Son Mühür- Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan, Türkiye’de giderek derinleşen çocuk işçiliği krizine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine dikkat çeken Hazırbulan, 1 Eylül 2025 – 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında 95 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini belirterek, artan can kayıplarının kabul edilemez bir boyuta ulaştığını vurguladı.

"Can kayıpları 72'den 95'e yükseldi"

Bir önceki yılın aynı döneminde 72 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Hazırbulan, tablonun her geçen gün ağırlaştığını ifade etti. Çocukların aile geçimine katkı sunmak amacıyla tehlikeli iş kollarına yönelmek zorunda kaldığını belirten İl Başkanı, sorunun yalnızca denetim eksikliğiyle açıklanamayacağını söyledi. Hazırbulan; yoksulluk, gelir adaletsizliği, hayat pahalılığı, okul terkleri ve kayıt dışı istihdamın bu acı tabloyu besleyen temel etkenler olduğunu dile getirdi.

"Ekonomi insan içindir; Kalkınma rakamlarla ölçülemez"

"Önce Ahlak ve Maneviyat" prensibi gereği insanın ekonomik çıkarların önünde tutulması gerektiğini vurgulayan Hazırbulan, kalkınmanın sadece büyüme verileriyle değerlendirilemeyeceğini belirtti. Gerçek gelişmişlik ölçütünün çocukların güvenli ve umutlu bir geleceğe sahip olmasıyla imkan dahilinde olduğunu ifade eden Hazırbulan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim anlayışımızda çocuk emanettir. Sosyal devletin görevi, yoksul ailelerin çocuklarını çalışmaya göndermek zorunda kalmasını izlemek değil; o aileyi ekonomik olarak ayağa kaldırmaktır."

İtalya’da yaşayan Gülçin Hayriye Tanıl'dan suç duyurusu: Urla'daki arazime çöktüler!
İtalya’da yaşayan Gülçin Hayriye Tanıl'dan suç duyurusu: Urla'daki arazime çöktüler!
İçeriği Görüntüle

Ciddi denetim ve güçlü Sosyal destek vurgusu

Meseleye köklü çözümler getirilmesi gerektiğini belirten Hazırbulan; ailelerin ekonomik yönden desteklenmesi, çocuk yoksulluğuyla mücadele edilmesi, eğitimden kopuşların önlenmesi ve kayıt dışı çocuk işçiliğine karşı yaptırımların sıkılaştırılması gerektiğini altını çizdi. Mesleki eğitim süreçlerinde de çocuğun üstün yararının ve can güvenliğinin esas alınması gerektiğini hatırlattı.

Çocukların yeri fabrikalar ve şantiyeler değil; okullar, kütüphaneler ve parklar olması gerektiğini söyleyen Hazırbulan, hiçbir ekonomik gerekçenin bir çocuğun hayatından, sağlığından ve eğitiminden daha kıymetli olamayacağını belirterek açıklamasını sonlandırdı.

Kaynak: HABER MERKEZİ