Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Davası kapsamında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti! 31 Temmuz 2025’te açıklanan kararla, Kahraman’ın yeniden yargılanmasına karar verildi. Oy çokluğuyla alınan bu karar, Gezi Davası’ndaki hukuki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Peki, Tayfun Kahraman kimdir, nereli, ne iş yapar? AYM’nin hak ihlali kararı ne anlama geliyor? İşte Kahraman’ın hayatı ve davanın detayları!
Tayfun Kahraman kimdir? Hayatı ve kariyeri!
Tayfun Kahraman, 1970 yılında İstanbul’da doğdu. Şehir plancısı ve akademisyen olan Kahraman, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun oldu ve aynı alanda yüksek lisans yaptı. TMMOB Şehir Plancıları Odası’nda uzun yıllar yöneticilik yaptı ve İstanbul Şube Başkanlığı görevini üstlendi. Gezi Parkı protestolarında çevreci bir aktivist olarak öne çıktı ve parkın korunması için yürütülen çalışmalarda aktif rol aldı. Kahraman, şehir planlama alanındaki uzmanlığıyla tanınırken, sosyal medya hesabında “Bir ağaç, bir insan, bir şehir” mottosuyla doğa ve kent savunuculuğunu sürdürüyor. Evli ve bir çocuk babası olan Kahraman, 2018’den beri Gezi Davası kapsamında yargılanıyor.
Gezi Davası ve AYM’nin hak ihlali kararı!
Gezi Parkı protestolarını “organize etmek ve finanse etmek” iddiasıyla başlayan davada, Tayfun Kahraman 25 Nisan 2022’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet, diğer sanıklara ise 18 yıl hapis cezası verilmişti. AYM, 31 Temmuz 2025’te Kahraman’ın bireysel başvurusu üzerine adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve yeniden yargılama emri verdi. Karar, oy çokluğuyla alındı, ancak tahliye konusu yerel mahkemenin takdirine bırakıldı. AYM, daha önce Can Atalay için de benzer bir hak ihlali kararı vermiş, ancak yerel mahkemeler ve Yargıtay bu kararlara uymamıştı.
Kararın yankıları ve neler bekleniyor?
AYM’nin Tayfun Kahraman için verdiği hak ihlali kararı, Gezi Davası’nın tartışmalı yargı sürecine yeni bir boyut kattı. Karar, Kahraman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ve delillerin yetersiz olduğunu vurguluyor. Ancak, yerel mahkemelerin AYM kararlarına uyum göstermemesi, geçmişte Can Atalay davasında olduğu gibi hukuki bir kriz yaratabilir. Kahraman’ın avukatları, kararın tahliye yolunu açabileceğini belirtirken, sosyal medyada “Adalet için Gezi” kampanyaları yeniden canlandı. Yeniden yargılama sürecinde, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin nasıl bir karar vereceği merak konusu. Kahraman ve diğer sanıkların durumu, Türkiye’nin hukuk gündemini meşgul etmeye devam edecek