Son Mühür / Atakan Başpehlivan Ekonomist İris Cibre, son haftalarda Orta Doğu’da tırmanan ABD-İran çatışmasının küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cibre, söz konusu gerilimin Türkiye ekonomisine olası yansımalarını ele alırken özellikle tedarik zincirleri, enerji maliyetleri ve dış ticaret dengesi üzerindeki muhtemel sonuçlara dikkat çekti.
İris Cibre: Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve biz büyük oranda bunlara bağlıyız

Dünya ekonomisine başta enerji krizi noktasında etkilerini sürdüren İran-ABD savaşının sonuçlarının ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından kaynaklı yaşandığını ve hissedildiğini belirten Ekonomist İris Cibre, “Savaşın etkileri daha çok Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklı hissediyoruz. Başta gübre, polimer, petrole dayalı kimyasal ürünler ve petrol, doğalgaz fiyatları bizim tamamen yurtdışına bağımlı olduğumuz ürünler ve Hürmüz’den yüksek oranla geçerek dünya arzının çok büyük kısmını kapsayan ürünlerdir. Sülfür yüzde 45 oranında geçiyor, polimer üretimi ciddi anlamda Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve biz büyük oranda bunlara bağlıyız.” diye konuştu.
“Gübredeki arz problemleri doğrudan fiyatları etkileyecek bir konudur”
Öte yandan, gübrede yaşanacak arz problemlerinin ileri vadede tarımda üretimi etkileyeceği ve gıda fiyatlarında artışa neden olacağın vurgulayan Cibre, gıda fiyatlarındaki fiyat artışlarının özellikle orta ve dar gelirli kesim için çok önemli bir konu olduğunu hatırlatarak konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yaşananlar hem enflasyonist ve cari açıkta artış olarak karşımıza çıkıyor, diğer yanda ise bazı hammaddelere ulaşılamaması durumunda üretim anlamında problemlerin yaşanabileceği anlamına geliyor. Bu da sanayinin daha fazla yavaşlaması anlamı taşıyabilir.
Diğer anlamda gübre çok önemli bir konu, çünkü gübredeki arz problemleri doğrudan fiyatları etkileyecek bir konudur. Gıda fiyatları özellikle orta ve dar gelirli bir kesim için çok önemli bir unsurdur. Dolayısıyla bu önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor.”





