Son Mühür / Yağmur Daştan - Tarihi gerçekleri kentin belleğinde saklı kalmış anekdotlarıyla birlikte paylaşan kent tarihçisi Altan Altın, Atatürk’ün Bornova’daki heykelinin hikayesini anlattı. Altın’ın aktardığı belgelerle o dönemin basınında başlayan “ilk Atatürk anıtı hangisi?” tartışması bir kez daha yeni bir boyut kazandı. Dönemin Ziraat Mektebi Müdürü Abidin Ege’yi ve o dönemde verdiği ‘anıt’ mücadelesinin altını çizen Altın, dönemin basınında yaşanan satır arası çekişmelere işaret etti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişin 87’nci yıl dönümünde konuyu bir kez daha gündeme taşıyan Altın, “Ata’nın açılışına katıldığı ilk ve son anıt İzmir’de” dedi.
“Biri haziran ayında diğeri ise ekim…”

Atatürk’ün Bornova’daki heykelinin Avusturyalı dünyaca ünlü heykeltraş Heinrich Krippell tarafından yapıldığını belirterek açıklamalarına başlayan Altın, “Günümüzdeki Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bahçesinde bulunan, orijinalinin ise üniversite rektörlüğünün bahçesinde olduğu heykeli özel kılan Türkiye’deki ilk Atatürk anıtı olması. Bunu nasıl net olarak biliyoruz; Türkiye’deki ilk Atatürk anıtı olduğu iddia edilen Sarayburnu’ndaki Atatürk anıtı, ki o da Krippell eseridir, 3 Ekim 1926’da açıldı. Ancak İzmir’deki heykelin kitabesinde Haziran 1926 yazıyor. Sarayburnu için bazı kaynaklar 1925 tarihini gösteriyor fakat bu sadece siparişin verilme tarihi” diye konuştu.
“Abidin Ege hemen telgraf çekmiş”

“Bugün de devam eden ve hangisinin ilk anıt olduğu kavgası daha o zamandan başlamış” sözleriyle konuşmasını sürdüren Altın, “Aslında 15 Temmuz 1926 tarihli Servet-i Fünun Dergisi’nde yayınlanan bir fotoğraf bu konudaki tartışmaya çoktan son noktayı koymuş. 3 Ekim 1926 tarihinde Sarayburnu’nda açılışı yapılan Atatürk heykeline “ilk Atatürk heykeli budur” deniliyordu ama o tarihten 2 buçuk ay önce yayınlanan 15 Temmuz 1926 tarihli Servet-i Fünun Dergisinde Bornova’daki Atatürk Anıtının fotoğrafı yayınlanmış. Tartışmayı başlatan da 29 Eylül 1926 tarihli Hizmet Gazetesi’nde yayınlanan bir haber olmuş. “Gazimizin Heykeli, Resmî Küşadı Yapılıyor” başlıklı ve “Önümüzdeki pazar ertesi günü merasim-i mahsusa ile heykelin resmi küşadı yapılacak ve bu suretle Büyük Halâskârımızın Türkiye’de ilk defa olarak heykeli rekz etme şerefi İstanbul’a ait olacaktır.” cümlesiyle son bulan haberin yayınlandığı Hizmet gazetesi, İzmir’e ulaştığında özellikle Bornova’daki İzmir Mıntıka Ziraat Mektebi’nde büyük tepki yaratıyor. Mektep Müdürü Abidin Ege hemen bir telgraf göndererek bu habere tepki gösteriyor.

Abidin Bey 30 Eylül 1926 tarihli Hizmet Gazetesi’nde yayınlanan telgrafında, “Gazimizin heykeli evvela İstanbul'da değil İzmir'de rekz olunmuştur. Bugünkü Hizmet gazetesinde bir telgraf gördüm. Gazi hazretlerinin heykelinin Sarayburnu’na dün rekz edildiği ve resm-i küşâdı yapıldığı bildiriliyor ve altına da Türkiye'de Gazi hazretlerinin heykelinin ilk defa rekz şerefini İstanbul vilayeti ihraz etmiştir ibaresi ilave ediliyor. Hâlbuki bundan tam üç buçuk ay evvel Gazi hazretlerinin İzmir'i teşrifi münasebetiyle gazinin ilk heykeli İzmir'de Ziraat Mektebi’nin bahçesinde gayet müsenna mermer bir kaide üzerine rekz edilmiş ve 22 Haziran 926’da Gazi Hazretleri’nin mektebimizi teşrifinde kendileri tarafından bizzat resm-i küşadı yapılmıştır. Binâenaleyh Gazi’nin ilk heykelini dikmek şerefini İstanbul değil İzmir kazanmıştır. Lütfen ceride-i muhteremeleriyle o suretle tevzihini bir İzmirli sıfatıyla rica eder teyid-i müddet ve hürmet eylerim efendim. İzmir mıntıka Ziraat mektebi müdürü M. Abidin” şeklindeki cümlelerle Hizmet Gazetesi’nde çıkan habere itiraz etmiş” ifadelerini kullandı.
“Atatürk evimize konuk olsa o tarihi unutur muyuz?”

