İstanbul'da sel... Antalya'da hortum... Mersin Tarsus sular altında... Yağmur suları arabaları sürüklüyor... İstanbul yine yağmura teslim... Felaketler bitmiyor... Kayıplarımız var. İzmir'de yağmur korkusu...
Bu yıl Mega El Nıno etkisi altındayız. Tedbir alamazsak bu tür haberleri malesef çok okuyacağız. Yağmur, fırtına, hortum...
Doğa bir şekilde intikamını alıyor. Dere yataklarına kurulan evler, etrafa atılan çöpler nedeniyle tıkanan mazgallar, pislettiğimiz için kokan deniz, kesilen ağaçlar, yakılan ormanlar, verimli topraklara yapılan fabrikalar, yeterli altyapının oluşturulmaması... İnsan verdiği hasarın çok geç farkına varıyor ama iş işten geçmiş oluyor.
Verimli topraklar artık ekilmez oldu. Çiftçilerin çocukları babalarının mirasına sahip çıkmıyor. Gençler çabuk para kazanalım. Parayı fona yatıralım, bahis oynayalım derdinde...
Farklı illerde yaşanan felaket tabloları nedeni ile İzmir alarmda... Bugün şiddetli bir yağmur bekleniyor. Yağan yağmurun sele dönüşme ihtimali İzmirlileri korkutuyor.
Eskiden camdan bakıp "yağ yağ yağmur teknede hamur ver Allahım ver bol bol yağmur..." diye tekerleme söylerken şimdi "az az yağ, uzun süre yağ, üç günlük yağmuru birden boşaltma, seller akmasın, tarlalarınız bozulmasın... Sel gelmesin. Caddenin ortasında boğulmayalım. Sokakta biriken su yüzünden elektrik çarpmasın..." diye dua ediyoruz.
İnsan doğa ile savaşmak yerine dost olmalı... Gelebilecek tehlikeleri düşünüp tedbir almalı... Bilim insanları uyarıyor ama onları dinleyen yok!
İzmir'de gerekli tedbirlerin alındığı söyleniyor. Bu bir nebze rahat nefes almamızı sağlıyor ama...
Bir de durduk yere çöken binalar var dün yine İstanbul Bahçelievler'de bir duvar yıkılmış. İzmir'de de böyle yapılar var. Çökmesi beklenmeden yıkıp yenisi yapılmalı... İşte kentsel dönüşüm bu... Çok önemli ama bekliyoruz. "Allah felaketlerden korur" Evet biz tedbir imizi alalım yine duamızı edelim. Yüce Yaradan düşünelim diye beyin, yapalım diye el vermiş. Ruhumuza güç üflemiş... O zaman ne duruyoruz. Durmak yok yola devam...