Son Mühür / Yağmur Daştan – Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, partisinin il başkanlık binasında gündeme ilişkin basın açıklaması düzenledi. Toplantıda İzmir üzerine dikkatleri çeken açıklamalarda bulunan Başkan Bezircilioğlu, bir süredir bağımsız olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı bir kez daha Zafer Partisi’ne davet etti. “Şehr-i eminimizin, belediye başkanımızın AK Parti’ye gitmesini ben de istemiyorum” diyen Bezircilioğlu, “AK Parti’ye geçerse evet İzmir yatırım alabilir ama İzmir Atatürkçü ve Cumhuriyetçilerin kalesidir. O yüzden İzmir’in AK Parti’ye geçmesini istemem. Maddi yararın dışında bana manevi zararı olur” diye konuştu. Bezircilioğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı’na katılmayan milletvekillerini de eleştirdi.
“Doğru teşhis yoksa tedavi olmaz”
“Bugün sizlerle yalnızca siyaset yapmak için değil, İzmir'i konuşmak için bir araya geldik” mesajıyla açıklamalarına başlayan Bezircilioğlu, “Çünkü siyaset, vatandaşın gerçek sorunlarından uzaklaştığında anlamını kaybeder. Biz önce dinleyen, sonra konuşan bir anlayışa inanıyoruz. İzmir'in sorunlarını; kamuoyu araştırmaları, yerel basında yer alan haberler, meslek odalarının değerlendirmeleri ve sahadan gelen gözlemler ışığında tek tek inceledik. Karşımıza çıkan tablo oldukça açık: İzmir, sahip olduğu potansiyelin karşılığını alamayan büyük bir şehirdir. İzmir; üretim gücüyle, limanlarıyla, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle, turizmiyle, yetişmiş insan kaynağıyla ve tarih boyunca üstlendiği öncü rolle Türkiye'nin en güçlü şehirlerinden biridir. Böylesine büyük bir potansiyele sahip bir şehirde vatandaşın temel gündeminin ulaşım, altyapı, deprem, sağlık, barınma ve geçim sıkıntısı olması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir gerçektir” dedi.
Amaçlarının kimseyi suçlamak olmadığının altını çizen Bezircilioğlu, “Sorunları doğru teşhis etmek ve çözüm üretmek için çalışıyoruz. Çünkü doğru teşhis yapılmadan doğru tedavi uygulanamaz” mesajı verdi.
“9 Eylül’ün ruhunu okumak gerekiyor”

İzmir’in kuruluş ve kurtuluş günü 9 Eylül’ün kent için hiç de sıradan bir tarih olmadığının altını çizen Bezircilioğlu, şunları söyledi: “9 Eylül 1922; İzmir'in işgalden kurtulduğu, Millî Mücadele'nin zaferle taçlandığı ve Türk milletinin bağımsızlık iradesinin yeniden dünyaya ilan edildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir'e Belkahve'den baktığı o günlerde taşıdığı sorumluluğu bugün de hatırlamak zorundayız. Atatürk'ün Belkahve'de İzmir'e bakarken söylediği aktarılan, “Bu şehre bir şey olacak diye çok korktum” sözü, bu şehre duyduğu sevginin ve taşıdığı sorumluluğun da bir ifadesidir. 9 Eylül bize şunu hatırlatıyor: Bir milletin bağımsızlığı, yalnızca topraklarını kurtarması değildir. Kendi geleceğini kendisinin belirlemesidir, siyasi bağımsızlıktır. Ekonomik bağımsızlıktır. Hukukun üstünlüğüdür, üretmektir. Kendi gençlerine gelecek sunabilmektir. İşte bugün İzmir'in sorunlarını konuşurken 9 Eylül'ün ruhunu da buradan okumamız gerekiyor.”
