Son Mühür/ Merve Turan - Eurovision’da Türkiye’ye birincilik kazandıran “Everyway That I Can”in söz yazarı ve bestecisi Demir Demirkan, şarkının ortaya çıkış sürecini anlattı. Demirkan, o dönemde yaşadığı müzikal arayışı, ilham kaynaklarını ve şarkının nasıl son halini aldığını paylaştı.
“The One’dan sonra yeni bir şey üretmem gerekiyordu”
Demir Demirkan, 6. İzmir Kitap Fuarı'nda “Everyway That I Can”den önce “The One” adlı bir parça yazdığını belirterek, şarkının belirli kurallar içinde şekillendiğini söyledi. Demirkan, “O dönemde bir şarkı yazma ihtiyacı doğmuştu. Everyway That I Can’den önce The One diye bir şarkı yazmıştım. Böyle projelerde belli bir çerçeve veriliyor; şarkı İngilizce olacak, üç dakika civarında olacak gibi. O çizilen alan içinde üretim yapıyorsun,” dedi.
“Balad söyleyen bir kadın çok etkileyici olur”
Demirkan, ilk başta duygusal bir balad şarkı yazmayı planladığını belirtti. “Balad olduğu zaman, yani iyi şarkı söyleyen bir kadın o türde bir şarkı söylediğinde çok etkili oluyor. Şarkıyı adeta üçe beşe katlıyor. O yüzden yavaş ve romantik bir parça yazıp o sesi kullanmak istedim. Aşk şarkısında olduğu gibi… Aslında The One da öyle bir niyetle yazılmıştı,” diye konuştu.

“Çifte telli çalalım, bunun üstüne söz yazarız dedim”
Şarkının temposunu artırma fikrinin sonradan geliştiğini anlatan Demirkan, “Benden daha hareketli bir şarkı istenmişti. O sırada biraz sıkılmıştım açıkçası. ‘Aman be, çifte telli çalalım, bunun üstüne söz yazarız,’ dedim. ‘Biz seviyorsak onlar da sever,’ diye düşündüm. Böylece Everyway That I Can ortaya çıktı,” ifadelerini kullandı.
Demirkan, şarkının çok sesli vokal fikrinin de dönemin popüler gruplarından ilham aldığını söyledi: “O zamanlar Destiny’s Child vardı, Beyoncé’nin grubu. Onlar üç sesli vokaller yapıyordu. Biz de o fikri denedik. Derken şarkı öyle şekillendi.”
“İki şarkı birbirini tamamlıyor”
Demirkan, Everyway That I Can ile The One’ın aynı dönemde hazırlandığını belirterek, “İkisi de sunuma gittiğinde Everyway That I Can seçildi. The One ise 2003’te bir albüme girdi. 2004’te İstanbul albümünü yazarken, The One bir kadının gözünden bir gecenin sabahını anlatıyordu. Ben de o hikâyeyi bir erkeğin gözünden anlatmak istedim ve Zaferler şarkısını yazdım. Aslında bu iki şarkı birbirine kompliman yapıyor. Arka arkaya dinlersen biri kadının, diğeri erkeğin bakış açısından aynı hikâyeyi anlatıyor,” dedi.





