Son Mühür / Atakan Başpehlivan Başta İzmir ve Türkiye'de milli savunma teknolojileri ve güvenlik politikaları üzerine yaptığı değerlendirmelerle kamuoyunda tanınan Yankı Bağcıoğlu, Altay tankı üzerinden İzmir'in kurtuluş tarihi olan 9 Eylül'e atıfta bulunarak, önemli tespitlerde bulundu ve denetlenebilir bir proje yönetiminin şart olduğundan bahsetti.
Yankı Bağcıoğlu: Altay projesi teknik sorunlarla gölgeleniyor

İzmir'i düşman işgalinden kurtaran Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusu'nun anısına Türkiye'nin modern ana muharebe tankına 'Altay' isminin verildiğini belirten ancak bugün projenin teknik sorunlarla gölgelendiğini savunan emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, "Kahraman Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusu, Büyük Taarruz’un coşkusuyla İzmir’e ilk giren birlikler oldu.
Kaçan Yunan ordusunu kovalayan süvariler, Konak’ta Türk bayrağını dalgalandırarak özgürlüğü getirdi. Bu destansı zaferin anısına, Türkiye’nin modern ana muharebe tankına 'Altay' adı verildi. Fahrettin Altay ve silah arkadaşlarının kahramanlığı, bu tankla ölümsüzleşti. Ancak Altay projesi, yönetimsel ve teknik sorunlarla gölgeleniyor" dedi.
"Etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimi şart"
Son olarak, uzun süredir üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaların yoğunlaştığı milli tank projesi Altay'ın hala teslimatlarının yapılamamasının Türk savunma sanayisi açısından derslerle dolu olduğunun altını çizen Bağcıoğlu, konuyla ilgili yaptığı çalışmasında şu ifadelere yer verdi:
"2026 teslimatları ne 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ne de 9 Eylül İzmir’in Kırtuluşu‘nda yapılabildi. Planlama hataları, yüklenici firmanın yetersizliği, motor ve transmisyonda dışa bağımlılık, yerli güç paketi geliştirmedeki aksamalar. Altay’ın gecikmesi, savunma sanayimiz için derslerle dolu. Etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimi şart"





