İzmir sokaklarında bebek arabasını iterken nefes nefese koşan bir adam görürseniz şaşırmayın. O ritmik adımların arkasında, hem bir maraton sevdası hem de babalık mesaisi var.

36 yaşındaki Refik Demirtaş, 10 ay önce kızı Deniz’i kucağına aldığında her yeni ebeveyn gibi bir ikilemde kaldı: Ya çok sevdiği uzun mesafe koşularına veda edecekti ya da hayatına yeni bir rota çizecekti. O ikinciyi seçti. Üstelik kızını da bu serüvene ortak etti.

Çeşme'de başlayan Rota, Sakız Adası'na uzandı

Galericilik yapan Demirtaş, kızının doğumundan sonra antrenmanlarını aksatmaya başlamıştı. Mayıs ayında Çeşme Maratonu'nu izlemeye gittiğinde kafasında bir şimşek çaktı. 6 aylık Minik Deniz'i bebek arabasına koydu ve çizginin arkasına geçti.

İlk deneme kusursuzdu. Deniz ne huzursuzluk çıkardı ne de ağladı. Aksine, rüzgâr yüzünü yalayıp geçtikçe bu yeni oyundan keyif aldı.

İş ciddiye binince baba Demirtaş hemen harekete geçti. Özel üç tekerlekli bir koşu arabası edindi. Güvenlik kemerleri takıldı, oyuncaklar yerleştirildi, mama parkuru hazırlandı. Baba-kız ekibi böylece resmi olarak kuruldu.

Sadece dört ayda İstanbul’dan Sakız Adası’na kadar uzanan 10 kilometrelik parkurları geride bıraktılar. Son olarak Uluslararası 9 Eylül İzmir Yarı Maratonu ve Urla’daki parkurda rüzgâr gibi estiler.

"Eskiden kulaklık takardım, şimdi kızımla konuşuyorum"

Koşu bandında veya asfalt üzerinde yalnız olmak başka, arkanda 10 aylık bir yol arkadaşı taşımak bambaşka. Refik Demirtaş, bu değişimle birlikte spor anlayışının tamamen başkalaştığını anlatıyor:

"Eskiden kulağıma müzik takar, sadece kendi tempoma bakardım. Şimdi tek odağım Deniz. Bir yandan adımlarımı sayıyorum, bir yandan onunla sohbet ediyorum. Bazen kendi dilinde bana cevaplar veriyor, dünyalara bedel! Normal koşularımdan katkat daha heyecanlı."

YENİ Parti İzmir’de kongre tarih ve saatleri belli oldu!
YENİ Parti İzmir’de kongre tarih ve saatleri belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Işıkları geçen her kilometrede mola verip kızının mamasını yediren Demirtaş, şaşırtıcı bir detayı da paylaşıyor: Deniz genellikle koşu bittiğinde, araba durduğunda ağlamaya başlıyor. Hareket, onun huzuru olmuş durumda.

"Bu havada bebekle koşmak gerçekten delilik"

İşin arkasındaki en büyük destekçi ise anne Nurdan Demirtaş. İlk başlarda fikre temkinli yaklaşsa da eşinin heyecanına ortak olmuş. Türkiye'de benzerini yapan babaların azlığından yola çıkarak bu anları ölümsüzleştirmeye karar vermişler.

Nurdan Demirtaş, arkalarındaki emek ve cesareti şu sözlerle özetliyor: "Eşim 'En azından büyüdüğünde bakacağı harika anıları olur' deyince ikna oldum. Ama dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Bu hava şartlarında, o tempoda bir bebekle kilometrelerce koşmak gerçekten büyük cesaret ve güç istiyor."

Baba-kız çifti, "Baba-kız koşuyor" sosyal medya hesabından paylaştıkları videolarla şimdiden binlerce kişiye ilham veriyor. Onlar için bitiş çizgisi sadece bir madalya değil; birlikte büyüyen unutulmaz bir çocukluk hikayesi.

Kaynak: AA