Her şey yedi yıl önce, geceleri uyutmayan bir bacak ağrısıyla başladı. Seferihisar'da yaşayan Sevgi Sapmaz ağrıya dayanamayınca eşiyle hastaneye gitti, tahlillerin ardından nefroloji bölümüne yönlendirildi. Konulan teşhis böbrek yetmezliğiydi.
Sapmaz önce hemodiyalize başladı, ardından doktorlarının önerisiyle periton diyalizine geçti. O dönemi, "Doktorum bana periton diyaliz yapmamızı önerdi, 'Daha gençsiniz, yapabilirsiniz' dedi. Karından giriyorsunuz ve gece boyunca makineye bağlı kalıyorsunuz. Akşam 10'da giriyorsanız sabah 6 gibi çıkıyorsunuz. Ama günlük yaşamınıza devam ediyorsunuz" sözleriyle anlattı.
Yolda geçen üç saat
Periton diyalizinin yaklaşık yedi yılın sonunda yetersiz kalması üzerine yeniden hemodiyalize dönen Sapmaz, haftada üç gün hastaneye gitmeye başladı. Kendisini asıl yoranın tedavi değil yol olduğunu söyleyerek "Evde makine olması daha iyi olacak. Hastaneye gidip gelmek yorucu. Hastaneye gidip gelmesi 3 saat sürüyor. Onun yerine vaktimi evde değerlendirmiş olurum. Arkadaşlarımla buluşur, kahve içerim, yemeğe gideriz" ifadelerini kullandı.

“Parayla alınacak gibi bir şey değil"
Cihazın Sağlık Bakanlığı onayıyla evine ulaştırıldığını belirten Sapmaz, uygulamadan duyduğu memnuniyeti "Sağ olsun devletimiz. Çünkü parayla alınacak gibi bir şey değil, dünya para. Malzemeleri, serumları, enjektörleri var" diyerek dile getirdi.
Tek isteği elektrik faturasında. Makinenin her seansta sekiz saat çalıştığını hatırlatan Sapmaz, "Suda yüzde 50 indirim var. Elektrikte de yüzde 50 indirim olsa çok iyi olacak. Talebimiz de bu yönde" dedi.
"Sabah kalkıp kahvaltı yapacağı
Sapmaz'ın 88 yaşındaki eşi Cemal Sapmaz da yıllardır süren hastane trafiğinin bitmesini bekliyor. Eşinin tedavisine rağmen günlük hayatını aksatmadığını anlatan Cemal Sapmaz, "Bu hastalık çok zor bir hastalık. Fakat Sevgi çok becerikli, çok marifetli olduğu için üzerime yük bindirmedi. Saat 6'da kalkıp hastaneye gidiyordu. Artık sabah kalkacak, kahvaltımızı edeceğiz, balkonumuza oturacağız" diye konuştu.
Evde diyazlize geçen ikinci hasta
İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Tutku Duman Şahan, uygun görülen hastalara evde diyaliz eğitimi verdiklerini, hastanedeki eğitimini tamamlayan ve evinin fiziki koşulları elverişli olanların tedavilerini kendi başlarına sürdürebildiğini söyledi. Sevgi Sapmaz'ın bu kapsamdaki ikinci hastaları olduğunu, eğitimi süren başka hastaların da bulunduğunu aktardı.
Uygulamanın periton diyalizinden en büyük farkının hasta konforu olduğunu belirten Dr. Şahan, "Hasta kendi evinde, hastaneye gelip gitmeden tedavisine devam edebiliyor. Kullandığı ilaçları, diyetini ve sıvı kısıtlamasını daha konforlu ve esnek hale getirebiliyoruz" dedi. Şahan, eğitimin ardından ev ziyaretiyle denetim yaptıklarını, ilk seansta hastaya refakat edildiğini ancak tüm işlemleri hastanın kendisinin yaptığını da belirtti.

Dört aylık eğitim
Evde Diyaliz Hemşiresi Pınar Türkel ise Sapmaz'la dört ay boyunca çalıştıklarını söyledi. Sürecin göründüğünden yorucu olduğunu vurgulayan Türkel, "4 ay kısa gibi gözüküyor ama hasta için çok yorucu bir 4 ay. Çünkü hiç bilmeden bir cihazı, tıbbi işlemleri öğrendi" diye ekledi.
Uygulamanın en büyük avantajını hastaya kazandırdığı zaman olarak tanımlayan Türkel, gece uykusunda tedavisini tamamlayan hastanın gündüz işine gidebildiğini, okumak ya da sosyal hayatını sürdürmek isteyenin buna imkan bulduğunu anlattı. Diyaliz hastalarının iş bulmakta zorlandığını da hatırlatan Türkel, elektrik veya su kesintisi durumunda hastaların ilgili kurumlarla iletişime geçerek kesinti süresini öğrenebildiğini, tedavinin de buna göre planlanabildiğini kaydetti.




