Son Mühür / Yağmur Daştan - Dünyaca ünlü yönetmen Christopher Nolan yeni eseri ‘Odyssey’ ile beyaz perdeye yeni bir soluk üfledi, etkisi tüm dünyada kasırgalara neden oldu. Nolan'ın, efsanevi ozanın hikaye anlatma sanatını filmine ustaca yansıtmasının ardından gözler, Bornova’nın gökyüzünü kucaklayan tepelerinde yaşadığına inanılan Homeros’un şehri İzmir'e çevrildi. Bir yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı ‘Destanların Doğduğu Yer, Bornova Homeros Mağaraları’ adlı kitabın yazarı Kent Tarihi Araştırmacı Altan Altın’ın hem Türkçe hem de İngilizce yayımladığı eseri de bu rüzgarın gücünü daha da perçinledi. Dünyanın en eski edebi bilmecelerinden “İlyada ve Odysseia’nın büyük şairi Homeros gerçekten nerede yaşadı, destanlarını nerede anlattı?” sorusu sonrası gözler Altın’ın kitabına ve Bornova’daki dört küçük mağaraya döndü.

“Uzun yıllardır söylence olarak değerlendirildi”

Altan Altın Homeros Kitap (5)

Geçmişten günümüze büyük ölçüde yerel söylenceler içinde kulaktan kulağa fısıldanan Homeros Mağaraları’nın aslında yüzlerce yıldır Avrupa’nın kültür ve entelektüel dünyasında sanılandan çok daha önemli birer yere sahip olduğunu ifade eden Altın, eser hakkında bilgiler verdi. Yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan en dikkat çekici bulgunun Bornova’daki mağaralarla yaklaşık 2 bin 300 yıl önce Prieneli Heykeltraş Archelaus tarafından yapılan “Homeros’un Tanrılaştırılması” adlı rölyef arasındaki çarpıcı benzerlik olduğunu söyleyen Altın, “Rölyef şu anda British Museum’da sergileniyor. Daha da ilginci, bu benzerliğin yaklaşık 200 yıl önce fark edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar yeterince dikkati çekmemiş olması. Homeros’un gerçek yaşamı ve doğum yeri konusunda kesin bir uzlaşma bulunmuyor. Ancak İzmir, antik çağlardan bu yana Homeros’la ilişkilendirilen kentlerin başında geliyor. Bornova’nın antik dönemdeki doğal yapısı; vadileri, su kaynakları, zeytinlikleri ve denizle bağlantılı coğrafyası düşünüldüğünde, Homeros’un destanlarında karşılaşılan pastoral ve deniz merkezli dünyanın bu coğrafyayla ilişkilendirilmesi dikkati çekici bir ihtimal olarak ortaya çıkıyor” dedi.

“İki asır önce Avrupalı gezginlerin rotasına girdi”

‘Destanların Doğduğu Yer, Bornova Homeros Mağaraları’ adlı kitap çalışması sırasında bu hikayenin izlerini dünyanın farklı yerlerinde dijital arşivlerde adım adım sürdüğünü aktaran Altın, “Araştırma sırasında daha önce bilinen 3-5 seyahat notunun çok ötesine geçtik ve Homeros Mağaraları’ndan söz eden yaklaşık 30 gezginin seyahat anlatısına ulaştık. Bu kayıtlar, mağaraların özellikle 18 ve 19. yüzyıllarda İzmir’e gelen Batılı gezginlerin ilgisini çeken önemli bir durak olduğunu bizlere gösterdi. Yani Bornova’nın bugün pek çok kişinin varlığından bile haberdar olmadığı bu küçük mağaraların yaklaşık iki asır önce Avrupa’dan gelen ziyaretçilerin seyahat rotalarında kendisine yer bulması oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

Altan Altın Homeros Kitap (3)

“Homeros’un dünyasına açılan sembolik birer kapı”

Kitapta yer verilen bilgilerin Homeros Mağaraları’nın yalnızca tesadüfen ziyaret edilen bir doğal oluşum olmadığına ışık tuttuğuna da işaret eden Altın, “Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı’ya açıldığı, Avrupa’da Oryantalizm akımının yükseldiği dönemde Anadolu, antik dünyanın izlerini arayan Avrupalı gezginlerin gözde coğrafyalarından biriydi. İzmir ise bu seyahatlerin en önemli durakları arasındaydı. Bugün İzmir’de yaşayan Levantenlerin aktardığı anlatılarla birlikte değerlendirildiğinde, Batılı gezginlerin İzmir’e duyduğu yoğun merakın nedenleri arasında Bornova’daki Homeros Mağaraları’nın da bulunduğu ortaya çıkıyor. Düşüncemiz şu ki mağaralar, Homeros’un dünyasına açılan sembolik bir kapı olarak görülüyordu” dedi.

