Doğaya yakın yaşamın ruh sağlığı üzerindeki etkisi uzun süredir araştırılıyor. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, özellikle deniz kenarında yaşayan insanların diğer bölgelere kıyasla daha yüksek mutluluk ve yaşam memnuniyetine sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, hem denizin psikolojik etkileri hem de yaşam tarzındaki farklılıklar.
Bilim ne diyor?
İngiltere, Avustralya ve ABD’de yürütülen geniş kapsamlı araştırmalar, sahil bölgelerinde yaşayan bireylerin stres düzeylerinin daha düşük, genel yaşam memnuniyetlerinin ise daha yüksek olduğunu gösterdi.
İngiltere’nin Exeter Üniversitesi tarafından 25 binden fazla kişiyle yapılan araştırmada, deniz kenarında yaşayanların mutluluk seviyesinin iç bölgelerde yaşayanlara göre ortalama yüzde 8 daha yüksek olduğu tespit edildi. Araştırmayı yöneten çevre psikoloğu Dr. Mathew White, “Deniz manzarası ve dalga sesi, beynin sakinleşme merkezlerini harekete geçiriyor. Bu da doğal bir antidepresan etkisi yaratıyor.” ifadelerini kullandı.
Benzer şekilde, Sidney Üniversitesi’nin 2023’te yayımladığı bir çalışmada da okyanusa 1 kilometreden daha yakın mesafede yaşayan kişilerin daha az depresyon belirtisi gösterdiği, uyku kalitelerinin ise daha yüksek olduğu saptandı.
Sadece manzara değil, yaşam ritmi de etkili
Uzmanlara göre deniz kenarında yaşamanın mutluluk üzerindeki etkisi yalnızca manzarayla sınırlı değil. Kıyı bölgelerinde yaşayan insanlar genellikle daha fazla yürüyüş yapıyor, açık havada zaman geçiriyor ve doğayla etkileşim içinde bulunuyor. Bu da stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek genel sağlık üzerinde olumlu bir etki yaratıyor.
Nöropsikiyatrist Dr. Jennifer Wild, “Deniz sesi ve tuzlu hava, beyindeki alfa dalgalarını artırarak gevşeme tepkisini güçlendiriyor. Bu durum, meditasyon etkisine benzer bir sakinlik yaratıyor.” diyor.
Mavi alanlar şehir planlamasında önem kazandı
Son yıllarda “blue spaces” yani mavi alan kavramı, şehir planlaması ve ruh sağlığı politikalarında giderek daha fazla gündeme geliyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın 2024 raporuna göre, deniz, göl veya nehir kenarında yaşayan toplumlarda anksiyete ve depresyon oranları yüzde 20 daha düşük. Bu bulgular, deniz kıyılarının yalnızca estetik değil, aynı zamanda terapötik bir değer taşıdığını da gösteriyor.
Türkiye’de durum nasıl?
Türkiye’de de özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşayan vatandaşlar, yaşam memnuniyeti anketlerinde ülke ortalamasının üzerinde puanlar alıyor. TÜİK’in 2024 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre, Muğla, Antalya ve İzmir gibi sahil şehirleri, en yüksek “mutluluk oranı”na sahip iller arasında yer aldı. Uzmanlar, bu durumun sadece iklimle değil, denizle iç içe olmanın getirdiği sosyal ve psikolojik faydalarla da ilişkili olduğunu belirtiyor.
Bilim insanları, deniz kenarında yaşamanın sadece bir manzara avantajı olmadığını; fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden daha dengeli bir yaşam sunduğunu söylüyor. Kısacası, dalga sesinin ve tuzlu havanın insan psikolojisine iyi geldiği artık sadece bir his değil, bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek.