İzmir’in yeniden üretimin, adaletin, bilimin ve kalkınmanın öncü şehri olması gerektiğini de sözlerine ekleyen Bezircilioğlu, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İzmir'in kurtuluşu için mücadele eden bütün kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. 9 Eylül İzmir'in kurtuluş günü kutlu olsun” dedi.
İzmir’in sorunlarını tek tek masaya yatırdı
Kentin tarım, eğitim, sanayi, sağlık, kentsel dönüşüm, deprem ve altyapı gibi öne çıkan başlıklarını tek tek değerlendiren Bezircilioğlu, “İzmir'in sorunu potansiyelsizlik değildir. İzmir'in tarımı var, sanayisi var, limanları var, turizmi var, üniversiteleri var, gençleri var, yetişmiş insan kaynağı var, Körfezi var, tarihi var. Cumhuriyet'in en güçlü sembollerinden biri olan kimliği var. Eksik olan potansiyel değil; doğru planlama, güçlü yönetim, ortak akıl ve uzun vadeli vizyondur. İzmir'in körfezini temizlemeye de talibiz tarımını güçlendirmeye de üreticisini korumaya da sanayisini yüksek teknolojiye taşımaya da gençlerine gelecek sunmaya da depreme dayanıklı kentler kurmaya da ulaşımı planlamaya da sağlık hizmetlerini erişilebilir hale getirmeye de. Fakat aynı zamanda; Türkiye'nin zedelenen adalet duygusunu onarmaya, eğitimde fırsat eşitliğini yeniden kurmaya, TBMM'nin millet iradesinin merkezindeki konumunu güçlendirmeye, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmeye kararlıyız. Çünkü İzmir yalnızca bir şehir değildir. İzmir bir fikirdir, bağımsızlık fikridir. Cumhuriyet fikridir, üretim fikridir. Ve 9 Eylül bize bu fikrin ne kadar büyük bir bedelle kazanıldığını hatırlatır” diye konuştu.
“Bizim itirazımız yönteme”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen Çerçeve Yasa’ya Zafer Partisi olarak itiraz ettiklerini hatırlatan Bezircilioğlu, şunları söyledi: “Zafer Partisi olarak bu düzenlemeye neden karşı çıktığımızı açıkça ifade ediyoruz. Terörün bitmesine karşı değiliz. Tam tersine; Türkiye'nin terör belasından kesin ve kalıcı biçimde kurtulmasını istiyoruz. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da bu yasayı partimiz açısından bir turnusol kağıdı olarak nitelendirmiş ve Atatürk çizgisinde, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini savunanlarla birlikte hareket etme çağrısı yapmıştır. Bizim itirazımızın özü budur: Devlet güçlü olmalı, hukuk açık olmalı, kurallar herkes için eşit uygulanmalı, şehitlerimizin ve gazilerimizin hatırası korunmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısı ve millî egemenliği tartışma konusu yapılmamalıdır. Toplumsal barışın kalıcı olması için yalnızca silahların susması yetmez. Adalet duygusunun da ayakta kalması gerekir. Zafer Partisi olarak bu nedenle itiraz ediyoruz.”
“Güçlü İzmir geleceğe yön verecektir”
Son olarak, “Bizim siyaset anlayışımız ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayıştır” mesajı veren Bezircilioğlu, “Kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeden, kimsenin düşüncesini düşmanlaştırmadan bu şehrin ortak aklıyla, ortak vicdanıyla ve ortak geleceği için çalışmak istiyoruz. Çünkü İzmir hepimizin ortak evidir. Bu şehir daha temiz olmayı hak ediyor. Daha güvenli olmayı hak ediyor. Daha planlı olmayı hak ediyor. Daha üretken olmayı hak ediyor. Daha yaşanabilir olmayı hak ediyor. Ve en önemlisi; İzmir, sahip olduğu büyük potansiyelin karşılığını almayı hak ediyor. Biz Zafer Partisi olarak sorunları görmezden gelen değil, sorunları konuşan; konuşmakla yetinmeyip çözüm üreten, vatandaşın karşısına yalnızca seçim dönemlerinde çıkan değil, her zaman vatandaşın yanında olan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Güçlü şehirler, güçlü Türkiye'nin temelidir. Güçlü İzmir ise Türkiye'nin geleceğine güç katacaktır” diye konuştu.
