Son Mühür / M. Şener Giritligil, Ercüment Giritligil ve Birsen Giritligil Gürenci’nin girişimleriyle restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılan Taşfabrika, Kültür Varlıklarını Koruma Başarı Ödülü’ne layık görüldü.
Programda konuşan Mimarlar Odası Manisa Temsilciliği Başkanı Mahir Gülhan, 2026 yılı Dünya Mimarlık Günü temasının “Konut Bir İnsan Hakkıdır, İnşa Edin” olduğunu hatırlattı. Güvenli, sağlıklı, nitelikli ve karşılanabilir konuta erişimin temel bir insan hakkı olduğunu belirten Gülhan, artan maliyetler, gelir eşitsizliği, hızlı kentleşme ve mevcut yapı stokunun niteliğinin konut sorununu daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Konut sorunu yalnızca barınma meselesi değil
Konut meselesinin yalnızca insanların barınma ihtiyacından ibaret olmadığını ifade eden Gülhan, sağlık, eğitim, çalışma hayatı ve toplumsal bütünleşmenin de konut politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Sorunun çözümü için kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek odaları, üniversiteler, sektör temsilcileri ve toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Gülhan, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin sosyal konut projesi, Bakanlığın kentsel dönüşüm çalışmaları ve Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen projelerin örnek çalışmalar arasında değerlendirilebileceğini söyledi. Gülhan, bu çalışmaların hayata geçirilmesinde Manisa’nın yerel ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğine işaret etti.
Manisa’nın kültürel mirasının korunması konusunda Valilik öncülüğünde kamu kurumları, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği yapması çağrısında bulunan Gülhan, yapı sahiplerini teşvik eden ve doğru uygulamalara rehberlik sağlayan çalışmaların artırılması gerektiğini dile getirdi.
Gülhan “Gelin, Manisa’nın kültürel mirasını korumak için ortak bir irade oluşturalım” çağrısında bulundu.
Mimarlar Odası Manisa Temsilciliği tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Kültür Varlıklarını Koruma Başarı Ödülü projesinin de detaylarını paylaşan Gülhan, kendi imkânlarıyla restore edilen, onarım ve tadilatları yapılarak yeniden yaşam kazandırılan tescilli yapıların sahiplerine, mimarlarına ve yapımını üstlenen firmalara ödül verilmesinin kararlaştırıldığını söyledi.
Projenin iki temel amacının bulunduğunu belirten Gülhan, bunların Manisa’nın kültür varlıklarının korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak ve kamu kurumlarını benzer çalışmalara teşvik etmek olduğunu ifade etti.
Tarihi yapıların kamu eliyle korunmasının yapım ve bütçe açısından zorlu bir süreç olduğunu dile getiren Gülhan, kişilerin kendi imkanlarıyla tarihi eserlere sahip çıkmasının da ayrıca takdir edilmesi gerektiğini dile getirdi.
MBB Başkanı Dutlulu’dan mimarlık vurgusu
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da konuşmasında mimarlık mesleğinin kentlerin estetik kimliğinin oluşmasındaki önemine dikkat çekti. Dünya Mimarlar Günü’nü kutlayan Dutlulu, mimarların proje üretirken yalnızca maliyet ve ekonomik kaygıları değil, estetik değerleri, şehir kimliğini ve yapıların uzun yıllar ayakta kalmasını da göz önünde bulundurması gerektiğini belirti.
Mimarlığın şehirleri güzelleştiren mesleklerin başında geldiğini belirten Dutlulu, projelerde bütçe ile estetik kaygıların dengelenmesi ve yapıların uzun ömürlü olması için gerekli altyapının oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’de mimarların çalışma koşullarının kolay olmadığını dile getiren Dutlulu, ekonomik baskıların zaman zaman mimarların karar süreçlerini etkileyebildiğini söyledi. İmar kararları ve yapılaşma koşullarının şehirlerin geleceğini doğrudan belirlediğini belirten Dutlulu, yaşanan eksikliklerin tamamının mimarlara yüklenmemesi gerektiğini kaydetti.
Manisa ve İzmir’in geçmişte yaşadığı yangınlara da değinen Dutlulu, kentte günümüze ulaşan eski Türk evleri, Rum evleri ve diğer tarihi yapıların önemli bir kültürel miras olduğunu söyledi. Tarihi yapıların bulunduğu bölgelerde geçmişin izlerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Dutlulu, konuşmasının sonunda hayatını kaybeden eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı ve mimar Ferdi Zeyrek’i de andı. Zeyrek’in sevilen bir meslektaşları olduğunu belirten Dutlulu, “Yaşasaydı çok daha güzel işler yapacağından eminim, bir mimar gözüyle. Onun hayal ettiği gibi, sizlerin ve bir mimarın hayal ettiği gibi Manisa’yı gerçekleştirmek için elimizden gelen çalışmayı yapacağız” dedi.
Taşfabrika ödüle layık görüldü
Törende Taşfabrika, Kültür Varlıklarını Koruma Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Yapının korunarak kent yaşamına kazandırılmasının Manisa’nın kültürel mirasının geleceğe taşınması açısından önemli bir örnek olduğunu belirten Gülhan, yapının restorasyonuna katkı sağlayan yapı sahiplerine, mimarlara, ustalara ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Gülhan Ercüment Giritligil ve Şener Giritligil’in Manisa’ya kazandırdığı değerlerin uzun yıllar unutulmayacağını belirterek, “Ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.
Ödüle layık görülen yapıların belirlenmesi amacıyla oluşturulan değerlendirme komisyonunda Mimar Azmi Açıkdil, uzman restoratör Bengücü Aklı, sanat tarihçisi Cahit Karaoğlanlar, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden Doç. Dr. Funda Gençer ve koruma uzmanı Yüksek Mimar Rabia Nur Bilekli yer aldı.
Taşfabrika’nın 136 yıllık hikayesi
1890 yılında Rum asıllı bir tüccar tarafından makarna ve un fabrikası olarak kurulan Taşfabrika, uzun yıllar Balkanların en büyük makarna ve un fabrikalarından biri olarak faaliyet gösterdi.
Balkan Harbi’nin ardından 1914 yılında yaralıların tedavisinde kullanılması nedeniyle “Yaralı Han” olarak da anılan fabrika ve han binası, 1948 yılında Giritligil ailesi tarafından satın alındı. Yapı, 1950 yılında dönemin önemli iktisadi faaliyetlerinden biri olan pamuk çırçır işletmesine dönüştürüldü.
16 adet dizel motorlu çırçır makinesiyle faaliyete başlayan işletme, sanayileşmenin hız kazanması ve elektrik enerjisinin tarım sanayisinde daha etkin kullanılmaya başlanmasıyla makine sayısını 21’e çıkardı. Taşfabrika, bölgede yetiştirilen pamukların çırçırlanması faaliyetini 1986 yılına kadar sürdürdü. Daha sonra bir süre depo olarak kullanılan yapı, 2006-2008 yılları arasında aslına uygun şekilde restore edildi.
Taşfabrika, 2014 yılında 1890 yılındaki görünümüne yeniden kavuşarak geçmişin izlerini bugüne taşıyan Taşfabrika Kafe - Restaurant olarak kapılarını açtı.








