Takvimler, “30 Ekim 2020”yi gösteriyordu... Günlerden Cumartesi’ydi... İzmir’in güzel “Bayraklı”sı... Tam da O gün... Saatler “14.51”e gösterirken... Seferihisar açıklarında gerçekleşen “6.6” büyüklüğündeki sarsıntı... Bayraklı ve Bornova’da büyük hasara neden olmuştu...

O gün...
İzmir'de “acıların katmerlendiği” bir gün olarak tarihe geçti...
Bu benzersiz güzeller güzeli şehir…
Enkaz altında can veren hemşehrilerini…
Yaralıları…
Öksüz ve yetim kalan yavruları hiç unutmadı…
30 Ekim'de “6.9”un vurduğu Bayraklı'da…
Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi…
Üstelik…

Yaralar bi'türlü kabuk bağlamıyordu…

Çünkü...
Çocuklar dahil...
Bayraklı’da 117 kişi hayatını kaybetmişti...

*

“Mal canın yongasıdır...” derler ya…
Yıkılan apartmanların hayatta kalan sakinleri…
Başlarını sokacakları yeni konutlar için “emsal” peşinde koşarken…
Ürperten uyarı…
Türkiye'nin yakından tanıdığı…
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'dan geldi…
Ahmet Hoca…
Bayraklı için kocaman bir “işaret fişeği” çaktı…
Daha doğrusu…

“Beni dikkatle dinleyin” uyarısı eşliğinde…
Adeta ders verir gibi...
Uyarılarını sıcağı sıcağına şöyle seslendirdi:

“Depremde hasar görmüş, yıkılmış yapıların yerine yeni bina yapılamaz!.. Çünkü oradaki yapı yıkıldı ama zemindeki özellikler aynı şekilde duruyor… Deprem gören yerin taşıma özelliği düşer… Buna rağmen yüzde 30 emsal veriliyor... Eğer yüzde 30 emsal uygulanırsa, (Allah korusun) lafı da kurtarmaz… Diyecek söz bulamıyorum…”

Prof. Dr. Ahmet Ercan, neden diyecek söz bulamıyor?…
Çünkü, o korkutan açıklamayı Bayraklı depreminden önce de yapmış…
12 Kasım 2020'de…
Hürriyet'te yayınlanmış ama…
'Yav, hocam sen ne diyorsun?' diyen bi'Allah'ın kulu çıkmamış…
Şaşırırsınız…
O günkü açıklama da aynen şöyle:

“Bir yerde kıran yaşanmışsa, yapılar göçmüşse aynı yer yeniden yapılaşmaya açılamaz… O bölgenin yasaklı alan ilan edilmesi gerekiyor... Orada kentsel dönüşüm olacaksa, Bayraklı'da değil Yamanlar'a doğru olması gerekiyor… Aynı yerlere tekrar deprem konutları yaparsak ikinci kez hata yapmış oluruz...”

*

Olay nerede düğümleniyor?
Bilgisizlikte düğümleniyor…
Ya da…
Bilip, bilmeden(!)
Her şeye yorum yapanların işgüzarlığı sayesinde(!) doğru sözler de unutuluyor…

*

“Sağlam yerde yapılmış sağlam yapı öldürmüyor!”
Peki...
Sağlam yer kaldı mı?

Prof. Dr. Ahmet Ercan…

“Güzel İzmir” adına…
Devlet Baba'nın, bu kadim kenti yönetenlerin ve dahi...
Hepimizin kulaklarına kar suyunu şöyle kaçırmıştı bi’süre önce:

“Kordelya adıyla Karşıyaka kurulduğunda, bu ilçe, minik bir köydü... Gediz eskiden İzmir Körfezi'ne akardı… Alaybey, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Çiğli, Bağarası, Sasalı gibi yerler, yapı yasaklı koruma alanlarıydı… Çünkü buranın, Gediz deltası olduğunu uçan kuş bile bilir!.. Ne zaman buraları yapılaşmaya açıldı, o zaman ipin ucu kaçtı!..”

