Anayasa Mahkemesi, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun bazı hükümlerine ilişkin yapılan itirazı karara bağladı. Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından yapılan başvuruda, Kanun’un 43’üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan bazı ifadelerin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri talep edildi.
Cezalara itirazda yargı yolunun kapalı olması Anayasa'ya aykırı olduğu savunuldu
İtiraz konusu düzenlemede, askeri öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yargı yoluna ilişkin hükümler yer alıyor. Buna göre söz konusu kişiler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları dışındaki disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilmesine imkân tanınıyor. Başvuruda ise “uyarma” ve “kınama” cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olmasının Anayasa’ya aykırı olduğu savunuldu.
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın çeşitli maddeleri kapsamında değerlendirdi. Kararda, askeri disiplinin korunmasının Türk Silahlı Kuvvetleri açısından meşru ve önemli bir amaç taşıdığı belirtildi. Mahkeme, uyarma ve kınama cezalarının disiplin düzeninin sağlanmasına yönelik olduğunu değerlendirdi. Kararın gerekçesinde, bu cezaların askeri personelin görev ve davranışlarına ilişkin disiplin kurallarının uygulanması kapsamında bulunduğu ve düzenlemenin askeri hizmetin gerekleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
AYM, disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılmasına ilişkin düzenlemeyi, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğü bakımından da inceledi. Mahkeme, hak arama özgürlüğünün mutlak olmadığını ve Anayasa’nın ilgili hükümleri çerçevesinde kanunla belirli sınırlamalar getirilebileceğini değerlendirdi.
Yargıtay, iptal kararının reddine karar verildi
Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, bazı üyelerin çoğunluk görüşüne katılmadığı da görüldü. Karşı oy gerekçelerinde, uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunun tamamen kapatılmasının hak arama özgürlüğü ve yargısal denetim bakımından değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşlere yer verildi.
Karşı oy gerekçelerinde özellikle disiplin cezalarının kişinin mesleki hayatı ve özlük hakları üzerindeki etkileri ile bu cezaların yargı denetimi dışında bırakılmasının sonuçları üzerinde duruldu. Söz konusu üyeler, itiraz konusu ifadelerin Anayasa’nın 13, 36, 125 ve 129’uncu maddeleriyle bağdaşmadığı kanaatini dile getirdi.




