Cengiz Coşkuner'in sağlık durumu dünden beri sanat camiasının tek gündemi. Sosyal medyada bir anda "öldü mü" soruları dolaşmaya başladı, ama doğrulanmış bir ölüm haberi yok. Tedavi sürüyor.
Hastalığın adı konmadı. Ne doktorlar ne de ailesi bugüne kadar bir teşhis paylaştı, kamuoyuna yansıyan tek bilgi ani solunum sıkıntısı.
Cengiz Coşkuner'in sağlık durumu nasıl?
Durumu ciddiyetini koruyor, tedavisi Bodrum'daki özel bir hastanenin yoğun bakımında entübe olarak sürüyor. Sanatçı kısa sürede üç ayrı hastane gördü.
| Durak | Ne oldu |
|---|---|
| Datça Devlet Hastanesi | Solunum sıkıntısı üzerine ilk müdahale yapıldı |
| Marmaris | Durumu ağırlaşınca buraya sevk edildi |
| Bodrum'da özel hastane | Yoğun bakıma alındı ve entübe edildi |
Bu sabah yayımlanan haberlerde de tablo değişmedi. Sevenleri, ailesinden ya da hastaneden gelecek ilk açıklamayı bekliyor.

Kemandan elektrogitara uzanan hikâye
5 Nisan 1950'de İstanbul'da doğdu. Müziğe keman sanatçısı babası Hüseyin Coşkuner'in elinden tutarak başladı, 10 yaşına kadar keman çaldı. Sonra gönlünü gitara kaptırdı.
Şişli Terakki'deyken bir öğretmeni yeteneğini fark etti ve onu konservatuvara yönlendirdi. İşin tuhafı, okulda gitar bölümü yoktu. Coşkuner de eğitimini trompet, kontrbas ve piyano bölümlerinde tamamladı.
Maksim Gazinosu'ndan Zeki Müren'in albümlerine
Adını Maksim Gazinosu'nun sahnesinde duyurdu. Asıl ustalığı, Türk müziğindeki komalı sesleri elektrogitarın perdelerine taşıyabilmesiydi. Alaturka müzikte çığır açan da bu yeteneği oldu.
1970 ile 1986 arasında Zeki Müren, Bülent Ersoy, Neşe ve Gülden Karaböcek, Coşkun Sabah, Selami Şahin ve Yıldırım Gürses'in albümlerini o düzenledi, Orhan Gencebay'la ortak işlere imza attı. Cengiz Kurtoğlu'nun "Duvardaki Resim", "Unutulan" ve "Gelin" şarkıları da onun kaleminden çıktı. 1986'dan sonra kendi enstrümantal albümlerine yöneldi.



