Ödül töreninde sahneye çıkan Emin Alper, yaptığı konuşmayla da geceye damga vurdu. Yönetmen, filminin korkunç suçlar işleyen faillerin zihniyetini anlamaya çalışan bir yapım olduğunu belirtirken, dünyanın farklı coğrafyalarında hakları için mücadele eden insanlara seslenerek büyük alkış topladı. Peki Gümüş Ayı ödülünü kazanan Emin Alper kimdir, kariyerinde hangi filmlere imza attı?
Emin Alper kimdir?
Emin Alper, 13 Ağustos 1974'te Karaman'da dünyaya gelen Türk yönetmen, senarist, yapımcı ve akademisyen. Lise eğitimini Ankara Fen Lisesi'nde tamamlayan Alper, üniversite hayatına Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde başladı. Ancak bu alanda kendini mutlu hissetmeyerek iki yıl sonra yeniden sınava girdi ve aynı üniversitenin İktisat bölümünü kazandı. 1999'da iktisat ve tarih eğitimini tamamlayan Alper, ardından Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde Modern Türkiye Tarihi üzerine doktorasını aldı.
Akademik kariyerini İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri bölümünde sürdüren Alper, aynı zamanda çeşitli dergilerde yazarlık yapıyor. Sinema tutkusu üniversite yıllarında Boğaziçi sinema kulübünde şekillenen yönetmen, 18 yaşında izlediği Emir Kusturica'nın Çingeneler Zamanı filminden derinden etkilendiğini belirtiyor. O dönemde arkadaşlarıyla birlikte Görüntü adlı sinema dergisini çıkaran Alper, senaryolar ve film eleştirileri kaleme aldı.

Emin Alper'in sinema kariyeri ve filmleri
Emin Alper, sinemaya kısa filmlerle adım attı. 2005'te çektiği Mektup ve 2006'daki Rıfat adlı kısa filmlerle festival çevrelerinde dikkat çekmeye başladı. Rıfat, birçok uluslararası festivalde gösterilerek ödüller kazandı.
Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi Tepenin Ardı (2012), 31. İstanbul Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Film ödülüne layık görüldü. Aynı yapım, 62. Berlin Film Festivali'nde Caligari Film Ödülü'nü ve Asya Pasifik Ekran Ödülleri'nde En İyi Film ödülünü kazanarak Alper'in uluslararası arenada tanınmasını sağladı. Film, bastırılmış şiddet ve paranoya temalarını güçlü bir sinema diliyle işliyordu.
2015 yılında çektiği ikinci uzun metraj filmi Abluka, 72. Venedik Film Festivali'nin ana yarışmasına seçildi ve Jüri Özel Ödülü'ne uzandı. Politik baskının birey üzerindeki etkisini karanlık ve gerilimli bir anlatımla ele alan yapım, Alper'in uluslararası konumunu daha da güçlendirdi.
Üçüncü filmi Kız Kardeşler (2019), 69. Berlin Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde yer aldı. Taşra yaşamı, aile bağları ve sınıfsal gerçekliği merkezine alan film, SİYAD'da 10 dalda 11 adaylık elde etti.
Dördüncü uzun metraj çalışması Kurak Günler (2022) ise Cannes Film Festivali'nin prestijli Belirli Bir Bakış bölümüne seçildi. 59. Antalya Film Festivali'nde Türkiye prömiyerini yapan yapım, En İyi Yönetmen dahil toplam 9 ödül kazandı. Küçük bir Anadolu kasabasında geçen siyasi ve toplumsal gerilimi konu alan film, yılın en çok konuşulan yapımları arasına girdi.
Sinema filmlerinin yanı sıra Alper, dijital platform projelerinde de yer aldı. BluTV için çekilen Alef dizisinin yönetmenliğini üstlenen Alper, ardından Arayış dizisinde de görev aldı. Bunların yanı sıra yeni kurulan Sinematek'in artistik direktörlüğünü de yürütüyor.
Kurtuluş filmi neyi anlatıyor?
Emin Alper'e Gümüş Ayı kazandıran beşinci uzun metrajlı filmi Kurtuluş, Batman ve Mardin arasında geçen sarsıcı bir hikaye anlatıyor. Yapım, koruculuk yapan Hazeran aşireti ile yıllar önce zorla terk etmek zorunda kaldıkları köylerine geri dönen Bezari ailesi arasındaki toprak çatışmasını merkezine alıyor.
Film, yalnızca bir arazi anlaşmazlığını değil; geçmişte yaşanan zorunlu göçlerin, devletle kurulan ilişkilerin ve yerel güç dengelerinin yarattığı derin toplumsal yaraları gözler önüne seriyor. Geri dönüşle birlikte bastırılmış husumetler, aidiyet tartışmaları ve mülkiyet sorunları yeniden alevleniyor. Tekinsiz rüyalar, iktidar mücadelesi ve kurtuluş arayışı ekseninde ilerleyen yapım, gerçek olaylardan esinleniyor.
Başrollerinde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan yer alan filmin kadrosunda ayrıca Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman gibi isimler bulunuyor. Yapımcılığını Liman Film'in üstlendiği Kurtuluş'un görüntü yönetmenliğini Ahmet Sesigürgil ve Barış Aygen, kurgusunu Özcan Vardar, müziklerini ise Christiaan Verbeek hazırladı.
Berlinale'de Türk sinemasının tarihi gecesi
76. Berlin Film Festivali, Türk sineması açısından unutulmaz bir geceye sahne oldu. Jüri başkanlığını efsanevi Alman yönetmen Wim Wenders'in üstlendiği festivalde, en büyük iki ödülün aynı anda Türk yönetmenlere verilmesi sinema tarihinde önemli bir sayfa olarak kayıtlara geçti. Metin Erksan'ın 1964'te Susuz Yaz ile ve Semih Kaplanoğlu'nun 2010'da Bal ile kazandığı Altın Ayı'nın ardından İlker Çatak'ın bu geleneği sürdürmesi, Emin Alper'in de Gümüş Ayı'yı alması Türk sinemasının uluslararası alandaki gücünü bir kez daha kanıtladı.
Emin Alper, toplumsal gerilim, taşra psikolojisi, iktidar ilişkileri ve vicdan temalarını metaforik bir anlatımla işleyen özgün sinema diliyle çağdaş Türk sinemasının en önemli temsilcileri arasında gösteriliyor.





