Pehlevi ailesinin merakedilen isimlerinden biri de Rıza Pehlevi'nin eşi Yasemin Pehlevi (Yasmine Pahlavi). Tahran doğumlu bu kadın, sadece bir prenses unvanı taşımakla kalmıyor; aynı zamanda avukat, insan hakları savunucusu ve çocuk hakları aktivisti olarak tanınıyor. Peki ama Yasemin Pehlevi tam olarak kim ve neden bu kadar önemli?

Yasemin Pehlevi kimdir?

Yasemin Pehlevi, devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgündeki en büyük oğlu Rıza Pehlevi'nin eşidir. Asıl adı Yasmin Etemad-Amini olan Yasemin, 26 Temmuz 1968'de Tahran'da dünyaya geldi. İran-Amerikan avukat, insan hakları savunucusu ve çocuk hakları aktivisti olarak tanınmaktadır. George Washington Üniversitesi'nden siyaset bilimi ve hukuk doktorası derecesi almış, Maryland Barosu'na kayıtlı bir avukattır.

Tahran'dan California'ya: erken yaşam ve eğitim

Yasemin Pehlevi, 26 Temmuz 1968'de Tahran'daki Pars Hastanesi'nde dünyaya geldi. Babası Abdollah Etemad-Amini İranlı bir iş insanı ve İran Anayasacı Partisi'nin önde gelen üyelerindendi. Annesi ise Forough Eftekhari'dir. Yasemin, Tahran'daki özel Tehran Community School'da eğitimine başladı.

Ancak 1970'lerin sonlarında ülkedeki artan siyasi gerilim, ailesini İran'ı kalıcı olarak terk etmeye zorladı. 1979 İslam Devrimi'nin öncesinde yaşanan kaotik ortam, pek çok aile gibi Etemad-Amini ailesini de göç etmek zorunda bıraktı. Aile California'nın San Francisco bölgesine yerleşti ve Yasemin burada Notre Dame Lisesi'nden mezun oldu.

George Washington Üniversitesi'nden siyaset bilimi alanında lisans derecesi alan Yasemin, ardından aynı üniversitenin hukuk fakültesinden doktora derecesi aldı. Maryland Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak meslek hayatına atıldı.

Yasmina Pehlevi

Hukuk kariyeri ve çocuk hakları savunuculuğu

Yasemin Pehlevi, meslek hayatını dezavantajlı çocukların haklarını savunmaya adadı. Washington D.C.'deki Çocuk Hakları Merkezi'nde on yıl boyunca avukat olarak çalıştı ve risk altındaki gençlerin haklarını temsil etti. Bu süreçte yüzlerce çocuğun davalarını üstlenerek onların sesi oldu.

Kariyerinin önemli duraklarından biri de Dünya Bankası'nda iş hukuku departmanında görev yapmasıydı. Ayrıca Washington D.C. Yüksek Mahkemesi'nde stajyer hakimlik deneyimi kazandı. Tüm bu mesleki birikimler, onu hem hukuki hem insani konularda donanımlı bir figür haline getirdi.

İranlı çocuklar için kurulan vakıf

Yasemin Pehlevi'nin en önemli sivil toplum katkılarından biri, 1991 yılında Foundation for the Children of Iran (İran Çocukları Vakfı) adlı kuruluşu ortak kurucusu olarak hayata geçirmesidir. Bu vakfın amacı, ciddi sağlık sorunları yaşayan İranlı çocuklara veya İran kökenli çocuklara ırk, renk, inanç veya siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin sağlık hizmeti sunmaktır.

Vakıf, İran'da tedavi edilemeyen çocukları ABD'deki en iyi hastanelere getirerek ücretsiz tedavi imkanı sağladı. Yasemin bu görevi 23 yıl boyunca sürdürdü ve Şubat 2014'te vakıftaki liderlik rolünden ve tüm bağlantılarından istifa etti.

Rıza Pehlevi ile evlilik ve aile hayatı

Yasemin, İran'ın veliaht prensi Rıza Pehlevi ile 12 Haziran 1986'da Connecticut'taki Greenwich'te evlendi. Çift evliliklerinden önce iki yıl boyunca birliktelik yaşamıştı. Düğün sırasında Yasemin henüz 17 yaşındaydı ve eşi 25 yaşındaydı.

Çiftin üç kızı bulunuyor: Prenses Noor (3 Nisan 1992 doğumlu), Prenses Iman (12 Eylül 1993 doğumlu) ve Prenses Farah (17 Ocak 2004 doğumlu). İkinci kızları Iman, Amerikalı teknoloji girişimcisi ve yatırımcı Bradley Sherman ile 9 Haziran 2025'te Paris'te evlendi.

Yasemin Pehlevi Türk mü?

Bu soru sıkça gündeme geliyor ancak yanıtı nettir. Yasemin Etemad-Amini, Tahran'daki Pars Hastanesi'nde dünyaya gelmiş İranlı bir kadındır. Türk değildir ve Türkiye ile herhangi bir etnik ya da vatandaşlık bağı bulunmamaktadır. İran-Amerikan kimliğine sahip olan Yasemin, ailesiyle birlikte ABD'ye göç etmiş ve orada vatandaşlık kazanmıştır.

Yasemin Pehlevi

Siyasi duruş ve aktivizm

Yasemin Pehlevi, eşi Rıza Pehlevi'nin İran'da demokratik ve laik bir yönetim kurulması hedefine aktif destek vermektedir. İranlı sürgünlerle birlikte düzenlenen gösterilerde tanıdık bir yüz olarak karşımıza çıkar ve İran halkının özgürlük ile demokrasi taleplerini destekler.

Kadın hakları, insan hakları ve İran'ın geleceği konularında uluslararası platformlarda konuşmalar yapmaktadır. Kasım 2018'de meme kanseri teşhisi aldığını kamuoyuyla paylaşarak kadın sağlığı ve erken teşhisin önemini vurgulamak için kendi mücadelesini örnek gösterdi.

Yasemin Pehlevi, sürgündeki bir prensesin çok ötesinde bir portre çiziyor. Avukat kimliği, sivil toplum çalışmaları ve insan hakları savunuculuğu ile öne çıkan bu kadın, İran diasporasının en saygın figürlerinden biri haline gelmiştir. Tahran'dan California'ya uzanan hayat hikayesi, hem kişisel bir mücadeleyi hem de bir neslin göç öyküsünü yansıtmaktadır.

Kaynak: Haber merkezi