Son Mühür/ Beste Temel - Urla’nın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini korumak amacıyla bir araya gelen yurttaşlar, Demircili Ada Koyu ve Çeşmealtı’ndaki projelere karşı tepkilerini yineledi. Urla Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen açıklamada, bölgenin doğal ve arkeolojik yapısının geri dönüşü olmayan biçimde zarar görmesine izin verilmeyeceği ifade edildi.

Urla’da Doğa Nöbeti Sürüyo1

“Urla’nın doğası pazarlık konusu olamaz”

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Demircili Ada Koyu’nun birinci derece arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Vatandaş kendi arazisine ağaç dikemezken, çivi çakamazken böylesine hassas bir alana tonlarca ağırlığında hurda bir geminin getirilmiş olması kabul edilemez. Urla; turizmiyle, temiz deniziyle, tarımıyla ve doğal yaşamıyla anılan bir kenttir. Hurda metal ve ağır sanayi görüntüsünü burada görmek istemiyoruz.”

Balkan, geminin bulunduğu yerden güvenli biçimde kaldırılmasının mümkün olduğunu belirterek,
“Gemi, uygun teknik ekipmanla bulunduğu yerden kaldırılarak Aliağa’daki lisanslı söküm tesisine götürülmelidir. Bu mümkündür. Yeter ki oldu-bitti anlayışıyla hareket edilmesin. Oldu bittiye izin vermeyeceğiz. Gemi gidene kadar buradayız” dedi.

Urla’da Doğa Nöbeti Sürüyo3

Bakanlığa çağrı, vekillere davet

Geçmişte çevre temizliği çalışmaları nedeniyle hakkında dava açıldığını hatırlatan Balkan, kamu kurumlarının çevre konusunda tutarlı davranması gerektiğini vurguladı. Balkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan aynı çevre hassasiyetini beklediklerini ifade ederek,
“Tüm İzmir milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı ve ilgili kurumları bu haklı mücadelede bizlerle omuz omuza durmaya davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Urla’da Doğa Nöbeti Sürüyo2

Konu TBMM’ye taşındı

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Demircili Ada Koyu’ndaki hurda gemi konusunun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını açıkladı. Arslan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na soru önergesi verdiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu gemi buraya hangi izinle geldi? Kim izin verdi? Birinci derece arkeolojik sit alanında bu işlem hangi mevzuata dayanarak planlandı? Kamuoyu adına bu soruların yanıtını talep ediyoruz.”

Arslan, “Bu gemi geldiği gibi gidecek. Doğamızı, kıyılarımızı ve çocuklarımızın geleceğini korumak için hem Ankara’da hem sahada yan yana durmaya devam edeceğiz” dedi.

“Kesin korunması gereken sit alanı”

Çevre gönüllüsü avukat Şehrazat Mercan, bölgenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kesin korunması gereken arkeolojik sit alanı statüsünde bulunduğunu hatırlatarak sürecin hukuki boyutunun yakından takip edildiğini belirtti.

Urla Kent Konseyi Başkanı Hadi Başman ise hurda gemiyi “çevre terörü anıtı” olarak nitelendirerek geminin derhal ve güvenli biçimde kaldırılması gerektiğini ifade etti. Urla Belediyesi Meclis Üyesi Prof. Dr. Mesut Önen, Akdeniz’e özgü deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda çapa atmanın dahi yasak olduğunu hatırlatarak, hassas deniz ekosisteminin zarar görmesinin telafisi olmadığını vurguladı.

Urla’da Doğa Nöbeti Sürüyo5

Her pazar buluşma çağrısı

Demircili Ada Koyu’ndaki hurda gemi kaldırılıncaya kadar her pazar günü saat 13.00’te bölgede bir araya gelinmeye devam edileceği kamuoyuna duyuruldu.

“Bu proje Çeşmealtı’nın gerçeklerini yok sayıyor”

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Çeşmealtı’nda planlanan yat limanı projesine de sert tepki gösterdi. Balkan, projenin bölgenin ihtiyaçlarını ve halkın iradesini dikkate almadığını belirterek,
“Çeşmealtı halkının ve deniz ekosisteminin iradesine rağmen bu projenin hayata geçirilmemesi gerekir” dedi.

Geçtiğimiz yıl da aynı noktada projeye karşı durduklarını hatırlatan Balkan,
“Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri, Yolluca ve Uzun Ada’nın stratejik konumu nedeniyle bu marina için olumsuz görüş bildirmiş, ÇED süreci sona ermişti. Bugün geldiğimiz noktada ise yaklaşık 400 balıkçı teknesi yerinden edilmiş durumda ve bağlanabilecekleri bir alan yok” ifadelerini kullandı.

“Marinaya değil, doğru yere karşı değiliz”

Balkan, Çeşmealtı’nın mevcut altyapısının bu ölçekte bir projeyi kaldıramayacağını belirterek şunları söyledi:
“Biz marina yapılmasına karşı değiliz. Ancak doğru yerde yapılmasını savunuyoruz. Gülbahçe ve Balıklıova gibi açık denizle buluşan, yerleşim baskısının az olduğu alanlar varken yaşamın merkezine müdahale edilmesini kabul etmiyoruz.”

Urla’da Doğa Nöbeti Sürüyo4

“Balıkçılara yer yok”

Planlanan marina projesinde balıkçılara yer ayrılmadığını vurgulayan Balkan, “Bu alanın belediye barınağı olabilmesi için Ulaştırma Bakanlığı’nın devri gerekiyor. Defalarca dilekçe verdik, yanıt alamadık. Bize devredilirse altyapıyı kısa sürede tamamlarız. Ancak bu projede balıkçılarımıza, küçük tekne sahiplerine yer yok. Biz ticari marina değil, halkın kullanabileceği bir barınak istiyoruz” dedi.

“Ekosistem geri dönülmez biçimde zarar görür”

Urla Belediyesi Meclis Üyesi ve Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Mesut Önen ise yat limanı projesinin deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. “Liman inşaatı sırasında onlarca ton malzeme taşınacak, mendirek yapılacak. Ardından otel, butik ve çamaşırhane gibi işletmeler açılacak. Kıyıya erişim zorlaşacak” diyen Önen, bölgenin deniz canlıları için kritik bir üreme alanı olduğunu ifade etti. Önen, “Yüzlerce teknenin oluşturacağı ışık ve gürültü balıkların doğal davranışlarını bozacak, üreme alanlarını terk etmelerine yol açacaktır. Bu zarar geri döndürülemez” dedi.

Muhabir: Beste Temel