Ege Denizi'nde 1 Eylül'de "vira bismillah" diyen balıkçılar, son 20 yılın en bereketli av sezonuna imza atıyor. Av yasağının kalkmasının üzerinden henüz 10 gün geçmesine rağmen limanlara yanaşan teknelerin ambarları ağzına kadar dolu. Tezgahlarda tam anlamıyla balık şenliği var. Ağlara en çok sardalya, hamsi, istavrit ve kolyoz takılıyor.

"2005’ten bu yana böyle bolluk görmedik"

Saha verileri sektörün yüzünü güldürüyor. İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan, tablonun ne kadar parlak olduğunu net bir tarih vererek özetliyor: "2005 yılından bugüne kadar böyle bereketli bir sezon yaşamadık."

Çakan’a göre bu yılki farkı yaratan en belirgin detay, tutulan balıkların yapısı. Karadeniz’de palamut patlaması yaşanırken Ege kıyılarında hamsi ve sardalya başı çekiyor. Üstelik balıklar geçen yıllara kıyasla çok daha iri ve etli.

Ağların dolu çıkması, yüksek akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle boğuşan balıkçının üzerindeki yükü hafifletti. Yüzler gülüyor. Kıyıdaki esnaftan tüccara kadar herkes gidişattan memnun. Denizdeki bu bereketin kısa sürede etiketlere yansıması ve halkın ucuz balığa erişmesi bekleniyor.

Erken biten sezon ve bereketli yağmurlar

Peki, denizdeki bu rekor artışın arkasında ne yatıyor? Bilim insanları ve sektör temsilcileri olayın iki ana sebebine dikkat çekiyor.

Göztepe’nin kaptanından şampiyonluk sözü!
Göztepe’nin kaptanından şampiyonluk sözü!
İçeriği Görüntüle

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu, geçen kış yaşanan sürpriz bir gelişmeyi hatırlatıyor. Balıkçılar yüksek maliyetler ve hava şartları nedeniyle geçtiğimiz sezonu ocak ayında, yani erken kapatmak zorunda kalmıştı. İşte bu zorunlu mola, denize nefes aldırdı. Tam da balıkların ilkbahardaki yumurtlama döneminde av baskısı minimuma indi. Yasadışı avcılığa karşı artan denetimler de eklenince popülasyon katlanarak büyüdü.

Doğal şartlar da ekosisteme can suyu taşıdı. Kış ve ilkbahar aylarındaki bol yağışlar, nehirler vasıtasıyla denize zengin besin taşıdı. Nehirler coştu, deniz beslendi. Yaz ortasında etkili olan sert rüzgarlar ise su sıcaklığını düşürerek sudaki oksijen oranını yükseltti. Tüm bu etkenler birleşince Ege, balıklar için devasa bir beslenme havuzuna dönüştü.

Kaynak: AA