Son Mühür / Yağmur Daştan - Orta Doğu’da İran, İsrail ve ABD hattında patlak veren ve 13. gününe giren savaşın küresel ekonomiyi adeta bir ateş çemberine aldığı atmosferde, ülkede gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) çevrilmişti. Piyasaların nefesini tutarak beklediği faiz kararı bugün nihayet açıklandı. Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak "ihtiyat" mesajı verdi. Kararın hemen ardından değerlendirmelerde bulunan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, geçtiğimiz hafta dile getirdiği "Merkez pas geçebilir" öngörüsünün gerçekleştiğine dikkati çekerek, savaş ekonomisinin Türkiye üzerindeki baskısını analiz etti.

“Piyasada ciddi bir belirsizlik hakim”

Merkez Bankası'nın faiz oranlarını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararının ardından değerlendirmelerde bulunan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, bölgede tırmanan İran, İsrail ve ABD geriliminin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Yanı başımızda devam eden savaşın enerji faturasını doğrudan yükselttiğini belirten Toptaş, “Yanımızda bir savaş var ve bu durum enerji faturamızın yükselmesine sebep oluyor. Piyasada ciddi bir belirsizlik hakim. Enerji maliyetlerinin artacağı bu belirsizlik ortamında, bildiğiniz üzere petrol fiyatları varil başına 100 dolar civarında seyrediyor. Fiyatların tekrar yükselme eğilimine girmesi, Merkez Bankası’nı ihtiyatlı kalmak durumunda bıraktı” dedi.

“Sıcak paranın kaçma eğilimi var”

“Sıcak paranın kaçma eğilimi var”

“Bir taraftan dışarıda bu gelişmeler yaşanırken, içeride de devam eden siyasi bir davanın yarattığı gerilim de mevcut” sözleriyle devam eden Toptaş, “Bu atmosfer yatırımcılar üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Ülkemize gelen sıcak para noktasında bir kaçma ve bölgeden çekilme eğilimi var. Eğer faizi düşürürseniz, bu kaynağın dışarıya yönelmesini daha da hızlandırmış olursunuz. Yaklaşık 3-4 hafta önce "50 puan indirim yapılır" diyorduk ancak savaşın başlamasıyla tablo tamamen değişti. Hem jeopolitik risklerin artması hem de içerideki siyasi gerginliğin etkisiyle faizi sabit tuttular. Son birkaç günde faizin 50-100 puan artırılabileceğine dair yaklaşımlar olsa da şimdilik pas geçmeyi tercih ettiler. Bu normal bir karar; Merkez Bankası bize "ihtiyatlı kalmayı tercih ediyoruz" mesajı verdi” ifadelerini kullandı.

“Kritik bir eşikteyiz”

Merkez Bankası'nın politika faizini özellikle enflasyon açısından değerlendirmek gerektiğinin altını çizen Dr. Toptaş, şunları söyledi: “Ocak ve Şubat aylarında enflasyon rakamları zaten yüksek gelmişti. Özellikle gıda enflasyonu bu seviyedeyken savaşın patlak vermesi ve enerji fiyatlarının tırmanması, enflasyonu daha da yukarı taşıyacaktır. Boğazların kapalı olması nedeniyle kimyevi ürünler ve bazı sanayi ürünlerinin maliyetlerinde artışlar görmeye başladık. Enflasyona karşı en güçlü silah ise faiz artırımıdır. Bu çerçevede verilmek istenen mesaj şudur: "Enflasyon zaten yükseliş eğilimindeydi, üzerine savaş ve gerginlik eklendi; bu nedenle faizi indirmiyorum." Şu an enflasyonla mücadele noktasında kritik bir eşikteyiz. Mevcut program, normal koşullarda bile zorlanırken üzerine bir de savaş yükü bindi. Öte yandan faiz indirimi sanayi üretimi açısından da önemliydi. Sanayi üretimimizde düşüşler görülüyor ve faiz indiriminin buna bir ilaç olması bekleniyordu; ancak bu fırsat da şimdilik kaçmış görünüyor.”

“Temennimiz sürecin kısa sürmesi”

Son olarak enflasyonun artmasının dar gelirliler, sabit gelirliler ve sanayiciler açısından kötü bir gelişme olduğunu savunan Toptaş, “Hem maliyetler hem de halkın alım gücü açısından olumlu bir tablo söz konusu değil. Temennimiz, bu sürecin kısa sürmesi ve savaşın yayılmaması” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan