Türkiye’nin tarımsal üretimdeki gücü, 2025 yılı narenciye ihracat rakamlarına rekor artış olarak yansıdı. Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nden elde edilen veriler ışığında, narenciye sektörü dış pazarlarda devleşerek ülke ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağladı. Geçtiğimiz yıl yüzde 41 gibi çarpıcı bir büyüme kaydeden sektör, küresel pazardaki etkinliğini en üst seviyeye taşıdı.

Narenciye ihracatında tarihi eşik: 1,5 milyar dolara ramak kaldı

Narenciye ihracatında tarihi eşik: 1,5 milyar dolara ramak kaldı

Türk narenciyesi, 2025 yılında dünya sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ederek ihracat grafiğinde keskin bir yükseliş sergiledi. Bir önceki yıl 1 milyar 45 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen dış satım, geride bıraktığımız yılda yüzde 41 oranında artış göstererek 1 milyar 477 milyon 58 bin dolara ulaştı. Toplamda 1 milyon 500 bin tonun üzerinde ürünün yurt dışına gönderildiği bu başarılı dönem, Türkiye’nin yaş meyve sebze grubundaki stratejik önemini bir kez daha teyit etti. Sektör temsilcileri, bu devasa döviz girdisinin arkasında hem rekolte artışının hem de ürün kalitesinin yattığını vurguluyor.

Mandalina Cumhuriyet tarihinin zirvesine yerleşti

Narenciye grubunun ihracat şampiyonu, tartışmasız bir şekilde mandalina oldu. Değer bazında yüzde 92 gibi rekor bir artış yakalayan mandalina, tek başına 912 milyon 572 bin dolarlık gelir sağlayarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek dış satım rakamına imza attı. Miktar bazında ise 944 bin tona ulaşan mandalina, toplam narenciye ihracatının yaklaşık yüzde 62’sini tek başına sırtladı. Listenin devamında ise 402 milyon dolarla limon, 96 milyon dolarla portakal ve 65 milyon dolarlık performansıyla greyfurt yer aldı. Mandalinadaki bu olağanüstü başarı, aroması ve tüketim kolaylığı sayesinde küresel tüketicinin birinci tercihi haline gelmesiyle açıklandı.

Küresel pazarda yeni rota: Irak ve Rusya başrol oynuyor

Türk narenciyesine en yoğun ilgi, komşu coğrafyalar ve kuzey pazarlarından geldi. 2025 yılında 544 milyon dolarlık alımla Irak listenin başında yer alırken, Rusya 461 milyon dolarla ikinci sıradaki yerini korudu. Ukrayna, Polonya ve Romanya ise Türkiye’nin narenciye gönderdiği diğer önemli destinasyonlar olarak kayıtlara geçti. Özellikle mandalina özelinde bakıldığında Irak pazarı, bir önceki yıla oranla yüzde 544 gibi inanılmaz bir artış göstererek sektörün büyüme motoru oldu. Rusya pazarı ise yüzde 35’lik istikrarlı büyümesiyle Türk ihracatçısı için vazgeçilmez bir pazar olma özelliğini sürdürdü.

Mersin ve Hatay ihracatın üretim üssü oldu

Mersin ve Hatay ihracatın üretim üssü oldu

Türkiye’nin narenciye deposu olarak bilinen Akdeniz illeri, ihracat rakamlarında da liderliği kimseye bırakmadı. Mersin, 696 milyon doları aşan dış satımıyla bu başarının aslan payını alırken, Hatay 229 milyon dolar ve Adana 136 milyon dolarlık katkılarıyla narenciye koridorunun en güçlü halkalarını oluşturdu. Modern tarım tekniklerinin ve profesyonel paketleme tesislerinin bu bölgelerde yoğunlaşması, ürünlerin raf ömrünü ve prestijini artırarak uluslararası alıcının güvenini kazandı.

Mersin ve Hatay ihracatın üretim üssü oldu

Sektör temsilcilerinden gelecek vizyonu ve "Küresel oyuncu" vurgusu

Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, elde edilen verilerin sektörün geleceği için umut verici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin artık narenciye dünyasında küresel bir aktör haline geldiğini belirten Kaçmaz, yeni pazar araştırmalarının sürdüğünü ve Türk ürünlerinin "sofralık" kalitesiyle rakiplerinden ayrıştığını söyledi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise başarının sırrını ilaç kalıntısız üretim ve yüksek prestije bağladı. Özellikle Akdeniz bölgesindeki rekolte patlamasının birim fiyatlardaki artışla birleşmesinin bu tarihi rekoru getirdiğini kaydeden Uçak, 2026 yılında bu çıtayı daha da yukarı çekmeyi hedeflediklerini belirtti.

Kaynak: AA