Son Mühür - Little Saint James, namıdiğer “Epstein Adası”, Jeffrey Epstein skandalının en karanlık simgelerinden biri olmayı sürdürürken, sızan yeni fotoğraflar ve mimari ayrıntılar ürpertici bir gerçeği daha ortaya koydu. Bir dönem milyarderlerin tropik cenneti olarak tanıtılan adada, kayalıkların altına gizlenmiş ve doğrudan denize açıldığı öne sürülen gizli bir tuzak kapının bulunduğu iddia edildi.

Denize açılan gizli geçit
India Herald tarafından paylaşılan görüntülerde, adadaki yapılardan birinin zemininde bulunan ağır ve kilitli bir kapak dikkat çekti. Bu bulgu, uzun süredir dile getirilen ancak kanıtlanamayan “denize açılan gizli geçit” iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Kıyı hattını inceleyen araştırmacılar ve yerel dalgıçlar ise yosunlarla gizlenmiş, ilk bakışta fark edilmesi neredeyse imkânsız olan ve insan eliyle şekillendirildiği düşünülen karanlık bir boşluğa işaret ediyor.

Karmaşık yer altı tünelleri var
Adanın eski çalışanları, ana yapılar ile “tapınak” olarak bilinen çizgili bina arasında karmaşık yer altı tünelleri bulunduğunu, bu alanlara yaklaşmanın kesinlikle yasak olduğunu anlatıyor. Dışarıdan kilitlenen kapılar, biyometrik sistemler ve yük asansörleriyle donatılan bu bölümlerin yalnızca “depo” olarak tanımlanması, mevcut elektrik altyapısı ve mimari düzenlemeyle örtüşmediği için şüpheleri artırıyor.
Sosyal medyada ve araştırmacı çevrelerde en çok tartışılan başlık ise gizli kapının delil yok etmek amacıyla kullanılmış olabileceği ihtimali. Bölgede özellikle leşle beslenen kaplan köpekbalıklarının yoğunluğuna dikkat çekilirken, bu durum “doğa geride iz bırakmaz” iddiasını besleyen ürkütücü bir komplo teorisine dönüşmüş durumda. Yetkililer şu ana kadar doğrulanmış bir cinayet bulgusuna ulaşılamadığını belirtse de, “deniz kestanesi bariyerleri” gibi ayrıntılar Little Saint James’in özel olarak izole edilmiş bir kontrol alanına dönüştürüldüğü yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

Jeffrey Epstein'ın ölümündeki şüpheler
Öte yandan Jeffrey Epstein’ın 2019’da hücresinde ölü bulunmasının ardından yayımlanan dava dosyalarında, Prince Andrew’dan Bill Clinton’a, Donald Trump’tan Michael Jackson’a kadar birçok tanınmış ismin adı geçmişti. FBI, bir “müşteri listesi”ne dair kanıt bulunmadığını ve ölümün intihar olduğunu savunsa da, adanın mimarisinde ortaya çıkan bu karanlık ayrıntılar tartışmaların kapanmasına izin vermiyor.
Bir federal soruşturmacının da ifade ettiği gibi, en büyük sırlar belgelerde değil; açılması istenmeyen kapılarda, duvarların arasında ve mimarinin derinliklerinde gizli kalıyor.





