Son Mühür- İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD), artan enflasyon, gıda fiyatları ve hayat pahalılığına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, özellikle temel gıda ürünlerinde üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının kabul edilemez boyutlara ulaştığı belirtilirken, yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ifade edildi. Semt pazarlarında yaşanan tabloya dikkat çeken dernek, denetimlerin yetersiz kaldığını savunarak üretim ve tüketimde kooperatifleşmenin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Açıklamada ayrıca artan yoksulluk, gelir kaybı ve yüksek borçluluk oranlarının toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkilediği ifade edilerek ekonomik sorunlara kalıcı çözüm üretilmesi çağrısında bulunuldu.
Pazarda alım gücü düşüyor
Semt pazarlarında vatandaşların temel gıda ürünlerini almakta zorlandığını belirten dernek, “Semt pazarlarında vatandaşlar yarım kilo sebze ve meyve almak zorunda kalıyor, bazıları ise hiçbir alışveriş yapamadan pazardan ayrılıyor. Tarlada 7 liraya alınan soğanın tezgâhta 70 liraya kadar satılması denetim eksikliğinin ve aşırı kâr anlayışının bir sonucudur. Üretici emeğinin karşılığını alamazken tüketici de temel gıda ürünlerine ulaşmakta güçlük çekiyor” ifadelerini kullandı.
Kooperatifleşme çağrısı yapıldı
Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının azaltılması için kooperatifleşmenin desteklenmesi gerektiğini savunan İPSD, “Kendi ürününü doğrudan pazarlayan üreticilerin sayısı artırılmalı, üretim ve tüketimde kooperatifleşme teşvik edilmelidir. Gerçek üreticiden hakkını vererek ürün alan, fahiş kâr amacı gütmeyen kooperatif modeli hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacaktır. Aradaki yüksek kazanç vatandaşın cebinde kalmalıdır” açıklamasında bulundu.
Yoksulluk derinleşiyor
Yüksek enflasyonun çalışanlar, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisinin her geçen gün arttığını belirten dernek, “Türkiye'de milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Asgari ücret, memur ve emekli maaşları yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalıyor. Çalışanların önemli bir bölümü yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, çocuk yoksulluğu ve hane halkı borçluluğu da artıyor. İşsizliğe, hayat pahalılığına, zamlara ve yoksulluğa karşı kalıcı çözümler üretilmelidir” diye konuştu.




