Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı, bugün başlayan yeni eğitim öğretim yıllıyla ilgili İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde gerçekleştirdi. Basın açıklaması okuyan İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al, önemli açıklamalarda bulundu.

Ruhisu Can Al: AK Parti eğitimde iki büyük tahribat yarattı

Ruhisu Can Al CHP İzmir eğitim

AK Parti iktidarında velilerin özel okul eğitimi için zorlandığı ve devlet okullarındaki kalitenin düştüğünü vurgulayan CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al, nitelikli eğitimin ekonomik bir noktaya geldiğini aktararak, "14 Eylül’de tüm Türkiye’de 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlıyor. Biz bugün, 24 yıllık AK Parti iktidarının Türk Millî Eğitim sistemine, daha doğrusu AK Parti rejiminin bu ülkenin çocuklarına ne yaptığını veriler ışığında konuşacağız. AK Parti’nin eğitime ilişkin tercihlerini, bu tercihlerin eğitim sistemimizde yarattığı tahribatı ve milyonlarca veli, öğrenci ve öğretmeni karşı karşıya bıraktığı sonuçları değerlendireceğiz. Öncelikle şunu bilmeliyiz: AK Parti iktidarı eğitimde iki büyük tahribat yarattı. Birincisi, kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş; ikincisi ise bilimsel ve laik eğitimden ideolojik eğitime geçiştir.

AK Parti iktidarının 24 yılda kamusal eğitimi nasıl zayıflattığının önemli bir göstergesi okul ve öğrenci sayılarındaki değişimdir. 2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısı 2025’te 56 bin 336’ya çıktı. Peki, bu süre zarfında özel okul sayısı ne oldu? 2002’de 2 bin 395 olan özel okul sayısı 2025’te 14 bin 700’e yükseldi. Yani devlet okulu sayısı yüzde 37 artarken özel okul sayısı yüzde 513 arttı. Öğrenci sayılarındaki değişim de aynı tabloyu ortaya koyuyor. 2002’de devlet okulunda okuyan öğrenci sayısı 13 milyon 675 bin 285 iken, 2025’te bu sayı 15 milyon 336 bin 143’e yükseldi. Devlet okullarındaki öğrenci sayısı yüzde 12,15 arttı.

Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artış oranı ise yüzde 560 oldu. Bu tablo bize yalnızca kamu okullarının zayıflayıp özel okulların güçlendiğini söylemiyor. Eğitim sisteminin ağırlık merkezinin de artık özel okullardan yana değişmiş olduğunu gösteriyor. Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor. Buradan çıkarılması gereken sonuç, “Veliler çocuklarını özel okula göndermek istiyor” değildir. Asıl gerçek şudur: Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor" dedi.

"Yaşasın Kamusal Eğitim Cumhuriyeti mücadelemiz"

Öte yandan, basın açıklamasında iktidarın eğitim politikalarını eleştirmeye devam eden CHP'li Al, kamusal eğitim cumhuriyeti oluşturmak için sonuna kadar mücadele edeceklerini altını çizerek, konuyla ilgili ifadelerini şu sözlerle sürdürdü: "AK Parti'nin eğitimde yarattığı birinci tahribat kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçişti. İkinci büyük tahribatsa laik ve bilimsel eğitimden ideolojik eğitime geçiş çabalarıdır. Herkes çok iyi biliyor ki evrensel, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuğa ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten eğitimdir. İyi eğitim, çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir. Millî Eğitim Bakanlığının tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yapmış olduğu ÇEDES ve benzeri protokolleri, eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz. Biz eğitim-öğretim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitimden beklentisini cisimleştiren hedef, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” nesil yetiştirmektir. “Maarif” modelinde ise “aklıselim, kalbiselim, zevkiselim” nesiller yetiştirme hedefine yönelmiş, hürriyet gibi bir özden arındırılmış, böylece yeni nesillerin pasif ve evcil olması amaçlanmıştır. Cumhuriyet’in eğitim anlayışında çocuk, devletin biçimlendireceği bir nesne değildir. Çocuk, kendi geleceğini özgürce kurabilmesi gereken bir yurttaştır. Ve bizim eğitim anlayışımızın temel sorusu “Nasıl bir insan yetiştireceğiz?” değil; “Her çocuğun kendi aklıyla, kendi vicdanıyla ve kendi özgür iradesiyle nasıl bir insan olabileceğinin önünü nasıl açacağız?” sorusudur. Bizim cevabımız nettir: Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik ve eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracağız. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; eğitimi piyasanın, dinsel yapıların ya da siyasal iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkararak yeniden toplumun ortak hakkı ve kamusal sorumluluğu haline getirme iradesidir.

Bizim için eğitim; çocuğun doğduğu ailenin gelirine, yaşadığı mahalleye, cinsiyetine, diline, inancına ya da sahip olduğu olanaklara göre değişen bir ayrıcalık değil, herkes için eşit ve nitelikli bir yurttaşlık hakkıdır. Bu nedenle Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız eğitimi; güçlü ve güvenceli öğretmenlik mesleğini; çocukların özgürce düşünebildiği, sorgulayabildiği ve kendisini gerçekleştirebildiği okulları savunur. Teknolojiyi ve yapay zekâyı da insanın ve toplumun hizmetine sunar; verinin metalaştırılmasına, eğitimin şirketlerin kâr alanına dönüştürülmesine karşı çıkar. Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti, eğitimin yeniden herkesin hakkı, okulun toplumun ortak yaşam alanı ve öğretmenin bu dönüşümün kurucu öznesi olduğu bir gelecek iddiasıdır. Yaşasın Kamusal Eğitim Cumhuriyeti mücadelemiz"

Utku Gümrükçü'den AK Parti'ye eğitim eleştirisi

Utku Gümrükçü CHP İzmir

Rusya Büyükelçisi'nden İzmir’de Nazım Hikmet Sergisi'ne ziyaret!
Rusya Büyükelçisi'nden İzmir’de Nazım Hikmet Sergisi'ne ziyaret!
İçeriği Görüntüle

AK Parti iktidarının eğitim sisteminde ciddi problemler yarattığını hatırlatan CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ise "Eğitim, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek koşullarını yetiştiren hepimiz için önemli bir kurum. AK Parti iktidarının yaptığı kötü şeylerin başında eğitim bulunmaktadır" diyerek, sözlerini noktaladı.

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN