Son Mühür / Osman Günden - CHP'li Yankı Bağcıoğlu, F-35 programı ve ABD ile yürütülen diplomatik süreç hakkında dikkat çekici uyarılarda bulundu. ABD kanadından gelen açıklamalara değinen Bağcıoğlu, “Yürürlükteki ABD yasal mevzuatı çerçevesinde; gereken yapılmazsa Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün mümkün olmadığı ABD Senatosu’nda defalarca ifade edilmiştir. Başkan Yardımcısı Vance de yapılması gerekenler olduğunu vurgulamıştır. Buna rağmen Trump ve bazı ABD’li yetkililer, Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü ima eden olumlu mesajlar vermekte; Türk kamuoyunda ‘dönüş mümkün’ algısı oluşturulmaktadır” dedi. Sürecin diplomatik ciddiyetten uzaklaştığını belirten Bağcıoğlu, “Bu tablo, F-35 meselesinin teknik veya hukuki bir süreçten ziyade Türkiye üzerinde baskı kurmak ve ‘bazı kararları dayatmak için kullanılan bir pazarlık başlığına’ dönüştüğünü göstermektedir. Müttefiklik ilişkisi belirsizlik, oyalama ve kamuoyu yönetimiyle değil; şeffaflık, tutarlılık ve devlet ciddiyetiyle yürütülür” ifadelerini kullandı.

'Önceliklere yönelinmeli' çıkışı...

Türkiye'nin acil muharip uçak ihtiyacının belirsiz vaatlere bırakılamayacağının altını çizen Bağcıoğlu, eldeki kısıtlı kaynakların hava harekâtı ihtiyaçları kapsamında net önceliklere yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu doğrultuda atılması gereken adımları sıralayan Bağcıoğlu, “Acil olarak yapılması gereken, eldeki kısıtlı kaynağı hava harekatı ihtiyaçları kapsamında aşağıdaki önceliklere yönlendirmektir: KAAN’ın hızla tam harekât yeteneği kazanması, muharip uçak tedarik (EF-2000 ve F-16 B70) ve modernizasyon (Özgür) projelerinin hızlandırılması, muharip İnsansız Uçak Sistemlerinin envantere alımının süratlendirilmesidir” diyerek savunma sanayisindeki yerli ve alternatif projelerin önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sosyal medya uyarısı: Etkileşim avcılığı hastalığı yayılıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sosyal medya uyarısı: Etkileşim avcılığı hastalığı yayılıyor
İçeriği Görüntüle

''Bedeli ağır oldu...''

S-400 Hava Savunma Sistemi tedarik sürecini ve bu kararın sonuçlarını eleştiren Bağcıoğlu, ayrılan kaynakların geçmişte milli sistemlere aktarılması durumunda bugün daha güvenilir bir noktada olunabileceğini ifade etti. Alınan kararın savunma sanayisine yönelik ambargoları tetiklediğini belirten Bağcıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Büyük bir başarı hikâyesi olarak sunulan, Türkiye’ye getirilişi televizyonlardan canlı yayınlanan ve haklı gerekçelerle karşı çıkanların neredeyse vatan haini ilan edildiği S-400 tedarikinin bedeli Kaan için F110 motorların tedarik edilememesi dahil ağır olmuştur. ABD Savunma Yetkilendirme Yasası’nda yapılması muhtemel düzenleme sadece F-35’ler odaklı yürütülmemeli, CAATSA yürürlüğüne de uygulanmalı ve Savunma Sanayi Başkanlığı üzerindeki kısıtlamalar kalkmalıdır. Ama her hal ve şartta S-400 tedarikinin milli güvenliğimize verdiği hasarın siyasi sorumluluğu mutlaka alınmalıdır.”

Muhabir: Osman Günden