Son günlerde kamuoyunun gündeminde olan fon soruşturması kapsamında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da iddialar gündeme geldi. Kaya, kendisi ve eşi İlyas Kaya’nın borsa işlemlerine ilişkin iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla yürüttüğü görevlerden istifasını istedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kaya’nın istifasını kabul etmişti.

Hassasiyetler dikkat çekti

Gündemde yer alan fon soruşturmalarında devlet erkanından kişilerin adının geçmesi kamuoyunda tepkilere neden olurken, 2000'ler öncesi dönemde devletin çeşitli mevkilerinde görev yapan isimlerin görev süreçlerindeki hassasiyetleri sosyal medyada dikkat çekti. Gazeteci Fatih Selek de sosyal medya hesabından, Türk siyaset ve bürokrasi tarihinin en genç yaşta üst düzey sorumluluk üstlenmiş, "Tank Hasan" lakabıyla da bilinen önemli bir siyasetçi, bürokrat ve araştırmacı olan, 19 Mart 2018 tarihinde Ankara'da 73 yaşında hayatını kaybeden, Turgut Özal döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı ve Millî Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı gibi kritik görevlerde bulunan eski Bakan Hasan Celal Güzel hakkında arşiv niteliğinde bir video paylaştı.

Selek videoda şu ifadeleri kullandı:

AK Partili Metin Külünk'ten fon kriziyle ilgili üç adrese çağrı: İstifa edin
AK Partili Metin Külünk'ten fon kriziyle ilgili üç adrese çağrı: İstifa edin
İçeriği Görüntüle

"Özal dönemi Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Celal Güzel soyisminin hakkını veren bir insandı. Vefatından beş yıl önce Sabah gazetesinde, 'Meğer ben ne enayiymişim' diye bir yazı yazmıştı, iğneleyerek. Hasan Celal Güzel şahsi işlerini devletin malıyla yazmamak için cebinde iki kalem taşırmış. Özel işlerini kendi kalemiyle yazarmış. Eşini ve çocuklarını bir defa makam aracına bindirmemiş. Halkın parasıyla sübvanse ediliyor diye meclis lokantasından yemek yememiş. Koruma görevlisi kullanmamış. Makamındaki telefondan özel aramalar yapmamış. Mecliste cebinde şıkır şıkır jetonla geziyormuş. Özel görüşmelerini gidip ankesörle yapıyormuş. Eşini vakıflar genel müdürlüğüne düşünmüşler. Hak ettiği halde engellemiş. Bugünlerin insanları için bunlar biraz abartı gelebilir ama ne güzel hassasiyetler değil mi? Bunlar ne çabuk unutuldu gitti ya da varsa da biz göremiyoruz. Devletin kalemiyle özel işlerini yazmayan adama kimse yanlış teklifte bulunamaz. Nitekim ANAP genel başkanlığı için adı geçtiğinde çanta dolusu para teklif etmişler. Elinin tersiyle itmiş. Yazıyı yazdığında da kirada oturduğunu söylemişti. Şimdi bugünlere geliyoruz. Yaşananlar inanılmaz. Ne mutlu yanlışa tevessül etmeyenlere. Ne mutlu ismi şaibeyle anılmayanlara. Ne mutlu arkasından temiz bir insandı vurguncu değildi dedirtenlere. Ne mutlu kendisinden sonra gelenlere bu koltukta böyle bir dürüst insan oturdu dedirtenlere."


Muhabir: DİLEK ÇAKIR DURAK