Domateslerin daha sağlıklı ve güçlü gelişmesini isteyen bahçıvanlar, mutfakta bulunan sade yoğurdu farklı bir yöntemle kullanıyor. Canlı kültür içeren yoğurdun suyla seyreltilerek domateslerin kök çevresine uygulanması, toprağın mikrobiyal yapısını desteklemeyi amaçlıyor. İçerdiği kalsiyum nedeniyle de bu uygulama dikkat çekiyor. Ancak yoğurdu doğrudan köklere dökmek yerine doğru oranda sulandırmak gerekiyor. Uygulamanın miktarı, zamanı ve kullanılan yoğurdun özellikleri yöntemin güvenli biçimde uygulanması açısından belirleyici oluyor.
Yoğurt domates gelişimini nasıl destekler?
Sade yoğurdun bahçede kullanılması, klasik anlamda bir gübre uygulaması olarak değerlendirilmemeli. Buradaki temel fikir, yoğurdun içerdiği canlı kültürlerin toprakta bulunan mikroorganizmalarla etkileşimini desteklemek. Toprağın biyolojik yapısı, bitkilerin besin maddelerinden yararlanmasında önemli bir rol oynuyor.
Yoğurdun içerdiği laktik asit bakterileri nedeniyle bu yöntemin özellikle toprak mikrobiyolojisi açısından ilgi gördüğü belirtiliyor. Ancak bu bakterilerin bahçe toprağında ne ölçüde kalıcı olduğu ve domates verimine doğrudan ne kadar katkı sağladığı yetiştirme koşullarına göre değişebilir.
Yoğurt aynı zamanda kalsiyum içeriyor. Kalsiyum, bitkilerin hücre duvarlarının gelişimi açısından gerekli elementlerden biri. Domateslerde görülen çiçek burnu çürüklüğü ise çoğunlukla bitkinin kalsiyumu yeterince alamaması ve düzensiz su yönetimiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle yalnızca yoğurt uygulamasına güvenmek yerine düzenli sulama ve dengeli bitki besleme de ihmal edilmemeli.

Domates köklerine yoğurt nasıl uygulanır?
Bu yöntemi denemek isteyenlerin en sık yaptığı hata, yoğurdu doğrudan bitkinin dibine dökmek oluyor. Yoğurdun yoğun halde toprağa bırakılması kötü kokuya, istenmeyen mikrobiyal faaliyetlere ve toprakta dengesizliğe neden olabilir.
Daha kontrollü bir uygulama için sade, şekersiz ve mümkünse canlı kültür içeren yoğurdun suyla seyreltilmesi öneriliyor. Verilen yöntemde yaklaşık 4 litre klorsuz suya 1-2 yemek kaşığı yoğurt ekleniyor ve karışım iyice karıştırılıyor.
Hazırlanan sıvının doğrudan gövdeye verilmesi yerine köklerin yayıldığı toprak bölümüne uygulanması gerekiyor. Böylece yoğun bir yoğurt tabakasının kök çevresinde oluşmasının önüne geçilebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise kullanılan su. Çok sıcak su, yoğurttaki canlı kültürler açısından uygun olmayabilir. Bu nedenle oda sıcaklığına yakın, temiz su kullanılması daha güvenli bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.