Bezircilioğlu’ndan Tugay mesajı: Gönlümüzden geçen Zafer’e gelmesi

Daha sonra İl Başkanı Bezircilioğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Konuşmasında yaptığı ‘Bağımsız İzmir’ vurgusunun ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bağımsız olduğunun hatırlatılması üzerine Bezircilioğlu, “İzmir ve bağımsız olmasıyla Büyükşehir Belediye Başkanımızın bağımsız olması tamamen tevafuk. İzmir, kurtuluş savaşını bitiren şehirdir. 2026 yılının eylül ayındayız, Belediye Başkanımız Cemil Tugay da bağımsızlığını ilan etti. Duruşu bizim tarafımızdan yakından izleniyor. Kendisini yakından izlediğimiz için bizler de sık sık partimize davet ediyoruz. İzmirlilerin gönlünden geçen bir şey var: Şehr-i eminimizin, belediye başkanımızın AK Parti’ye gitmesini ben de istemiyorum. Gönlümüzden geçen Zafer Partisi’ne gelmesi. Bu mesele sadece Cemil Başkan’ın parti değişmesi değil, İzmir ve AK Parti’nin aynı satırda geçmesi bizi üzüyor ve vicdanlarımızı yaralıyor” dedi.
“Bu açılış çok buruk hissettirdi”
İzmir Enternasyonal Fuarı ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Bezircilioğlu, “28 milletvekilimizin bir tanesi dahi açılışta yoktu. Bakanlarımız yoktu. Çok değil birkaç sene evvel Basmane Meydanı’nın kapatıldığı, 30 belediye başkanımızın katıldığını hatırlıyorum. O yüzden bana bu açılış çok buruk hissettirdi. Bu seneki kadar sönük bir açılış görmedik. 70’lerin, 80’lerin Türkiyesi değil, bunu kabul etmek lazım ama fuarın süresi ve etkinlikler de azalıyor. Belki çocukluğumuzdaki fuarı yakalayamayız o zaman telefon, internet yoktu ve insanlar sanatçıları görmek için fuara geliyordu. Ben çocukken Anadolu’da da pek çok yerde fuar vardı, o fuarlar da kalmadı. Bunu sadece İzmir için düşünmeyelim. Genel olarak dünya çapında daralma var ama İzmir Fuarı sembolümüzdür, ayakta durması gerekir” ifadelerini kullandı.
“Gelmeyenler İzmir’e sahip çıkmıyor demektir”

Konuşmasında merkezi hükümetin yanı sıra yerel yönetimlere yönelik eleştirilerinin hatırlatılarak “Başkan Tugay’ı davet etmenizdeki neden nedir?” sorusu üzerine de Bezircilioğlu, “Cemil Tugay 2024 yılından beri belediye başkanı, saydığımız konular en az 40 ila 50 senelik. Bugünkü belediyenin döneminde olan sorunlar değil. Bu sorunların tamamını bugünkü belediye başkanına yüklemek haksızlık olur. Fuar için de aynı şey geçerli. 28 vekili, bakanları göremedik derken belediyeyi değil gelmeyenleri eleştiriyorum. Gelmeyenler İzmir’e sahip çıkmıyor demektir” dedi.
“Bana manevi zararı olur”
“AK Parti’ye geçerse evet İzmir yatırım alabilir ama İzmir Atatürkçü ve Cumhuriyetçilerin kalesidir” mesajı da veren Bezircilioğlu, “O yüzden İzmir’in AK Parti’ye geçmesini istemem. Kente maddi yararın dışında bana manevi zararı olur” diye konuştu.





