Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Türkiye’deki üniversite eğitimi standartlarını yeniden şekillendirecek kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim Meclisi Toplantısı’nda konuşan Özvar, akademik dünyada büyük yankı uyandıran kontenjan düzenlemelerinin detaylarını paylaştı. YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen oturumda, özellikle son yıllarda hayata geçirilen kapasite düşüşlerinin eğitimde niteliği artırma vizyonunun bir parçası olduğu ifade edildi. 2023-2025 yıllarını kapsayan süreçte üniversite kontenjanlarının 1 milyon 90 bin seviyelerinden 843 binlere çekilmesi, yükseköğretim sisteminde yeni bir dönemin başladığının işareti olarak değerlendirildi.

Bölüm bazlı azalmalar ve stratejik branşlardaki keskin düşüş

Akademik planlama kapsamında 462 farklı lisans programından yaklaşık 197’sinde kontenjanların aşağı yönlü revize edildiğini belirten Özvar, toplamda 246 bin 467 kişilik bir azalmanın gerçekleştiğini vurguladı. Bu düzenleme ile oransal bazda %23’lük bir küçülmeye gidilirken, en dikkat çekici kısıtlamalar öğretmenlik mesleğine zemin hazırlayan branşlarda yaşandı. Türk dili ve edebiyatı bölümünde kontenjanlar %69, tarih bölümünde ise %66 oranında daraltılarak mezun arzı ve istihdam dengesi gözetildi. Hukuk fakülteleri de bu değişimden payını alarak 15 binli rakamlardan 9 bin 821 seviyesine çekildi ve böylece hukuk eğitiminde %36’lık ciddi bir kontenjan azalması kaydedildi.

Sağlık ve mühendislik alanlarında yeni kontenjan politikası

Sağlık ve mühendislik alanlarında yeni kontenjan politikası

YÖK Başkanı, sağlık ve mühendislik gibi hayati öneme sahip alanlardaki güncel rakamları da paylaştı. Geleceğin profesyonellerini yetiştiren beslenme ve diyetetik bölümünde %42, eczacılıkta %24 ve diş hekimliğinde %22 oranında bir azalmaya gidildiği görüldü. Mühendislik tarafında ise gıda mühendisliği %34, elektrik-elektronik mühendisliği %31 ve inşaat mühendisliği %27 oranında bir kontenjan düşüşüyle yeni döneme girdi. Bu veriler, üniversite eğitiminin sadece niceliksel bir büyüme değil, pazarın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücü profilini oluşturma hedefiyle hareket ettiğini kanıtlar nitelikte.

2026 yılı için vakıf üniversitelerine kritik mesaj

Kontenjan politikalarının sadece devlet kurumlarıyla sınırlı kalmayacağını müjdeleyen Erol Özvar, 2026 yılı itibarıyla vakıf üniversitelerinin de benzer bir disiplin altına gireceğini açıkladı. Bu kapsama hukuktan psikolojiye, eczacılıktan mimarlığa kadar pek çok popüler programın dahil edileceği belirtildi. Özvar, yapılan bu hamlelerin öğrencilerin eğitime erişimini kısıtlamayı değil, tam tersine verilen eğitimin kalitesini ve sürdürülebilirliğini garanti altına almayı amaçladığını dile getirdi. Gençlerin iş gücü piyasasındaki belirsizliklerle boğuşması yerine, daha kaliteli bir eğitim ortamında geleceğe emin adımlarla hazırlanmalarının temel öncelik olduğunun altı çizildi.

Kaynak: DHA