kenti olmasının ötesinde, Türkiye’nin gıda güvenliği için stratejik bir merkez olduğunu hatırlatan Özgür Özel, çiftçinin içine düştüğü içler acısı durumu somut verilerle ortaya koydu. Üreticinin tarlada 4,5 liraya satmakta zorlandığı patatesin İstanbul’da 25 liraya kadar çıkmasının kabul edilemez bir aracılık düzeni olduğunu ifade eden Özel, "Üretici kazanamıyor, tüketici ise fahiş fiyatlar altında eziliyor" dedi. Depolarda bekleyen 500 bin ton patatesin bir ay içinde pazarlanmaması durumunda çürümeye terk edileceği uyarısında bulunan CHP lideri, soğan üreticisinin ise tarla temizleme maliyeti karşılığında ürününü bedava vermeye razı hale getirildiğini, tarlada 2 lira olan ürünün pazarda 15 liraya satılmasının sistemin iflası olduğunu dile getirdi.
Don felaketi ve uluslararası rekabetin kıskacında Niğde elması
Kentin simgelerinden olan elma üretiminin don felaketi nedeniyle %95 oranında rekolte kaybı yaşadığını hatırlatan Özel, bu boşluktan yararlanan İtalya ve Polonya menşeli ürünlerin Niğde pazarını istila ettiğini söyledi. Yerli üreticinin devlet desteğinden yoksun bırakılması nedeniyle Niğde’nin pazar hakimiyetini kaybettiğini ve bu durumun kentin ekonomik geleceğini tehdit ettiğini savundu. Dünya markası olan meşhur Darboğaz kirazı üreticilerinin de benzer bir sahipsizlikle boğuştuğunu ifade eden Özel, "Bir yıl ürün dalda kalıyor, ertesi yıl don vuruyor ancak devletin eli bir türlü çiftçiye uzanmıyor" diyerek, borç sarmalı içindeki üreticilerin ağaçlarını kesme noktasına geldiğini üzülerek müşahede ettiklerini belirtti.
"Faizler silinecek, mazot 35 lira olacak"
Özgür Özel, CHP iktidarında tarım sektörüne nefes aldıracak radikal çözüm paketlerini de ilk kez bu kadar net bir şekilde ilan etti. İktidara geldiklerinde kurulacak "Çiftçi Dostu Hükümet" ile tarımdaki tüm borç yükünü hafifleteceklerini vaat eden Özel, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalara olan borçların faizlerinin tek seferde silineceğini, ana paranın ise faizsiz olarak beş yıla yayılacağını müjdeledi. Akaryakıt fiyatlarındaki adaletsizliğe de değinen Özel, "Milyarder armatörlerin gemileri ÖTV’siz, KDV’siz yakıt kullanırken, Türk çiftçisinin traktörüne 60 liralık mazot reva görülüyor. Bizim iktidarımızda traktörün deposuna girecek mazotun fiyatı net 35 lira olacak ve tüm vergiler kaldırılacak" dedi.
"Türkiye ittifakı" ile hakça paylaşım ve planlı üretim
Konuşmasında sadece belli bir kesime değil, tüm demokratlara seslenen Özel; muhafazakar, milliyetçi, sosyal demokrat ve Kürt demokratların "Türkiye İttifakı" çatısı altında birleştiğini söyledi. Atatürk sevgisi ve vatan bütünlüğü ortak paydasında buluşan herkesin başının üstünde yeri olduğunu belirten Özel, tarımda planlı üretim modeline geçeceklerinin sözünü verdi. Devletin yasal olarak ayırması gereken gayrisafi milli hasılanın %1’lik desteğinin çiftçiye verilmediğini, bu payın bütçede binde ikiye kadar düşürüldüğünü hatırlatan Özel, "Hakkınız olan 772 milyar lira yerine size sadece 168 milyar lirayı layık görenlere sandıkta cevap vereceksiniz. Oyu Türkiye İttifakı’na verecek, hakkınızın beşten birini değil, tamamını söke söke alacaksınız" diyerek konuşmasını büyük bir kararlılıkla noktaladı.
"Sizlerin elleri öpülür"
Konuşmasında dedesi Abdullah Ağa ile yaşadığı bir anıyı paylaşan Özgür Özel, kışın buz tutan havuzlarda lahana yıkayan bir neslin torunu olduğunu anlattı. Dedesinin 99 yaşına kadar pazar tezgahında alın teri döktüğünü ve parmaklarının romatizma ile nasırdan eğildiğini belirten Özel, "Dedeme bu parmakların halini sorduğumda, 'Evlatlarını okuturken oldu' derdi. Bugün Niğde meydanındaki emeklilerin, elleri nasırlı büyüklerimin o eğilmiş parmaklarında bir ömürlük fedakarlık var" diyerek tüm emeklilere olan saygısını dile getirdi. Özel, bu fedakarlığın karşılığının yoksulluk sınırı altında bir maaş olmaması gerektiğini vurguladı.
"Beş emekli birleşse bir yoksul etmiyor"
Ekonomik veriler üzerinden iktidarın "refah" söylemlerini çürüten Özgür Özel, Türkiye’deki yoksulluk sınırının 102 bin liraya ulaştığını hatırlattı. Emekli maaşlarının ve asgari ücretin açlık sınırı karşısında eridiğini belirten Özel, "Beş emekli bir araya gelip maaşlarını tek bir havuzda toplasa, içlerinden bir kişi bile yoksulluk sınırının üzerine çıkamıyor. Bu, toplumsal bir yıkımdır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2005 yılında söylediği "Eskisinden az ekmek alıyorsanız bana beddua edin" sözünü hatırlatan Özel, 2005’te 2.100 ekmek alınan en düşük emekli maaşıyla bugün sadece 1.300 ekmek alınabildiğini, son üç yılda bile emeklinin sofrasından 200 ekmeğin çalındığını ifade etti.
TÜİK’e sert eleştiri
Enflasyon rakamları ve maaş zamları konusundaki adaletsizliğin kaynağı olarak TÜİK’i işaret eden Özgür Özel, kurumu "Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu" olarak tanımladı. TÜİK’in gerçek enflasyonu gizleyerek emeklinin ve memurun hakkını gasbettiğini savunan Özel, dünya genelindeki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan daha fazla bir artışın Türkiye’de sadece bir ayda yaşandığını söyledi. Yapılan %12’lik zammın daha ilk ayda eridiğini belirten Özel, CHP iktidarında en düşük emekli maaşının önce bir asgari ücret seviyesine, ardından 1999-2002 dönemindeki gibi 1,5 asgari ücret düzeyine çıkarılacağını taahhüt etti.





