Son Mühür / Yağmur Daştan - Türkiye’de ekonomi dünyası son günlerde stresli günlerden geçiyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK); Tera, Pusula, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesi sonrası kamuoyunda ‘fon krizi’ olarak yorumlanan sürecin yankıları sürüyor. Fon soruşturması kapsamında üçüncü dalga operasyonu gerçekleştirilirken ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Problemi neşterle çözmeye çalışıyoruz”

“Sistemin kendi içerisinde çözmesi beklenen sorunlar var” sözleriyle açıklamalarına başlayan Toptaş, “Bir iş çok büyük bir noktaya gelmeden, problemler görüldüğü zaman sistemin kendi işlerliği içerisinde çözülmesini bekliyoruz. Bir konu operasyon haline gelmeden, devasa operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar noktasına gelmeden çözülmeli. Biz adeta bir 'operasyon ekonomisi' yaşıyoruz. Fakat esasında sistem daha kırmızı ışıkta geçer geçmez cezasını kesmeli. Ama olay alıp yürüyor, trafik içinden çıkılmaz hale geldikten sonra problemi neşterle çözmeye çalışıyoruz” dedi.

SON DAKİKA İşte, Pusula Holding’in kapalı fon sisteminde işlem gerçekleştiren 12 kişi!
SON DAKİKA İşte, Pusula Holding’in kapalı fon sisteminde işlem gerçekleştiren 12 kişi!
İçeriği Görüntüle

Ayhan Bülent Toptaşş

“Zenginleşmenin önüne engel”

Ekonomide bu tür pozisyonların güven zedeleyici sonuçlar yaratabileceğine de dikkati çeken Toptaş, “Güven sarsılınca piyasalar olumsuz etkileniyor ve bu durum tabelalara yansıyor. Finansal piyasaların en sağlıklı kaynağı uzun vadeli fon oluşturan sermaye piyasalarıdır. Ancak güven zedelenince insanlar sistemin dışına kaçıyor; altın, döviz ya da yastık altına yöneliyor. Sermaye piyasalarındaki güven kırılması, ekonomideki yatırımın şeklini ve yönünü de etkiler. Yatırımlar daha çok altına, dövize veya gayrimenkule kayar. Güven zedelenip piyasadan çekilme olduğunda, 'yastık altında şu kadar para, bu kadar altın, şu kadar döviz var' denmeye başlanıyor. Sisteme güven duyulmaması, ekonominin büyümesinin ve zenginleşmenin önüne doğrudan bir engel olarak çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“Engelleyici iç mekanizmalar kurulmalı”

“Bir an önce güven tesis edici hamlelerin yapılması ve bu olayların tekrarlanmaması için sistemin kendi iç mekanizmalarıyla sorunları önceden engelleyecek şekilde kurulması gerekiyor” mesajı da veren Dr. Toptaş, “Yanlış bir hamle yapan kişi veya kurum, daha işin en başındayken engellenmeli. Engellenmediğinde başka aktörler de sürece dahil oluyor ve sorun çözülemez boyuta ulaşıyor” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan