Son Mühür- Bir zamanlar sadece enerji sektörünün profesyonel oyuncuları açısından önemli olan Hürmüz Boğazı bugünlerde dünyanın dört bir yanında merakla takip edilen bir adres olarak öne çıktı.
Dünya enerjisinin yüzde 20'sinin geçiş noktası olan 33 kilometrelik boğaz 3 Mart'tan bu yana teknik olarak olmasa da fiili olarak kapalı durumda.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaşta İran'ın balistik füze ve dronlarla misillemesi kadar, Hürmüz Boğazı hamlesi de savaşın kaderini değiştirmeye aday.

''Niyet neydi, akıbet ne oldu..?
''İran Hürmüz'den geçişler için adeta "vize" vermeye başladı ...'' hatırlatmasında bulunan gazeteci Ahmet Yeşiltepe,
''Anlatalım;
Hürmüz Boğazı bugün ilginç bir tablo sunuyor. Resmen kapalı değil.. Ama klasik anlamda açık da değil.
Daha çok “izinli geçiş” sistemine benzeyen yeni bir düzen oluşuyor.
Şimdi de Hindistan rica etti...
10 Mart’ta Bangladeş Enerji Bakanı ile İran Büyükelçisi arasında yapılan görüşme sonrası Bangladeş tankerlerine ön bildirim şartıyla güvenli geçiş imkanı tanındığı açıklandı!!
Daha önce bu izni Çin gemilerine verdiği ortaya çıktı.
Şimdi de Hindistan "rica" etti..! Bir bakalım demiş Devrim Muhafızları Ordusu'' bilgisini paylaştı.
''Bu tablo, Hürmüz’de yeni bir gerçekliğe işaret ediyor olabilir'' diyen Yeşiltepe,
''Boğaz artık klasik anlamda “uluslararası serbest geçiş hattı” gibi değil.
Daha çok kimin geçeceğine Tahran’ın karar verdiği bir kontrol noktası görüntüsü veriyor..
Üstelik mesele sadece askeri değil. Bürokratik.
“Boğaza girmeden önce İran makamlarına bildirin.”
Bu cümle basit görünüyor ama 33 kilometrelik dünyanın en kritik enerji koridorunu fiilen izin sistemine dönüştürüyor...

Rubio mayınları temizlesin...
Hürmüz bence artık şu üç kelimeyle özetlenebilir:
Kapalı değil.
Açık da değil..
Ruhsatlı.
Al sana Trump'ın yüksek strateji ve öngörüsüyle İran'a yapılan "Destansı Öfke" harekatı..
Hadi Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu Hürmüz'e mayın temizlemeye gönderin şimdi.!'' mesajı verdi.