“Mağaralar yeniden keşfedilmeyi bekliyor”

Son olarak, kitapla birlikte sadece “Homeros burada mı yaşadı?” sorusunun sorulmadığını daha da büyük bir sorunun peşine düştüklerini aktaran Altın, şunları söyledi: “Yıllar boyunca Avrupa’nın farklı kentlerindeki kütüphanelerde, seyahatnamelerde, gazete ve dergilerde kalan bilgiler bugün dijital arşivlerin sunduğu imkanlarla yeniden tarandı. Ortaya çıkan tablo, Bornova’daki küçük bir tepenin 18. ve 19. yüzyıl Avrupası’nın entelektüel merak dünyasında hiç de küçük bir yere sahip olmadığını gösteriyor. Bir zamanlar gezginlerin peşine düştüğü mağaralar, bugün yeniden keşfedilmeyi bekliyor.”

Londra British Museum’daki rölyef hakkında…

Altan Altın Homeros Kitap (4)

Prieneli Archelaus tarafından imzalanan mermer rölyef, dört bölümden oluşan mitolojik bir sahneyi gösteriyor. En alt bölüm, perdeleri destekleyen sütunlarla tanımlanmış bir mimari alanı işaret ediyor. Bu alanda, Chronos (Zaman) ve Oikumene (Yaşanabilir Dünya), elinde asa ve parşömen tutan tahtta oturan Homeros'u taçlandırıyor. Şairin her iki yanında diz çökmüş halde İlyada ve Odysseia'nın kişileştirmeleri yer alırken bu bölümün sağında, çeşitli edebiyat türlerinin kişileştirmeleri, şairin önündeki bir sunağa kurban edilecek bir boğayı yönlendirmekte ve ibadet için ellerini ve meşalelerini kaldırmakta. Kent Tarihi Araştırmacısı Altan Altın ise kitabında, eserin ortasındaki bölümde yer alan mağara tasvirinin Bornova’daki Homeros Mağaraları ile benzerliğine dikkati çekiyor. Bu bölümlerde dokuz Müz ve mağarada lir çalan Apollon gösterilmekte. Üst bölümde ise uzanmış Zeus'un Mnemosyne (Bellek) ile bakış alışverişinde bulunduğunu tasvir ediyor.

Bornova Belediyesi'nden kadim topraklarda dev üretim hamlesi: Karacaoğlan Kent Bostanı Eylül’de kapılarını açıyor!
Bornova Belediyesi'nden kadim topraklarda dev üretim hamlesi: Karacaoğlan Kent Bostanı Eylül’de kapılarını açıyor!
İçeriği Görüntüle

İşte, yolu Bornova Homeros Mağaraları’ndan geçenler…

Altan Altın Homeros Kitap (2)-1

Altın’ın araştırmasına göre; Avrupalı pek çok ismin yolunun Homeros Mağaraları’ndan geçtiği ifade ediliyor. Bu isimler arasında Lord Byron, Fransız Diplomat Joseph Michel Tancoigne, Madame Bovary'nin yazarı Gustave Flaubert, Alphonse de L'amartine, Pierre Loti, Yunanistan Kralı Otto, Kont Joseph d'Estourmel, Marquis de Laborde, 1783 yılında İlyada Destanı'nı yayınlayan Jean Baptiste Gaspard d'Ansse de Villoison, Vikont de Marcellus, Gezgin Otto Friedrichs von Richter yer alıyor. Vikont de Marcellus, Homeros Mağaralarıyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Özellikle, Homeros mağaralarını ve Meles’in akışını görmek istedim. Bu kutsal yolculuğu, tanrısal ozana karşı duyduğum dindarca hayranlığa borçluyum. Sakız’da (Scio) onun yaşadığı yerleri görmüştüm; İos adasında, mezarının bulunduğu kayayı görmüştüm; geriye, beşiği olduğu söylenen yeri tanımak kalıyordu...”

Muhabir: Yağmur Daştan