*

Şu işe bakar mısınız?
Ahmet Ercan Hoca, bıkıp usanmadan…
“Depremin yıktığı yere ev yapılmaz!” diye haykırırken…
Biz “Emsal n'olacak?” diye fal açıyorduk!

Aslında…
(Allah korusun burası önemli...)

“Şiddetli bir deprem, İzmir'e neler yapar?” sorusunu…
Gönülden içselleştiren kişi ise…
Bu kentin dört yıl önceki Valisi Yavuz Selim Köşger'dir…

(18 Haziran 2020 / 16 Ağustos 2023 arasında görev yaptı...)

Bayraklı Depremi'ni birebir yaşadığında…
Henüz o koltukta “120'nci günü”nü yaşıyordu…
Kenti “yeteri kadar” tanımasa da…
Bir kişi bile mağdur olmasın diye canını dişine taktı…
Yaraları sarmak adına…
Yüksek performans gösterdi…
Depremden sonra hep şöyle demişti:

“Bu kenti yenilememiz lazım…”

Ve arkasını şu sözlerle getiriyordu:

“4,5 milyonluk bu şehirde 17 tane fay hattı var ve bunların 2-3 tanesi şehrin merkezinde... Üzerinde yaşam devam ediyor… Süratle kentsel dönüşüm başta olmak üzere şehri yenilememiz, yeniden kurmamız ve daha sağlıklı, güvenli alanlara şehri kavuşturmamız lazım… 30 Ekim depremi İzmir'e sert uyarıydı… İrkilmemiz ve kendimize gelmemiz gereken bir sarsıntıydı... İzmir'in altındaki fay hattı harekete geçtiğinde ne kadar enkaz olacağını, can kaybı yaşanacağını şu an kestiremiyoruz!”

*

Deprem esnasında yıkılan binaların yanındakilerle birlikte 1700 civarında bağımsız bölüm devlet tarafından 5 katlı olarak yapıldı... 20.000 civarında bağımsız bölümde hasar tespiti sonrası vatandaşların kendileri tarafından yaptırılıyor ve o çalışmalar hala sürüyor...

Whatsapp Image 2026 08 25 At 06.40.39

*

Gazetecilik yaparken, 1972’den bugüne son yarım asırdan bile uzun sürede... Namık Kemal Şentürk'le birlikte 21 İzmir Valisi tanıdım…
Deprem İzmir Bayraklı’yı vurduğunda ise...

O günlerin Valisi Yavuz Selim Köşger dışında…

“Bu şehri yeniden kurmamız gerekir!” diyeni…
Hiç hatırlamıyorum…

Nokta…

Hamiş: Yasalara göre, depremde yıkılan bir arsa üzerine, zemin etüdü uygun rapor verirse ve imar planı değişerek yasaklanmadıysa yeni konut yapılabilir... Hak sahipleri ister devlet eliyle TOKİ/AFAD konutlarından yararlanabilir isterse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sunulan Yerinde Dönüşüm desteğiyle kendi arazisinde yeniden inşaat yapabilir...

Dün neler bitirildi Bayraklı’da; bugün neler oluyor?

Deprem esnasında yıkılan binaların yanındakilerle birlikte...
“1.700 civarında bağımsız bölüm” devlet tarafından 5 katlı olarak yapıldı... 20.000 civarında bağımsız bölümde hasar tespiti sonrası vatandaşların kendileri tarafından yaptırılıyor... Bunların ancak “%40”ı bitmiş durumda... Ve, farklı bir değerlendirme: Afet Konutları (TOKİ) İsterse vatandaş arsa payından vazgeçip TOKİ'nin başka alanda veya yerinde yaptığı konutlara hak sahibi olarak geçebiliyor...

Sonsöz: “Depremler, unutulmamış unutkanlıklarımızdır!.. / Anonim…”