Son Mühür / Yiğit Uzun– Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesi’ne bağlı TPI Kompozit işçileri, altı aydır devam eden grev süreçlerinde maruz kaldıklarını öne sürdükleri yasadışı uygulamalara karşı Alsancak Garı’nda basın açıklaması ve oturma eylemi düzenledi.

Saat 14.00’te toplanan işçiler, Valiliğe yürümek istediklerini ancak izin verilmediğini belirtti. Emniyet güçleriyle yapılan görüşmelerin ardından işçilere Alsancak Garı’na kadar yürüyüş izni tanındı. “Biz haklıyız, mağduruz ve yasal hakkımızı kullanmak istiyoruz” diyen işçiler, yürüyüşün ardından sendikal haklarının gaspedildiğini vurgulayan bir açıklama yaptı.

Valiliğe yürüyemediler

İşçiler, haklarını savunmak için İzmir Valiliği önüne yürümek istediklerini ancak emniyet güçleri tarafından haksız ve hukuksuz biçimde engellendiklerini söyledi.
TPI işçilerinden Altay Özgür, “Bu kentte yasadışı yollarla 2.300 işçinin hakkı gaspediliyor, valilik neden duymuyor? Gözünüzün önünde gerçekleşen bu sorunu çözmek adına en ufak bir adım atmıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.

Lokavt ve sendikal cezalandırma iddiaları

Basın açıklamasında TPI yönetiminin “ayak oyunlarıyla” 2.300 işçinin hakkını gasp etmeye çalıştığı ileri sürüldü. İşçiler, sendikalaşma hakkını kullandıkları için cezalandırıldıklarını söyledi.

TPI Composites’in, toplu sözleşme sürecinde yasadışı lokavt uygulayarak 2.300 işçinin işine son verdiği iddia edildi. İşçiler, bu kararın hem ulusal hem uluslararası iş hukuku açısından açıkça yasa dışı olduğunu savundu.

Bakanlığın tutumu tepki çekti

Eylemde en çok eleştirilen konulardan biri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın tutumu oldu. İşçiler, bakanlık yetkililerinin “Bunu yapabilir, siz de dava açarsınız” diyerek sorumluluk almaktan kaçtığını söyledi.

Basın açıklamasında, “Bu ülkede 2.300 kişinin, aileleriyle birlikte yaklaşık 10.000 insanın hakkını gasp etmek bu kadar kolay mı?” sorusu yöneltilerek kamu otoritelerinin sessizliği eleştirildi.

Düşük ücretler ve ağır koşullar

İşçiler, TPI’nin dünyanın farklı bölgelerine milyon dolarlık üretim yapmasına rağmen kendilerine aylık 25 bin lira gibi düşük ücretler dayattığını belirtti. Açıklamada, “Asgari ücret daha belirlenmeden açlık sınırının altında kalacağı belli” ifadelerine yer verildi.

TPI işçileri, emeğin karşılığını almak için verdikleri mücadelede kararlı olduklarını vurguladı: “Biz çocuklarımıza onurlu bir yaşam bırakmak istiyoruz. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Ortak mücadele çağrısı

İşçiler, patronların yasal boşluklardan yararlanarak işçilerin haklarını hiçe saydığını belirtti. “Ne vicdana ne hukuka sığmayan bu keyfiyet, yalnızca TPI’ye özgü değil” diyen işçiler, Şık Makas patronunun işçilerin tazminatlarını ödemeden Mısır’a kaçtığı örneğini hatırlattı.

Açıklamada, “Bugün TPI, yarın Temel Conta, Digel Tekstil, Smart Solar... İşçiler birleştiğinde kazanan emek olacaktır” denilerek dayanışma çağrısı yapıldı.

Oturma eylemiyle son buldu

Basın açıklamasının ardından TPI işçileri, yürüyüşün başlangıç noktası olan Türk-İş binasına dönmek istedi ancak polis izin vermedi. Bunun üzerine işçiler, Alsancak Garı önünde oturma eylemine geçti.

“Emeğimizin gasp edilmesine sessiz kalmayacağız” diyen işçiler, haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.

Muhabir: Yiğit Uzun