Abidin Ege’nin Atatürk’ün Bornova Ziraat Mektebine geliş tarihini 22 Haziran 1926 olarak bahsettiğini ancak bu tarihin ise kayıtlarda yer almadığını da aktaran Altın, “Eldeki kayıtlar Atatürk’ün Bornova Ziraat Mektebine geliş tarihinden 18 Haziran 1926 olarak söz eder. Atatürk’ün Bornova Ziraat Mektebine gelişi ile ilgili bu tarih farklılığı nedeniyle Abidin Ege’nin telgrafı tutarsız ya da çelişkili olarak yorumlandı ve bazı akademisyenler ve bir dönem ben de dâhil olmak üzere pek çok kişi tarafından gerçeği yansıtmadığı düşünüldü. Atatürk’ün 16 Haziran ve 9 Temmuz 1926 tarihleri arasında İzmir’de olduğunu ve 18 Haziran’da Bornova’da Ziraat Mektebi’nin bahçesinde şerefine düzenlenen bir baloya katıldığını tarihsel kayıtlardan biliyoruz. Ama “tarihsel kayıtlarda yok” diye Abidin Ege’nin mektubunda söz ettiği Atatürk’ün 22 Haziran’da da Bornova’ya gelmiş olma ihtimalini yok saymamak gerekirdi. 100 yıl ya da 10 yıl sonra değil, daha o günlerde yazdığı böylesine ciddi bir tekzip mektubunda Abidin Bey bu kadar büyük bir tarih hatası yapar mıydı sizce? Ya da Atatürk henüz hayattayken Abidin Bey herkesin ve tabii ki Atatürk’ün de okuyacağı bir gazeteye yanıltıcı bir beyanda bulunur muydu? O da imkansız. Bir de kendimize soralım; Atatürk evimize konuk olsa, o tarihi unutur muyuz? Asla unutmayız değil mi? Abidin Bey de bırakın unutmayı Hizmet Gazetesi’ne gönderdiği mektupla tarihe bile kaydetmiş. Türkiye’nin ilk Atatürk anıtı 22 Haziran 1926 tarihinde Bornova Ziraat Mektebi bahçesinde açılmıştır. O açılışa Gazi Mustafa Kemal Atatürk de tanıklık etmiştir” dedi.
“Bence tamamen insani bir merak”

“Türkiye’deki ilk Atatürk anıtı olan Bornova’da Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendislik Fakültesi bahçesindeki büst heykel, kendine ait anıtların açılışına katılmayı sevmediğini bildiğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muhtemeldir ki biraz da ilk kez kendi heykelini görecek olmanın merakıyla açılışına katıldığı ilk ve son anıttır” ifadelerini de kullanan Altın, “İlk anıtını kendi açıyor ve sonrasında hiçbir heykelinin açılışına katılmıyor. İlkine katılmasının nedeni de bence tamamen insani bir merak. Bir şey söylediğine dair hiçbir kanıt yok ve hatta bu anın yaşandığı basına dahi yansımıyor. Tören de yapılmıyor, büst açılıyor ve Ata sadece bakıyor. Anlayacağınız çok mütevazi davranıyor. Bu çok değerli. Hala İstanbul’daki bazı akademisyenler öyle saçma tezlerde bulunuyorlar ki… ‘İstanbul’daki heykeldir, Bornova’daki büsttür. Büst bir anıt olamaz’ diyorlar. Bu, asla kabul edebileceğimiz bir şey değil. İzmir, ilklerin şehridir. Kendi kerametinin farkında olan şehirler zaten bu konuda konuşmaya bile gerek duymaz. Bu hikaye yalnızca bir heykelin tarihi değil, İzmir’in Cumhuriyet’le kurduğu bağın, kentin kendi kimliğini sahiplenme iradesinin de bir yansıması. Böylesi bir şerefe erişmek de ayrı bir gurur” diye konuştu.
M. Abidin Ege kimdir?

Mehmet Abidin Ege, 1893 yılında İzmir’de doğdu.
İstanbul Yüksek Ziraat Mektebi mezunudur. Almanya'da İhtisas yapmıştır. Bursa, Ankara Ziraat Ameliyat Mektepleri Öğretmenliği, İzmir Ziraat Mektebi Müdürlüğü, Ziraat Umûm Müdürlüğü Müessesat Şube Müdürlüğü, Umûm Müdür Muavinliği, Yüksek Ziraat Enstitüsü İdare Müşavirliği, Ziraat İşleri Umûm Müdürlüğü, Müsteşarlık, TBMM VII. Dönem (Ara Seçim) ve VIII. Dönem Denizli Milletvekilliği yapmıştır.
Ege’nin 11 Kasım 1962 yılında 69 yaşında vefat ettiği biliniyor.





