CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan hakkında ortaya atılan iddialarda yeni bir gelişme yaşandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu, 13 Ağustos tarihli açıklamasında Yazgan hakkında resen soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılığın açıklamasında, “28. Dönem CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan ile ilgili olarak sosyal medyada dolaşıma sokulan görüntü içerikleri ve iddialar nedeniyle” soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturmanın TCK’nın 105/1. maddesinde düzenlenen “Cinsel Taciz” ile 102/1-2. cümlesinde düzenlenen “Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Cinsel Saldırı” suçları yönünden yürütüldüğü açıklandı.
Son Mühür ifade tutanağına ulaştı
Savcılığın açıklamasının ardından gözler olayın perde arkasına çevrilirken, Son Mühür 13 Ağustos’ta emniyette alınan üç sayfalık ifade tutanağına ulaştı. Cinayet Büro Amirliği’nde şikayetçi-şüpheli sıfatıyla ifade veren Nuh Deligöz, olayların 12 Ağustos gecesi Tuğba Aka’nın doğum günü kutlamasıyla başladığını anlattı. Deligöz’ün ifadesine göre gece saat 22.00 sıralarında Değirmen Bahçe isimli restoranda Tuğba Aka, Begüm Seleci ve Aka’nın kızıyla bir araya geldiler. Gece yarısından sonra mekândan ayrılacakları sırada Ahmet Baran Yazgan’la karşılaştılar. Deligöz, Yazgan’ı daha önce tanımadığını, milletvekili olduğunu da o ana kadar bilmediğini söyledi.
Kutlama evde devam etti
İfadeye göre restorandan ayrılan grup Tuğba Aka’nın evine geçti. Yaklaşık 20-25 dakika sonra Yazgan da doğum gününü kutlamak amacıyla eve geldi. Gecenin ilk bölümünde herhangi bir tartışma yaşanmadı. Deligöz, yaklaşık iki saat boyunca birlikte oturduklarını, sohbet edip yemek yediklerini ve alkol aldıklarını anlattı. Saat 03.00 sıralarında ise gecenin seyri değişti. Deligöz’ün anlatımına göre Begüm Seleci ile Tuğba Aka, uyuyan çocuğun bulunduğu odaya giderken kendisi ile Yazgan balkonda kaldı. Deligöz, burada Yazgan’ın kadınlara ilişkin rahatsız edici sözler sarf ettiğini ileri sürdü. Kadınların balkona dönerek konuşmaya şahit olmasının ardından tartışmanın başladığını söyledi.
“Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz” iddiası
Deligöz’ün emniyetteki ifadesinde Yazgan’a atfettiği sözler de tutanağa girdi. Deligöz, tartışmanın büyümesi üzerine Yazgan’ın, “Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz, ben istediğim her şeyi yaparım” dediğini öne sürdü. Ardından taraflar arasında arbede yaşandığını anlatan Deligöz, Yazgan’ın kendisine vurduğunu, kendisinin de karşılık verdiğini söyledi. Deligöz, kavgaya kadınları ve kendisini korumak amacıyla dahil olduğunu savundu.
Polis geldikten sonra da devam ettiği öne sürüldü
Tutanaktaki iddialar bununla sınırlı kalmadı. Deligöz, gürültü nedeniyle polislerin olay yerine geldiğini, buna rağmen tartışmanın devam ettiğini anlattı. Kapının önünde polislere yaşananları anlattıkları sırada Yazgan’ın yeniden kendilerine yöneldiğini ileri süren Deligöz, polislerin tarafları ayırdığını söyledi. Deligöz ayrıca Yazgan’ın polislerin bulunduğu sırada Tuğba Aka’ya yumruk attığını iddia etti. İfadeye göre Aka yere düştü ve kısa süreli baygınlık geçirdi.
Telefon buzdolabının altında bulundu
İfade tutanağında gecenin başka bir ayrıntısı daha yer aldı. Deligöz, Yazgan’ın cep telefonunun bir süre bulunamadığını, evde yapılan aramanın ardından telefonun balkon kapısının mutfak tarafındaki buzdolabının altında görüldüğünü anlattı. Telefonun bir polis memuru tarafından alınarak Yazgan’ın şoförü olduğu belirtilen kişiye teslim edildiğini söyledi.
Şikayetçi tarafın avukatından altı suçlama
Deligöz’ün müdafii Ülkü Nalçın’ın beyanı da aynı tutanakta yer aldı. Nalçın, müvekkilinin Begüm Seleci ve Tuğba Aka’ya yönelik olduğunu ileri sürdüğü eylemleri engellemek amacıyla hareket ettiğini ve yaşanan arbedede meşru müdafaa kapsamında kaldığını savundu. Avukat ayrıca Yazgan’ın cam bardağı silah olarak kullanarak Deligöz’ü yaraladığını öne sürdü. Nalçın; konut dokunulmazlığının ihlali, cinsel taciz, cinsel saldırıya teşebbüs, silah kullanmak suretiyle kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlamalarıyla Yazgan’dan şikayetçi olduklarını bildirdi.
Savcılığın soruşturması iki suç yönünden
Burada iki ayrı hukuki süreci birbirinden ayırmak gerekiyor. Şikayetçi tarafın avukatı ifade tutanağında altı ayrı suçlama yöneltirken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13 Ağustos tarihli resmi açıklamasında resen soruşturmanın “Cinsel Taciz” ve “Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Cinsel Saldırı” suçları yönünden başlatıldığı bildirildi. Başsavcılığın soruşturması sürerken, ifade tutanağında yer alan diğer iddiaların nasıl değerlendirileceği de önümüzdeki süreçte netlik kazanacak. Haberde aktarılan darp, tehdit, hakaret ve diğer eylemlere ilişkin anlatımlar Nuh Deligöz ile müdafiinin ifade tutanağına geçen iddialarıdır ve bu suçlamalar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Ahmet Baran Yazgan’ın iddialara ilişkin açıklama yapması halinde görüşlerine de yer verilecektir.




